bugün

şu hayatta her insanın bir kere de olsa, delicesine yapmak istediği şeydir, bir sabah, ya da bir gece, orası fark etmez ama tam tabiri ile 'basıp gitmek'tir, nereye olduğunun, nasıl olduğunun ve neden olduğunun bir önemi yoktur, kim bilir ne de güzel olurdu, sadece bir sırt çantası ve rast gele alınmış bir tren biletiyle bilinmeze yolculuk, gelecekteki her şey meçhul, geçmişteki her şey ise mazi...

bir sabah, her sabah gibi bir sabah
sıçrar gibi bir kabustan
doğruluvermek yatağından
ve yüzünü bile yıkamadan
tek söz etmeden kimseye
bir simit alıp istasyondaki çocuktan
uyanan şehrin telaşını arkanda bırakıp
yeni günün bilinmezliğine karışıp
basıp gitmek
bir sabah...
bir sabah uyanıp yeniden ve sıfırdan başlamak istemek herşeye...hiçbirşey almadan yanına çekip gitmek uzaklara,çok uzaklara... sessiz kalmak yok olmak yitip gitmek ardına hiç bakmamak mesela...yani bir sabah uyanıp yeniden ve sıfırdan başlayabilmek herşeye...
(bkz: her seyi birakip cekip gitmek/#4495419)
insan bazen sabahı beklemeyecek kadar bunalırsa gece gerceklestirilebilecek olan eylem. *
bir sabah insanın kendine sorumluluklardan, dertlerden kaçarak yeni bir sayfa açmaya çalışmasıdır.
arkada anne, baba belki de eş ya da çocuklar bırakılacaktır.
kısa bir süreliğine gitmek iyidir. değişiklik iyidir ancak dönüldüğü zaman herşey daha kötü olacaksa yapılmamalıdır. zira herşey birikmiş ve büyümüş olacaktır.

Geri dönme ihtimali düşünülmelidir. gidildiğinde daha bebek olan çocuğun büyümüş bir şekilde " bunca zaman yanımızda değildin, şimdi mi aklına geldik " demesine hazırlıklı olmak gerekir giderken.
insanın üstüne üstüne gelen, renklerini, heyecanını öldüren, kalbi taşlaştıran şehirden, bir sabah, daha gün ağırmadan, bir iki parça bavul ve biriktirilmiş parayla, kimseye gideceğini bildirmeden çekip gitmek.
anıları silikleşmiş, duyguları körlemiş bir yaşantıya yeni anılar kazandırmak, duygularını tazelemek için gerçekleştirilendir. unutulmuşluğun gölgesinde yaşamaktansa, yeni ve pırıl pırıl bir kumsalda yüzü okşayan rüzgara uyanmaktır.
neye bastığın önem kazanır bu noktada.
yıllardır insanlara iyi niyetle, hoşgörüyle yaklaşıp insanların tepesine çıktığını fark etmiş kişinin sim kartını kırıp, telefonunu parçalayıp, estetik ameliyatla yüz ve vücudunu değiştirtip, bir sırt çantası ve boşalttığı banka hesabıyla gerçekleştirdiği aktivite.
bir zaman sonra insan artık dayanamıyor, yoruluyor, sıkılıyor ve kalmak için sebep bulamıyor. sonunda da yola düşüyor. arkasına bile bakmadan, öfkeyle, hüzünle...
(#12272342)' nin devamı mı bu acaba ? zaman zaman insanı isyan ettiren, donuk, sevimsiz bir şehirden ötürü mü ? insanı yalnız bırakan kırıcı arkadaşlardan dolayı mı ? sebebi ne olursa olsun, bu fikir ilk aklına geldiği zamandan itibaren daha az insan tanımak ve daha çok gitmek, uzaklaşmak isteyebiliyorsun.
kısaca kuyruğu dik tutmaktır. ertesi gün paşa paşa eve geri dönülür.
Göt ister.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.