1. 1.
    yaptığımız eylemlerle, söylediğimiz sözlerle yapabieleceğimiz hem de kolaylıkla yapabileceğimiz bir şey.

    çok garip geliyor düşününce.

    bilmeyerek yapsak da çoğu zaman yapıyoruz en nihayetinde. en basit örnek sözlerle yaptığımız galiba. erkekler beni daha iyi anlayacaktır bu örnekte mesela. sünnet olduktan sonra nasıl bir hava oluyorsa bizde sünnet olacak olan insanlara bunu anlatırız, bir türk alışkanlığıdır, düz haliyle anlatmayız. bire bin katarız, süsleriz, korku öğeleri ekleriz. işte bu anlatım teknikleriyle sünnet olacak sabiyi iyice korkuturuz, neden yaptığımızı bilemiyorum ama çoğumuz yapar bunu. bize de yapılmıştır zaten. "kökünden kesecekler olum" olsun, "çok pis acıtıyor" olsun, iğrenç pilavlı espriler olsun bu tip şeyler sünnet olma arefesinde psikolojisi zaten alt üst olan çocuğu daha beter yapar.

    sünnet aklıma ilk gelen ve en masum örnek belki de. çünkü bir bilinçsizlik, "ne yapmıyorum lan ben" diyememe, yapılan eylemin sonucunu düşüneme söz konusu. tabii büyük bir yaşta tüm bu anlattıklarımı yapanlar ve bir önceki cümledeki özelliklere haiz olanlara edilcek söz yok, onlar cani.

    ya da büyüyünce yaptığımız şeyler var. bir tartışma olsun, kavga olsun. biz belki de "oh lafı soktum" ya da "oh, kafayı soktum" şeklinde dönerken evimize bu sözlerin edildiği kişi belki de hayat küsüyor o anlarda. belki çok hassas bir kişi, belik bizden öyle bir hareketi beklemiyor.

    insanın kişiliğyle de çok ilgili tabii. en çok özendiğim tip olan gamszılar belki de hiç yakmıyacaklar böyle bir olayı, edilen söz belki de hiç ilgilendirmeyecek oları, psikolojilerini. ama etkileyen insan da çok gibime geliyor.

    "birbirimizi kırmayalım, üzmelyelim, trallalala" da demiyorum ama bu olaylar bazı insanları sandığımızdan daha çok etkiliyor.

    gerçi bu konudan çok pis bir hollywood filmi de olur belki de olmuştur. mesela bir şey yapıyoruz birine, bir laf ediyoruz. sonra bir daha hiç görmüyoruz uzun süre onu. sonra aradan geçen uzun bir zamandan sonra denk geliyoruz. o olayı milat almış adam, değişmiş ondan sonra. bilerek ya da bilemeyerek yaptığımız bir şey birinin hayatını değiştirmiş.

    gerçi ara ara my name is earl'de görüyorum bu durumu. gerçi o kadar komedik değil bu dünya ve sonu mutlu bitmiyor genelde bu tip olaylar hayatta ama olsun. anlaşılır örnekler.

    mesela earl ilk böümde bir çocuğa zamanında çok kötü davranmış ve bu çocuk yıllar sonra bir ezik olmuş,yalnız kalmış vb.

    işte demeye çalıştığım şey bu: zamanında biz de böyle bir şey yaptık. birileri bize belki de yıllardır kin biliyor. adımız anılınca küfür ediyor belki, (buradan sonraki cümleler fantezimdir) belki de resmimiz bir dart tahtası üzerinde ve her gece uyurken alnımızın çatısına çakılıyor bir çivi.

    ha bunları yazdım ama bir şey değişmeyecek ki. yine aynı şeyler bana yapılacak ve ben de yapacağım bir başkasına. çünkü insan göt bir varlık ve zor değişiyor, hırsları, ihtirasları var. herkese göre en süpersonik olan kendisi. toz kondurmuyor kimse kendine.

    hayatını olmasa da bir bölümünü etkiliyoruz yaptıklarımızla. bunu bilelim, belki bu bilgiye göre yaşarız. kim bilir?
    2 ... sokullu