bugün

yobaz dinciler: islamın; kolaylaştırınız zorlaştırmayınız hadisini anlamayıp zorlaştıran, bir başkasının müslümanlığını eleştirme hakkını kendinde gören, ki kanaatimce büyük günahtır, illede kapanacaksın deyip, kapanmayanlara günahkar, ateist gözüyle bakan, tek dindar, tek cennetlik insanların kendilerinin olduğunu sanan gerici yobazların yüzünden islam dini; beyinsiz kemalistler tarafından bertaraf edilmeye çalışılmaktadır.

beyinsiz kemalistler: atatürk ilke ve inkilaplarını kavrayamamış, laik devlet anlayışını sürekli; çağdaşlıkla, çağdaşlığı da avrupa özentiliği, avrupa kültür takipçiliği, ileri ülkelerin yaptığı buluşları kullanmak, kullanmayanların da cahil geri kalmış toplum saymak, araştırmadan, islamı yobaz dinciler yüzünden kötülemek, islam dinine tüm inanları yobaz sanmak, kuranı okumadan yobaz dinciler tarafından ortaya atılmış "saçının bir teli için 40 yıl cehennemde yanmak" gibi kulaktan duyma şeylere inanmak, ki bu yobaz dincilerin ortaya attığı cahillikten daha cahilce bir durumdur, üniversiteye başörtüsüyle girmenin laik devlet anlayışına ters olduğunu sanan, yararcı değil zararcı, yapıcı değil yıkıcı, üretici değil hazırcı zihniyettir.

oysaki; gerçek müslüman ibadetini yapar ve bir başkasının ibadetine karışmaz çünkü bilir ki ibadet allah ile kul arasındadır, bir başkasının dedikodusunu yapmaz, tarikatlar gibi bölücülük yapıp ötekileştirmez birleştiricidir. kul hakkı yemez, örneğin oruç tuttuğu için işinde ayrıcalık tanınmasını istemez, işinde namaz kılıyorsa bu namaz vakitlerini, çay ve yemek saatlerini kısa tutarak telafi etmeye çalışır. islamı; kulaktan duyma şeylere inanıp, batıl inançlarla karıştırıp öcü gibi göstermez, kuran-ı kerimin türkçesini de okuyup anlamaya çalışmalıdır, allahın çarptığı, allahın taş yaptığı gibi söylemlerle çocuğunu korkutmaz, islam da aklını ve vicdanını da kullanması gerektiğini bilir. velhasıl kuran-ı kerimi okuyup anlaması yeterlidir.

gerçek kemalist ise; laikliğin, din ve devlet işlerinin ayrılması, devlet düzeninin, eğitim kurumlarının ve hukuk kurallarının dine değil akla ve bilime dayandırılması gerektiğini bilir. laik insan modeli diye bir şey olmayıp laik devlet modeli oldğunu bilir, başörtüsü takmayı laiklik karşıtı olarak değerlendirmez, laiklik ilkesinin, din seçimini özgür bıraktığını bilir ve seçilen tercihlerin hepsine saygı gösterir. çağdaşlık ilkesinin; kültürel,siyasal,hukuksal ve bilimsel anlamlar barındırdığını bilir ve bu alanlarda değişen toplum ve dünya yapısını göze alarak yenilikler yapma yoluna girişir, bilime önem verir, bilim gelişmiş ülkelerin pazarı olmaktan çıkmaya çalışır, baş örtüsünü siyasal bir düşünceye endekslemez, eğerki endekslerse de başörtüsüyle siyaset yapılma hakkını doğurduğunu da bilmesi gerekir. çağdaşlığı, başörtüsü ve din gibi alakasız konularla farklılaştırıp, gerçek anlamından uzaklaştırmaz, ve son olarak bir kemalist hümanisttir.

not: beyinsiz kemalistlere ve yobaz dincilere selam olsun.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.