1. 1.
    şu karikatürdür.
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2192189/+

    rahmetli karikatürist bedri koraman bu karikatürü 1991 seçimleri öncesi çizmiş.
    demirel ve erdal inönü, özal'ı kazanda kaynatıp yemeye hazırlanıyorlar.

    özal'ın cumhurbaşkanı olması sonrası yapılan ilk seçimlerde özal'ın anavatan'ı 2. sıraya düşmüş ve dyp ile shp koalisyon hükümeti kurmuşlardı.

    işte bu karikatür, 1991 erken seçimleri öncesine dair bir tahmin içeren karikatürdü.

    karikatürize edilen 3 lider de karikatürü çok beğenmişler ve istemişler, rahmetli bedri koraman aynı karikatürden 3 tane daha çizerek imzalamış ve 3 lidere hediye etmiştir.

    sürekli eski türkiye güzellemesi yapıyoruz ya, haklıyız işte.
    bakın her 3 lider de sanatçıya övgüde bulunmuş ve karikatürü istemişler hatıra olarak.

    ya şimdi böyle bir karikatür çizilse.

    karikatürist cumhurbaşkanına hakaret suçlaması ile karşı karşıya kalır, devlet bahçeli tarafından da terörist ilan edilirdi değil mi?
    25 -4 ... tengir budun
  2. 2.
    şimdi çizilse erdoğanın ittifakta muhalefette tüm liderleri pişirmesi çizilebilirdi. adam hepsini parmağında oynatıyor.
    5 -3 ... ebu fesat
  3. 3.
    şeyi de çizsinler, pkk elebaşının heykelini yapmak isteyen adam, ülkedeki tüm muhalefeti kazana doldurmuş döndürüyor. güzel olurdu.
    4 -5 ... masklavi
  4. 4.
    Ona bakarsan Apoya övgüler yağdıran agabelilerin filmini yapmak ve koyup koyup izlemek lazım.
    4 -1 ... serdarsl06
  5. 5.
    Çözum surecindeki şaklabanliklar verilen talimatlar zaten aci bir mizahın ta kendisiydi.
    1 ... atlant isten gelenadam
  6. 6.
    siyasal karikatürler eskiden gazetecilik faaliyeti iken günümüzde kimi ideolojilerin ve örgütlerin propaganda aracı olmuş durumdalar.
    1 -2 ... judas
  7. 7.
    Ben bu konuda mesela, net bir fikre sahip değilim... Nereye kadar mizah ya da düşünce özgürlüğüdür, nerede saldırı başlar?

    Kadın klibinde hazreti isa ile sevişiyor, millet el çırpıp alkışlıyor, benim ise hak peygambere hakarettir diye burada gözlerim doluyor.

    Bizim peygamberimize saldırıyor, sanattır Diyor, adam yanarak öldüğünde "çok şükür" diyoruz.

    Veya bir alman Cumhurbaşkanımıza hakaret eden bir karikatür çiziyor, "a veya b kişisi, sonuçta bizim devletimizin temsilcisine hakarettir" diye tepki gösteriyoruz... O adam ise, "düşünce özgürlüğüdür, ben merkel'e de yapıyorum" diyor. Sittir git Merkel'e yap, benim devletimin iç işlerine karışma o zaman..

    Bir insan bir cümleyi ayrı ayrı kişilerden duyduğunda, standart bir tepki vermek zorunda mıdır, mesela bu da tartışılır. Babamın bana söylediği sözü amirim dese bana batar, tanımadığım biri söylese kaldırmam.

    Yani, eleştirilen kişinin aynı derecede tepkisiz ya da hoşgörülü olması da mümkün değil bence... Kaldı ki, Özal son zamanlarında hiç müsamahakar değildi, Demirel Cumhurbaşkanı adayı gosterilmezse vekiller için "analarından doğduklarına pişman ederim" dedi ve bu, günlerce manşet oldu... Öte yandan biraz daha eleştiriye açık olmak da her şeyden önce milletin gazını da alır...ona da haksız diyemem... ama mesela trump'ın geliş seçiminde Madonna "Hillary Clinton'a oy verenlere oral sex yapacağım, bunu da çok iyi yaparım, gözlerine bakarım" dedi.. manşetleri duruyor. Gidiş seçiminde ise Robert de niro "fuck you Trump" dedi, bu da duruyor. Bu şimdi sanat mı? Eleştiri mi? Bir insan görevi nedeniyle bu lafları çekmek zorunda mıdır? Böyle parti taraftarlığı ülkemizde yapılsa bundan mutlu olur muyuz?

    Bence çok şahsi bir konu, eleştiri ve hakaret.. bunun bir düzeyi belirlenmeli. Ama siyasetçi de bu düzeye saygı göstermek durumunda olmalı, aynı vatandaş gibi...
    1 ... katalin
  8. 8.
    Şimdi olsa fetoculukla suçlanırdı.
    ... memduh bashgan
  9. 9.
    Aynen haklisin ama kim anlasin.
    ... ligor61
  10. 10.
    evet üç lider de beğendiler.. ama neden?
    beğendiler çünkü o zamanlar türkiye'de milletin içinden çıkmış ve milleti temsil eden bir iktidar yoktu...
    bu üç lider de halkına tepeden bakan ve halkına yabancılaşmış elitlerdir...
    inönü direkt aristokrattır...
    demirel ve özal köylü çocuğudurlar, ama elit eğitim kurumlarından ve elit üniversitelerden mezun olmuş, devlet tarafından yurtdışına eğitime yollanmış, yabancı bir gazeteciyle şakır şakır ingilizce konuşabilecek kıymette adamlardı...
    bir de rizeli recebi kıyaslayalım...

    allahtan türkiye'nin her köşe bucağında elit beyaz türk faşizminin yaşandığı o kötür günler geçti artık...
    şu anda başımızdaki yüce rizeli lider tamamen halkımızın içinden çıkmış biri... bugün gazeteye "..temizlikçı aranıyor.." diye ilan versen başvuranların yarısının kalifikasyonları allah bilir rizeli liderimizden üstün çıkar.. o derece halktan, o derece bizden..

    halkımız kendisine laf edildiği zaman sille tokat giren "erkeg adam"ları, "osmanlı torunları"nı görmek istiyor başında.. hakaret edildiği zaman pişkin pişkin gülen yumuşakları değil..

    hem eleştiri nedir kardeşim? direkt hakarettir o..
    5 -2 ... arbutus unedo