1. 33325.
    yazık oldu.
    2 ...
    #37811592 :)
  2. 33326.
    Sallanan bir diş gibiyim sana karşı, ya kopana kadar sallayacaksın beni ya da kapıya ip bağlayıp kesiceksin nefesimi.
    Görüyorum ki her türlü kopmam gerek senden, istemeyerek; kanaya kanaya..
    3 ...
    #37812669 :)
  3. 33327.
    olum arada dışarı çık ya. Hep ders ders. Çık iki kelime edelim ne var? cık cık cık..

    Şaka maka sevmiyorsan üzüleceğim bir miktar.
    -1 ...
    #37812766 :)
  4. 33329.
    dur sana anlatayım yokluğunda neler yaptım

    ruhsuz şarkılar yazdım. seni düşünmeden

    bir an'ım geçmedi, duygularımı çok abarttım

    elimde değildi hep sana, sana aktım

    yüreğimin ortasından yaktım

    ne gecelerden döndüm. ne üşüdüm dondum ama

    istediğimi senden aldım

    sana en güzel cevabı, bu şarkıyla yazdım

    sana en güzel şarkıyı yazdım

    yürüdüğün yollar biter mi sandın

    bu kadın hala seni sever mi sandın

    aşksızdım her gece, ne kandiller yaktım

    üç kuruşluk aşkını beş kuruşa sattım

    http://www.zapkolik.com/v...zel-sarkiyi-yazdim-840734
    ...
    #37813058 :)
  5. 33331.
    Gözlerinin rengine yandığım sevgili,
    Yetmez mi sana hasretim?
    Bitmez mi?
    Ben ikimize bir şans vermiştim.
    Gel birleştir yüreğini koy yüreğime yeniden

    Gözlerimizde gökkuşağı,
    yüreğimizde mutluluk nerede?
    uzaktaki mutluluklar yakın olsun.
    nerede gökyüzüm
    nerede gözlerinin rengi, kör gibi gözlerim
    hergün titreyen dudaklarımdan dökülen tek söz

    Artık getir yüreğini ait olduğu yere koy yeniden
    inat etme sevdiğim
    2 ...
    #37813352 :)
  6. 33332.
    aklıma takıldın kaldın ben de en sevdiğin şarkıyı açtım dinliyorum.
    neden senin aklına bile gelmiyorum?
    4 ...
    #37813824 :)
  7. 33333.
    Kuzgunların çığlıkları yankılanıyordu yaslı şehirde. Gri bulutlara, siyah gökyüzüne baş kaldırıyorlardı. içinde kayboldukları gökyüzünde asılı kalmak için çırpıyorlardı kanatlarını....

    Donuklardı aslında, içi korkuyla dolu korkuluklar kadar. Çizdikleri dairenin dışına çıkacak veya sırayı bozacak cesaretleri yoktu. Kırmızıydı üzerinde kanat çırptıkları toprağın rengi, ama uzaklardı kırmızıya siyaha yakın oldukları kadar.

    Karanlık, sarmal bir yol vardı aşağıda içeriye doğru gitgide kıvrılan, gitgide kaybolan. Kuzgunların gölgelerine basmadan yolun başına kadar geldi aberystwyth. Kafasını kaldırdı, gri bulutlara salladı elini. Bulutlar kayboldu siyahın içinde, aynı kuzgunlar gibi.

    Yeniden yamuk çizgilerle çizilmiş, renkleri dağılmış sarmal yola baktı. Adımını attı ürkekçe, kızgın, kırmızı toprağa...

    Arkasında hiçbir şey bırakmadı yolunu kaybetmek için,

    Hiçbir şey yoktu belirsiz aklında,

    Hareketsizdi en az kuzgunlar kadar, en az “yaşadıkları” kadar çaresizdi.

    Ne zaman yola çıkmaya, veya neden renkleri dağıtmaya karar verdiğini bilmiyordu. Kendisi karar vermemişti belki de buna. Yolun başına tek başına bırakan kimdi onu o zaman, veya kimdi yolun renklerini belirleyen.

    Kontrol edemiyordu hiçbir şeyi!

    Her şey düşüyordu ellerinden düşünceleri gibi, herkes saklambaç oynuyordu onunla. Ve kimse yer değiştirmiyordu. Herkes saklanmıştı gözlerini yumup saymaya başladığında. Belki de saymayı bitirdiğinde oyun bitmişti çoktan...

    Ama aramaya devam etti aberystwyth, yine nedenini bilmeden. Arkasında bıraktığı izleri takip etti ilerlemek için, kuzgunları peşine takarak.

    Devasa bir kuyu vardı ileride, yanında da bir çocuk. Çocuk kafasını sarkıtıyordu kuyudan içeriye doğru, parmak uçlarında yükselerek, hiç hareket etmeden. Dakikalarca izledi aberystwyth, çocuğun ne yaptığını anlamaya çalıştı belirsiz aklıyla.

    Ufak adımlarıyla yanına yaklaştı ardından. aberystwyth e tepki vermedi çocuk. Kar gibi soğuktu yüzü. Bir de ipler vardı ellerinde. aberystwyth de kafasını sarkıttı kuyudan içeriye. Gökyüzü gibi soluktu kuyu, gökyüzü gibi saklıyordu günahlarını, ihanetlerini.

    Çocuk ağır ağır sallıyordu ellerinde sıkıca tuttuğu ipleri...

    Çocuğa ne yaptığını sordu aberystwyth, cevap alamadı.

    Onunla birlikte izledi sonsuzluğu.

    Ağır, donuk bir şekilde oynatıyordu ellerini beyaz suratlı çocuk. Hiçbir şey sormadı aberystwyth, hiç cevap almadı.

    Kafasını kaldırdı. Bir yokuş vardı kuyunun yanından aşağıya doğru kaybolan. Oradan gitmek istedi, nedensizce. Düşünceleri kaydı ellerinin arasından yeniden, hızlıca ileriye sarıldı çevresindeki her şey. Yolun başından beri rayı yoktu gri dumanlı siyah treninin, ve düşmemek için tutunmamıştı bir yere.

    Bir çocuk belirdi yolun ilerisinde. Hareketsizce duruyordu yolun ortasında. Yanına yaklaştı aberystwyth. Çocuğun gözlerinin içinde kendisini gördü, soluktu, aynı onun gibi. Konuşmaya çalıştı onunla. Nereden geldiğini sordu. Cevap vermek istedi donuk çocuk, yapamadı. Neden burada olduğunu sordu. Cevap alamadı yine. Ağır ağır hareket ediyordu o da, ne yaptığını, nereye gittiğini bilmeksizin.

    Elini uzattı aberystwyth e, aberystwyth de ona...

    Vazgeçti soru sormaktan, cevaplardan. Yola devam etti donuk çocukla. Hiç konuşmadan konuştular dakikalarca, çocukluklarıyla.

    Yolun başında ne olduğunu unutmuştu aberystwyth. Buraya nasıl geldiğini, neden burada olduğunu, veya aslında "olmadığını"…

    istediği gibi değildi ellerinin arasındaki siyahın rengi. Hiçbir şey yoktu aslında kontrol ettiği. Ne hayatı, ne de başka bir şeyi…

    Bir süre daha ilerledi aberystwyth toprak yolda, ardında donuk çocukla. Aniden durdular.

    Yürümeye çalıştı aberystwyth, yapamadı.

    Elini kaldırmaya çalıştı, izin vermediler.

    Ve donuk çocuk yukarıya doğru çekildi. Ardından da aberystwyth

    Ellerindeki ipleri kendisine doğru çekmeye başladı beyaz suratlı, soğuk çocuk. Kuklaları çıkardı kuyudan. Dikkatlice koydu yanında getirdiği çantasına. Kapağını kapattı. Çantayı kolunun altına alarak uzaklaşmaya başladı yaslı şehirden yamuk çizgilerle çizilmiş yolu kullanarak.

    Kuzgunların çığlıkları peşinde, nereye gittiğini, neden yola çıktığını bilmeden…

    (bkz: kontrolün sizde olduğunu sanırsınız, aslında değildir)
    3 -1 ...
    #37815717 :)
  8. 33334.
    ben seninle sevgilim mutsuz ama bahtiyardım.Üstüne ne eklenebilir ki.
    ...
    #37815743 :)
  9. 33335.
    https://youtu.be/RctAgyp5K4Y
    ...
    #37824818 :)
  10. 33336.
    Bende 22 adet fotoğrafın var, sanırım 1.5 yılda bu kadar toplayabildim.
    Ve hiçbiri silinmedi, silinse ne olacak ki, bu ihtimale karşı fotoğraflarının kopyalarını saklamayacak kadar aptal olmadığımın biraz da olsa farkındasındır.
    7 ...
    #37824842 :)