1. 9577.
    niye korkaksın oğlum bu kadar, niye niye, niye reddedilme korkusu yaşıyorsun masum ürkek bir çocuk gibi, nelerden vazgeçtin neleri boş verdin ama niye hayır cevabı ölesiye korkutuyor seni, bu nasıl bir tutku sevgi, hem de senin gibi bir mantık adamı nasıl bu hale gelebilir, niye niye, kendimi evire çevire dövesim var..
    ... dasderas55
  2. 9576.
    Sana çok şey söylemek istiyorum da oturup sonra hepsini düşünüp duruyorsun o yüzden kafanı kurcalamadan birkaç bir şey söyleyeceğim. Bazı özelliklerin var böyle gıcık oluyorum mesela insanları hayatından çok kolay çıkarabiliyorsun, bencilsin, ağlaksın, hırslısın tutturdun Bi kariyer de kariyer, çok naifsin ve çok konuşkansın. 25 yıldır söyleye söyleye bir türlü değiştiremedim şu özelliklerini ama seni sen olduğun için de çok seviyorum. Amaaa şu çeneni Bi tut be kardeşim, herkese her şeyini anlatma bak valla sonra oturup ağladığında teselli etmem seni, yeter. Bir müsibet bin nasihatten yeğdir derler bin müsibet gördün yine de akıllanmadın.

    Yürü kahvaltıya.
    5 -1 ... ben buraya icimi dokucem
  3. 9575.
    Herkese söylüyorsun sen olmadan senin bir hayatın
    olmaz, sen nefes almadan gerçekten bir hayatın söz konusu olamaz diye bunu sen neden uygulayamıyorsun? Dışardan bakılınca öylesine heybetli öylesine güçlü durmayı biliyorsun, ki öylesin de ama içinde sahip olduğun gücü kullanmaya bir adım bile yaklaşamıyorsun. Kendini bırakmaya sanki dünden razısın, bu sen değilsin ki. Bu benim tanıdığım sen olamazsın, şu güne kadar belki kiminin gözünde küçük ama senin hayatın için büyük engeller atlattın ,neden kendini bir çıkmaza sokmak için elinden geleni yapıyorsun? Sana kızmıyorum çünkü yaşadığın belirsizlik veya boşluk seni bu düşüncelere itiyor ama bununla sadece kendini değil etrafındaki bir çok kişiyi olumsuz etkiliyorsun ve mutsuz ediyorsun. Bu yüzden yapacağın şey polyanacılık oynamak değil, sadece kendine gelmek kendini yeniden bir şekilde bulmak ve ona göre davranmak. Seni seviyorum, unutma!
    1 ... neverwantanyhopetofuckingworld
  4. 9574.
    insan yedisinde neyse yetmişinde de oymuş the compass. içindeki o duygular o belirleyicilikler hiç değişmiyormuş. Sadece biraz dinlendiriyormuşsun onları.
    Günün sonunda kalan yine kendin ve içindekiler oluyormuş.
    3 ... the compass
  5. 9573.
    herkes senden adam olmayacağı konusunda hemfikir.
    ne yapacağız seninle bilmiyorum.
    herkes tutturmuş evlen diye.
    kızım diş hekimi evladım gel sana vereyim diyen kaypak anneyi bile gördün.
    ama sen daha evlenmezsin.
    ne yapacağın hakkında pek fikrin yok senin de.

    çünkü,
    çok da sikindeydi.
    2 ... biyrunefenim
  6. 9572.
    Topla kendini, güçlü ol!
    Yok lan öyle değildi,neyse.

    Kedime her allahın günü yazıyorum zaten;
    Lakin sözlüğe değil,
    Günlüğüme.

    Kendinize dair kendinize öğütlediğiniz, kavga ettiğiniz ne varsa,
    Günü geldiğinde Kendinizle anlaşıp, kendinizle barışmanız dileğiyle..

    Hadi hayırlı forumlar!
    5 ... kingdom of heaven
  7. 9571.
    Gel buraya alnından öpücem. Sonunda salaklığın birazcık azaldı.
    2 ... erkeksi bayan buse
  8. 9570.
    Bir silkelen de kendine gel bune teslim olmuşluk bune uyuşukluk unutma sen çok güçlü bir kadınsın.
    2 ... narin midilli2
  9. 9569.
    karmakarışık duygular içerisindeyim. yalnızlık hissediyorum, ondandır belki de sözlüğe sarmam birkaç gündür. kalabalık olmak istiyorum, kalabalıklara karışmak istiyorum, bütün sosyal hayatım bitti, çoğu insan gibi, zorunlu bir bitiş; ölümden kaçış, öldürmekten kaçış...

    içsel yalnızlığımı, hayatımı paylaşacak birisinin yanımda olmayışını bu yalan sosyal hayatımla bastırabiliyordum, ya şimdi? hiç kimse kalmadı, ne kalbimi ısıtan biri vardı, ne de şimdi zihnimi meşgul eden kaldı.

    yalnızlığı pek çok şiirimde tasvir etmiştim fakat şimdi farklı bir tanımlama gerekiyor bu yalnızlığa, zorunlu yalnızlık bu, evet güzel bir isim olurdu şiirime; zorunlu yalnızlık...

    zorunlu yalnızlık

    kale'm derdim yuvama, her zorda sığındığım
    şimdi yalnızlığıma kafes oldu, sesler yok oldu
    pencereden kar bile gelmiyor artık,
    kaldı ki arkama baksam yâr gelsin, etraf loş
    gri ve bulanık gündüzlere uyanıyor zihnim
    her sabah kurulmuş bir makine gibi kalk!
    kahve, cigara, dört duvarlı dar bir sinema
    oyuncular belli perdede, anne, baba, bazen
    bir abla, bir yeğen ve cıvıltılar bile boğuk
    dışardaki kuşlardan gelen...

    bunun adı mecburi tek başınalık kemiren
    içten içe ve sonunda deviren çınar gibi,
    zımba gibi sahip olduğum bedeni ve kimseyi
    özlemedim, sıcak bir aşka duyduğum özlem
    kadar; her dua'm tez zamanda bir aşk yapmaya,
    ve aşk'la maşuk olmaya çıkar kahvenin telvesi
    hiçbir yürek kabul etmez bu halktan başka
    ve anlamaz hiçbir akıl, bu derin ümidi
    öyle bir ümit ki sönmez bu şafaklarda yüzen
    al sancak gibi serilir gecenin koyu göbeğine
    ve zorunda kaldığım bu kimsesizlikte
    şimdi herkes kendi derdinde diyor iç sesim
    dertler paylaşılmazsa niye derman beklenir ki
    korkuyorum sevemeden bir daha, ölürsem diye
    ve yıkanmadan cesedim, namazım kılınmadan
    melanet dolu bir bedenle toprağa;
    ki o topraktan çıkan ot bile kötücül olacak...
    ve bunun gibi düşüncelerdir beni yalnızlığa iten!.
    2 ... siyah alfabe
  10. 9568.
    Kendi kendime yetebildiğimi öğrendiğimden beri daha tahammülsüzüm. Hataların telafisini görmüyorum yüzümü çeviriyorum. iyi insan olmak istiyorum, bunun için çok çaba da sarf ediyorum kim ne derse desin. Ama canımı yakanın da canı yansın o konuda çok netim. iyiye iyi, kötüye kötü. Sanıyorum kendimi eksikliklerimle, hatalarımla sevmeyi öğrenebildiğim gün benden kralı olmayacak. O zaman, bana kendimi değersiz hissettiren insanlardan kaçmama gerek de olmayacak. Çünkü kendimi seviyor olacağım. Ve ben beni severken hiçbir sevgisizlik canımı yakamayacak. O zaman kaynana fobim de bitmiş olacak eminim. O günleri görmeyi çok istiyorum. Hadi inş canım.
    2 ... kirpinin zarafeti