1. 1.
    can yayınları ve bordo~siyah yayınları tarafından türkçeye çevrilmiş victor hugo romanıdır.
    "bir toplum yaşatıcı olduğu kadar öldürücü de olabilir."
    (bkz: le dernier jour d un condamne)
    3 ... yasakani
  2. 2.
    idam cezasını hiç bir insanın haketmediğini, suç işleyen insana pişman olması için zaman verilmediğini, devlet eliyle cinayet işlendiğini anlatmaya çalıştığı kitaplardan biri. diğerleri için;
    (bkz: Claude Geaux)
    (bkz: tapner davası)
    2 -2 ... 1001
  3. 3.
    hallowed be thy name isimli iron maiden sarkisi etkili bir sekilde bu durumu anlatmaktadir.
    1 -1 ... markasiz
  4. 4.
    yusuf aslan bu son günde bütün gün hücresinde uzun ince bir yoldayım'ı söylemiştir.
    1 ... tavukbalikkellebunlaryenirelle
  5. 5.
    victor hugo'nun -diğer romanlarına göre- kısa denebilecek romanıdır; ancak son derece etkilidir.
    1 ... yasakani
  6. 6.
    120 sayfa civarında kısa ama öz, tam anlamıyla bir başyapıttır. bir yerden sonra okur, o hücredeki mahkuma dönüşür. siz de onun yaşadığı tüm sıkıntıları yaşarsınız. aynen boğazda düğümlenen lokma gibi, okurken acıtır, kalbinizi sıkar, ruhunuzu bunaltır.
    4 ... leblebi tozunun hastasiydim
  7. 7.
    erdal eren gibi daha çocuk olanların bilmediği ölümün keskin nefesini acımasızca tattıran son gündür.
    ... sex files
  8. 8.
    nevzat çelik'in şafak türküsüşiiri, bir idam mahkumunun son gününü- günlerini nasıl geçirdiğiyle ilgili dehşete düşüren bir betimleme yapmıştır. bu şiiri ahmet kayâ'dan dinlemek ise insanı idamlık mahkum psikolojisine sokar. dinlerken yanınızda asla delici- kesici madde bulundurmayın.
    ... cinayetsaati
  9. 9.
    victor hugo nun müthiş eseridir. bu eseri 26 yaşında yazdığına inanamıyorum doğrusu. eser adından da anlaşılacağı gibi, bir idam mahkumunun son gününü anlatmakta ve idamın saçmalığına işaret etmektedir. kitaptan kısa bir alıntı yapmak istiyorum. bu kısım beni çok etkiledi. idam mahkumunun son kez görmesi için küçük kızı marie getirilir:

    ''- marie dedim. küçük maire'm.

    hıçkırıklarla şişmiş göğsüme bastırdım onu sıkıca. küçük bir çığlık attı:

    - ah! canımı yakıyorsunuz bayım. dedi bana.

    bayım! zavallı çocuk, beni görmeyeli neredeyse bir yıl olmuştu. unutmuştu beni, yüzümü, konuşmamı, ses tonumu; hem sonra kim tanıyabilirdi beni bu sakalımla, bu giysiler ve bu solgunluk içinde? bu bellekten çoktan silinmiştim, var olmayı istediğim biricik bellekten! tanrım! artık baba değilim! bu sözcüğü, çocukların kullandığı bu söcüğü insan dilinin en güzel sözcüğü olan baba söcüğünü duymamaya mahkum olmuşum.

    ve yine de, bu sözcüğü bu ağızdan duymak, bir kez daha, yalnızca bir kerecik olsun duyabilmek; işte benden alınan kırk yıllık yaşam karşılığı olarak isteyeceğim tek şey. ''
    8 ... yuzyillardir akan cesme
  10. 10.
    okurken insani; "neden idam ve kürek mahkumu cezalari var, insanlar isledigi suctan pisman olup düzgün bir hayat süremezler mi?" diye düsündüren, düsündürürken de ölümü hatirlatan, ölüme giderken caresiz kalan insan dramini mükemmel dille anlatan harika bir viktor hügo romanidir.
    2 ... dreamblue