1. 1.
    pi'nin akılda kalıcı olması için çevrenin çapa oranı olarak öğrenilmesi daha pratik.

    bu oran,

    düzgün dörtgen için 2 virgül 82'ye, düzgün 6-yüzlü için 3'e; düzgün 12-yüzlü için 3 virgül 1058'e; düzgün 32-yüzlü için 3 virgül 1365'e; düzgün 48-yüzlü için 3 virgül 1393'e;düzgün 57-yüzlü için tam olarak 3 virgül 14'e; düzgün 64-yüzlü için 3 virgül 1403'e; düzgün 96 yüzlü için 3 virgül 1410'a ve düzgün 237-yüzlü için tam olarak 3 virgül 1415'e eşit.

    not: "tam " niteliğiyle tam bölünmeyi değil, yaklaşılan basamağın doğruluğunu kast ediyorum, mesela 57 yüzlü düzgün çokgen için, sonraki basamakları paylaşmadım, çünkü 3,13 değeri 57-yüzlüden sonra 3,14'e geçiyor.

    o halde şöyle bir çıkarım yapabiliriz, ancak ve ancak sonsuz-gen ya da sonsuz-yüzlü, daireye karşılık gelir ve tam değere varacaktır. limit kavramının temelini sezebiliyor musunuz? ölçülemeyeceğini bildiğimiz bir niceliğe kabaca yaklaşıyoruz, sınırına varıyoruz.

    onun eşit olacağı değeri tahayyül edemeyeceğimiz ve yazamayacağımız için de pi diye eski bir harfi atamışız. kenar sayısı sonsuza yaklaşırken, sonsuz-gen daireden ayırt edilemiyor. bu da demektir ki uğraştığımız kavram algoritma ve fizik ötesi bir şey.

    yerçekimi, elektromanyetizma vb. güçlerin hakim olduğu evrende, ya da tek boynuzlu atların, cinlerin, goblinlerin, büyücülerin bulunduğu başka bir dünyada bizi pi'ye ulaştıracak herhangi bir algoritma mevcut değil.

    zihnimiz de düşünme potansiyeliyle algoritmalarla çalışıyor. algoritma dışılık, bir yerde zihin dışı olanı da kapsadığı için sonsuzluğun iradenin, aklın, mantığın, bilincin ötesinde olduğunu, tanrının şefkatli ya da kızgın bir yargıç, tasarımcı ve yaratıcı bir zihin değil, sonsuzluğun ta kendisi olduğunu, bundan daha makul bir tercih olamayacağını görebiliriz.

    tanrı da, pi gibi bilinç ve zihin ötesidir. karar vermez, düşünmez, hayal etmez. merhametli ya da kindar, bir işi yapmaya istekli ya da tembel olmak gibi her türden geçici nitelikten münezzehtir.

    fakat bu onun taşa, toprağa, ne bileyim güneş'e ya da ay'a benzediği sonucunu çıkarmıyor.

    çünkü o en az matematiksel sonsuzluk kadar zamansız ve mekansız, bir o kadar da dile özgü, soyut ve gerçek ötesidir. bilinç, irade, zihin gibi mefhumlar ise soluduğumuz hava, gözümüzü kamaştıran ışık kadar gerçek; sonlu, sınırlı ve kusurlu.
    ... epsilon pi