1. 1.
    cahit zarifoğlu üstadın denemelerini neşrettiği şahane kitabı. içimize ta içimize bakan destanlarla örülü.
    2 ... akustikcinayet
  2. 2.
    ismi neticede okuruna şöyle dedirtir: öğüten, öğüten, öğüten.

    ve hep şunu hatırlatır: değirmense bu dünya, o zaman her birimiz
    o çok meşhur hikayede olduğu gibi ya nefes ya buğday almak için burdayız.

    himmet verecek bir şems aramaktayız.
    ya da keşke bunu sana hiç kimse anlatmamış olsaydı.

    "Keşke gafletin bu kadar masum olsaydı.
    Durumun bundan ibaret olsaydı,
    devlet idaresinden kentlerin tanzim planına kadar teşkilatlanmış olan batılın çarkları arasında
    bir kum tanesi kadar bile hükmün olmadığını bilmemiş olsaydın,
    siyasi bakımdan süratle bilinçlenmek zorunda olduğunu henüz idrak etmemiş olsaydın
    ve bunu sana hiç kimse anlatmamış olsaydı,
    keşke Filipinlerde, Eritrede, Filistinde, Ugandada,
    Suriye ve Afganistanda Allah'ın nizamını ayakta tutmak için
    kanlarını akıtan Müslümanların varlığı ve onların senin omzuna yüklediği sorumluluğu
    hiç duymamış olsaydın ve bunları sana hiç kimse duyurmamış olsaydın.
    O zaman, kimbilir belki o zaman,
    belki o şekilde düşünmekte belki mazur olurdun ve umulur ki kurtulurdun"

    bunu sana hiç kimse anlatmamış olsaydı...
    3 ... oyuncakdunya
  3. 3.
    şeytan bir duygu önümüze paralı askerlerini, kiralık katillerini, gerillalarını indirmektedir. arkamızı verdiğimiz kaya duvar siyaset laboratuarlarında üretilen mikroplar tarafından için için kemirilmiştir. gerileyip arkamızı sağlama aldık diye güvenip yaslandığımız anda belki de başımıza yıkılacaktır. o zaman katillerimiz mızraklarını kalbimize saplamadan önce kahkalarla gülecekler. ve beyaz saray'ın ve kremlin'in bahçesindeki zafer kütüğüne bir çivi daha çakılacak.
    2 ... akustikcinayet