1. 1.
    takdir edilesi bir eylemdir. herkesin yapamayacagı cesaret, vatan sevgisi ve allah inancı gerektiren bir durumdur aynı zamanda.
    ancak bilinmesi gereken bir şey var ki bu sözün alındıgı mehmet akif ersoy'un şiiri çanakkale şehitleri için yazılmıştır. bu şiirde bahsedilen hilal sadece dini bir simge degildir. türk bayragını temsil eder. ugrunda can verilen hilal türk bayragındaki hilaldir. ki bu hilal için sonuna kadar can vermeye deger. bugün rahat rahat yaşadıgımuz bu ülkenin sınırları bir hilal ugruna can verenler sayesinde çizilmiştir. takdir etmiyorsan da saygı duy!

    http://www.siirparki.com/akif3.html
    3 -2 ... imla
  2. 2.
    (bkz: hilal cebeci uğruna ölmek)
    4 -3 ... ji min re ave binin
  3. 3.
    (bkz: Bir Hilâl ugruna ya rab ne günesler batiyor)
    ... komsu kizi duriye
  4. 4.
    --spoiler--

    BAYRAĞIMIZIN DERiN MANASI

    Türk Bayrağı rengini şehitlerin kanından, ilhamını da kan gölüne yansıyan ay ve yıldızdan aldığını biliyoruz.

    Fakat bayrak hakkındaki bu bilgi, bayrağın taşıdığı kutsal anlamı, o anlamdaki sembolizmi, ondaki derinliği ve yüceliği anlatmaya yetmez.

    Bilindiği gibi, genellikle Hıristiyan milletler bayraklarına Haç şeklinde semboller yer almaktadır. Müslüman milletlerde ise Hilal görünmektedir.

    Haç'ın anlamı Hazreti isa (a.s.)'nın çarmıha gerilerek haç şeklinde şehit edildiğine inandıkları için Hıristiyanlar onu sembol olarak alırlar.

    Peki ya Hilal? Müslümanlarca sembol olarak kabul edildiğini biliyoruz. Ancak bunun sembolik değeri nereden gelmektedir?

    Dolunay (Bedir) ayın ondördüncü gecesindeki haliyle daha parlak olmasına rağmen niçin ayın en az ışık verdiği yay şeklindeki zayıf şekil sembol almıştır? işte burada Hilal'in gücü burada çıkmaktadır. Çünkü Hilal, Haç gibi doğrudan şekil olarak alınsaydı Dolunay kullanmak daha uygun olurdu. Hâlbuki "Hilal" şekli dolayısıyla değil, ismi dolayısıyla sembol olmuştur.

    Bu anlamı da "ALLAH" isminden almıştır. Bilindiği gibi Arapça aslında Hilal kelimesinde; 1 "He", 1 "Lam", 1 "Elif", ve yine 1 "Lam" harfleri bulunmaktadır. Yani 1 "He", 1 "Elif" ve 2 tane "Lam" bulunmaktadır. Bu harflerin ebced hesabıyla rakam değeri de:

    "He"
    "Lam"
    "Elif"
    "Lam"
    Toplam Olarak =99

    ALLAH kelimesi de yine bir "Elif", iki "Lam" ve bir "He" ile yazılmaktadır. Bu harflerin de değeri yine ebced hesabıyla toplandığında yine 99 rakamını verir. Her iki kelimede harfler değişmediği için rakam değerleri de değişmiyor. Yani Hilal yazarken ALLAH isminin harflerini kullanıyoruz. 99'da Esmaul Hüsna'yı temsil eder. Öyleyse bu iki kelimeyi bilhassa sembolik olarak birbirinin yerine kullanmak mümkündür. O halde Bayrak üzerine ALLAH ( c.c.) yazacak yerde, aynı ismin eş değerlisi olan Hilal'i koymak hem anlamlı, hem inançlarımıza daha uygundur. Mademki sembolik anlam taşıyacaktır o halde Hilal yazmaktansa Hilalin şeklini yapmak arasında hiç fark yoktur. Aksine sembol olarak Hilal şekli daha uygun, daha anlamlıdır.

    ALLAH(c.c.)'ın birliği (Tevhid) inancı ve bu inancın La ilahe illallah (ALLAH c.c.) tan başka Tanrı yoktur) formülüyle ifade edilen manası böylece Hilal şeklinin içinde sembol olarak ifadesini bulmuştur.

    Bilindiği gibi bazı islam ülkeleri bayrağında, özellikle Suudi Arabistan doğrudan doğruya Kelime-i Tevhid'i yazarak sembole gidilmeden bayrağına koymuştur. Ancak birtakım manaların sembol ile ifadesi, sözle ifadesinden daha derin ve anlamlıdır. Hilal'in kucağındaki Yıldız, Hilalde olduğunun aksine doğrudan doğruya şeklinden alınmıştır. Ancak bu şekil yine Arapça "Muhammed" yazısının şeklidir. Peygamberimiz Hz. Muhammed ( s.a.v.) Efendimizin ismi yazıldığı zaman birinci "mim" in başı, "ha" harfinin dirseği, ikinci "mim" in kıvrımı ve "dal" harfinin alt ve üst kanadı beş tane çıkıntı meydana getirir ve tam bir yıldız şeklini alır. Zaten islam' ın şartları da beş tanedir. Hilal ALLAH (c.c.) inancını, yıldız Peygamber'e bağlılığı dile getirir.

    ALLAH (c.c.) inancı, amentü ile bildirilen iman şartlarının temeli olduğu için iman esaslarının hepsi bu sembolle ifadesini bulmuş olur. O zaman Hilal iman şartlarını, yıldız da islam' ın şartlarını remz (sembol) olarak dile getirir ki, bayraktaki bu iki sembolle, ay ile yıldızla islam dini bütün yönleriyle ifade edilmiş olur.

    Claude Farrere dilimize "Türklerin Manevi Gücü" adıyla çevrilen eserinde ( s.36) Hilal şekli üzerinde durarak bu şeklin Türklerin hayatında nasıl bir önem taşıdığını anlatmaya çalışır: "En mükemmel gemiler, yarım ay şeklinde amiral gemisinin etrafına sıralanmıştı. Evet, yarım ay şeklinde... Ve hilal şekli gerçekten Müslüman, gerçekten Türk olan herkesi heyecandan titretmeye yeter!..." diyerek Türk toplumunun hayatında örf ve geleneklerin ne kadar köklü bir yeri olduğunu anlatır. istiklâl marşımızda, "Çatma kurban olayım çehreni ey nazlı hilal." "Kahraman ırkıma bir gül ne bu şiddet bu celâl?" mısralarında bayrağın ve hilalin şahsına dile gelen hitap, aslında doğrudan doğruya ALLAH ( c.c.)'a niyazdır. ALLAH (c.c.)'dan, artık bu millete rahmet ve merhametiyle nazar etmesi istenmektedir. Zaten "Ruhumun senden ilâhî şudur ancak emeli;" mısrasında bu dilek daha açık bir dille ortaya konmaktadır.

    Hilal sadece bayrağımızda değil, kandil geceleri yapılıp dağıtılan ayçöreğinde de görülür. Camide ve kışladaki ders nizamı da, Mehter Takımının nöbet vurma sırasında aldığı şekil de hep Hilal şeklidir.

    --spoiler--

    "hilal diyip geçmemek lazım azizim. biz bu hilal uğruna batmaya her daim hazırız." denilesi mevzudur.
    1 ... yazarsa gol olur