1. .
    insanlar duygularını ne zaman dosdoğru yansıtabilecek be? ne zaman şu adını koyamadığım baskı üstümüzden kalkacak? şu adını koyamadığım baskı...insan olmak üzerine düşünüyorum bazen. nasıl da adapte oluyoruz her şeye, anlamıyorum. önce kabileydik, şimdi neyiz? yanlışımız nerde de böyle topluluklar hâline gelmişken böylesine, böylesine büyük alanlarda daralabilir hâle geldik? aile...öğretiler...devlet...din...çalış köpek! yemek...ne güzel kokuyor...keşke param olsa...para! para! şu adama bak, benim gibi aynı...arabası var, ne güzel. araba sürmek...ben de istiyorum. para! keşke param olsa...para...yerde para buldum. kimse gördü mü acaba? görsünler, banane! para...bu kağıt parçası. ah bu kağıt parçası mı açacak bana zevklerin kapısını..? zevkler...zevk...kıskanıyorum. kimi? o güzel yemek yiyenleri, parayı düşünmeyenleri. şu karşıdan gelen kız ne güzel, ne şirin...keşke dokunabilsem. bu-bunun için de mi para lâzım? hayat, bir hayatı sürdürmek. bu kentte bir hayatı sürdürmek için para gerekiyor. parasız olmaz. konuşmak gerekiyor, anlatmak gerekiyor. çalışmak gerekiyor, para gerekiyor. arkadaşlarım nerede? arkadaş edinmem gerekiyor. bir mengene, bir mengene göğsümü sıkıyor. ahhhhh. devam etmek düşüncesi beynime saplanıyor, acı veriyor bu düşünce...katlanılmaz. din...hocaefendi ibadet et, kork, tövbe et dedi. yapamam, istemiyorum. ben, sonsuz bir öteki hayat istemiyorum. bu, varlık...sürmemeli. düşünebilen bir varlık olmak istemiyorum. ihtiyaçlarım bitmiyor, artıyor. lanet olsun, yemek...acıktım. şu ucuz lokantada yerde bulduğum parayla bir şeyler yiyebilirim. kelimeler boğazıma düğümleniyor, o böceğin orada ne işi var? midem bulanıyor. niye burası temiz değil? temiz, temiz ne? sinekkaydı beyaz beton mu? kirsizlik mi? kir...gözlerim doluyor, ağlamak istiyorum. istiyorum ki ağlarken her şey bitsin.
    2 ... gelecegin bi yuzyil sonrasi