1. 1.
    Çok ilginç bir şekilde son 1 ayda rastlantı eseri farkına vardığım dışavurum sistemidir. Şöyle ki, siz olayları nasıl algılarsanız algılayın bilinçaltınız sizi etkileyen olay, olgu ve kişilerdeki o enerjiyi en çiğ ve saf haliyle alıp işliyor ve size gerçek olan etkisini yine "yan etmenler" aracılığı ile dışa vuruyor. Başka bir deyişle, "yaptığınıza şaşırdığınız" eğilimler ve işler aslında bilinçaltınızın sizi yönlendirmesi şeklinde.

    Ben bunun bendeki etkisini şu şekilde farkettim. Bir ilişkim var, yeri geliyor asfalt gibi düzgün yeri geliyor zelzele varmış gibi sallantılı ilerliyor. Bazen ilerlemiyor. Esas olay, mesela içinde iken vahametini veya ciddiyetini kavrayamadığınız durumların bilinçaltı tarafından hemen yorumlanıp dışavurum olarak size bildirilmesi. Bu bende müzik şeklinde oluyor. Ben şahsen şarkı sözlerine itimat etmem ve sadece müzik kısmı için dinlerim. Ama bu durumda bile sözlerine dikkat etmeksizin dinlediğim parçaların aslında bilinçaltımın o anki ruh halime göre yönlendirmeleri olabileceği sonucuna vardım. Mesela sevdicekle ilk kez sarılıp uyuduk, ertesi gun kendimi "miracle(mucize)" diye bir parça dinlerken buldum. ilişki iyi giderken "Embrace(Kucaklama)" diye bir parça dinlediğimi farkettim, ilişki çalkantıya girdiğinde kendimi chris isaac'ın "wicked game"ini(Kötü oyun) dinliyor olduğumu gördüm. ilişki boka sardığında istemsiz olarak aniden "get out"(Hayatımdan çık) diye bir parça dinliyordum. Ha hayatımdan çıkmasını elbet istemiyorum hatta dut gibi aşığım da, bilinçaltının verdiği mesaj sanırım "sırası geldi aga, olmıcak senin bu iş" gibi görünüyor...

    Bu da böyle bir gözlem işte...
    2 ... haleos