1. 1.
    ağzınla kuş tutsan babayı tatmin edememe durumudur. ne yaparsan yap layıkı ilr bir aferin alınmaz. başkalarının kızları ve oğulları hep daha iyi daha akıllıdır.

    - baba. bak teşekkür belgesi aldım.
    + hmmm takdir alsaydın daha iyiydi ama, neyse aferin sana.
    - ^%^+%

    - baba! babaaa! marmara üniversitesi'ni kazanmışım!!
    + o kadar dershane parasıydı, kitap parasıydı masraf yaptık. ben ödtü'yü kazanır diyordum bu çocuk... neyse tebrik ederim.
    - ^%^+%

    - baba. işten ayrıldım. biriktirdiğim parayla kendi işimi kuracağım, kendi kendimin patronu olacağım artık.
    + iyi halt ettin eşşoğlueşşek!! ne güzel salla başı al maaşı dururken sürün şimdi. hayri amcanın oğlu terfi etmiş müdürlüğe ne güzel. ne para kazanır o şimdi. sen de otur borcunun hesabını tut.
    - '^+'%^+%^&%
    3 ... ekipler amiri kenan
  2. 2.
    Babanın oğlu için herşeyin en mükemmelini beklemesidir. Oğlundan beklentileri büyük olan babaların, oğlunun yaptığı herşeyi küçük ve yetersiz görmesidir. Siz atomu parçalasınız, "zaten daha önce parçalandı" diyebilceği durumdur.
    3 ... katananinkeskintarafi
  3. 3.
    - baba haberleri dinledin mi, cumhurbaşkanı seçildim.

    + hımmm... hangi ülkeye?

    -...

    + şaka lan şaka, gel bi sarılayım.
    1 ... yagmurbesleyen
  4. 4.
    hani ağzımla kuş tutsam bu kuşun kanadı neden beyaz değildir diye sorar yani.
    ... havuclutarcinlikek
  5. 5.
    kız kardeşin saçma sapan çöpten adam resmini görüp harikasın kızım diyen babanın, ressam oğluna "adam gibi bir iş sahibi olamadın" diye dert yanmasıdır.
    ... coilover
  6. 6.
    babadan senden nefret ettiği için öz nefret diye bahsedebilmektir. psikopat olup, majör depresyon'a girme sebebidir. ilaç manyağı durumuna getirip Epilepsi başlatır.

    neden mi?

    --spoiler--
    babamla tartışıyorduk dün. yine her zaman ki gibi bana sarmak için elinden geleni yapıyordu. bir anda gözlerimin karardığını, şakaklarıma sıcak bir kan basıncının fırladığını anımsıyorum şimdi. bir iki bağırmadan sonra bundan sonra bu evde benim olduğum yere girmemesini, beni görürse görmezden gelmesini, benim öyle yapacağımı söyledim. bana; "bu ev ikimizin birbirini görmemesi için fazla küçük, bu evden ya sen gidersin, ya ben. o zaman birbirimizi görmeyiz". dedi. bunu derken gözlerine baktım. gözlerinin ortasında sanki alevleri gördüm. yüz hatlarından nefreti dökülüyordu. bir insan, kendi öz oğluna bu kadar nefretle bakabilir mi? bunu düşündüm önce. sonra kendi kendime farkettim aslında haklı olduğunu. o an içimden "bu dünya bile ikimizin birbirimizi görmemesi için fazla küçük" dedim kendi kendime...

    haklısın baba. inan ki bu evden, bu şehirden, bu ülkeden hatta bazen bu dünyadan defolup gitmeyi senden çok istiyorum. onun içindi benim kaçış planlarım. ben istediğin gibi olamadım baba! ben senin olmamı istediğinden fazlasıydım! ben kendi hayatımı yaşadım! hatalarımla! günahlarımla! pişmanlıklarımla! ama fazlası baba! 27 yaşımdayken, bana kendim bile hakim olamıyorken sen ne hakla benim üstümde irade kurmaya çalışıyorsun baba! sen asli babalık görevlerini yaptığın için, beni 15 saniyelik zevk için değil de gerçekten doğamız gereği bu dünyaya getirdiğin için babalık görevini yaptığın için ek bir sevgi bekleme benden baba! ben eksikte olsa senin bu çabana değer verdim! ben seni bu güne kadar takdir ettim. eğer olursa kendi çocuklarıma senin beşte birin babalık edebilirsem iyi bir baba olduğumu düşüneceğimi söyledim tanıdıklarıma baba! ama şimdi farkediyorum. geçmişte seninle yaşadığımız şeylerin sadece iyi kısımlarını aklıma koymaya çalışırken senin inatla benden nefret etmeyi sağlayacak şeylere odaklandığını şimdi anlıyorum... ben her gün üç posta dayak yerken hala senin yanına gelebilmek için ümraniyeden kadıköy'e kadıköy'den taksim'e taksim'den sarıyer'e sarıyer'den istinye'ye gidişlerimi hatırlıyorum baba! sırf senin yanına gelebimek için. ben kafamı sehpanın altına sokup beni tekmelemeni değil, bana misina alıp balık tutturmanı ya da beni oyalamak için bırakmanı hatırlıyorum minnetle baba! ben annemden duyduğum 2 aylıkken ağladığım zaman beni karların içine atmanı değil, bana iş yerinde bilgisayarla oynatmanı hatırlıyorum baba. ben üstüme yorganları yığdığını değil, bize ayın 15 inden 15 ine her maaşı aldığında bir sefer aldığın ama bugün bile olması için canımı verebileceğim o 2,5 luk kolayı hatırlıyorum baba!.. ama bu fazla artık! kendime fazla. dayanamıyorum.

    artık ilaç manyağı oldum... senin korkundan. depresyondayım! epilepsi oldum! midem rahatsız! baş ağrısından ölüyorum, uyuyamıyorum şimdi. hepsi için ilaç kullanıyorum günlük. yolda yürürken dalıyorum. dün seninle kavga ettikten sonra senden kurtulabilmek için kuzenimin halı saha maçına izlemek adetim olmasa da o yağmurda o rüzgarda gittim baba! dün izlemedim maçı. arabanın içinde oturdum 1 saat! düşündüm baba!.. ağlayamadım! küçükken ne kolay ağlardım! ağlayamadım baba. tıpkı şimdi olduğu gibi. annem olmasa baba! annem olmasa! o kadın olmasa
    --spoiler--
    -1 ... annatar
  7. 7.
    -baba genel müdür oldum.
    -senden bir bok olmaz evladım.
    ... love84
  8. 8.
    - baba nasa'dan çok iyi bir teklif aldım, yarın amerika'ya uçuyorum!

    + bizim elektrikçi tükkanına kim bakacak peki?

    - tükkan mı?

    + nasa ne ki?
    ... yagmurbesleyen
  9. 9.
    hemen hemen her ergenin yaşadığı yahut yaşayacağı durum.

    evet babalara bir türlü yaranılmaz, ne yaparsanız yapın onun size öngereceği daha başarılı bir örnek mutlaka vardır. baba evlat ilişkisinde kaçınılmaz olan bir durumdur bu.

    bu durumun bir sonraki evresi ise evlada bir türlü yaranamamak dır. ne yapsanız ne etseniz yaranamazsınız evladınıza, aç gezersiniz pezevengin cebine bir liralık telefon alırsınız babam kredi kartı borcumu ödemiyo der evlat kişisi. örnekleri çokdur. sonuç itibarıyle ne babaya yaranılır ne evlada.

    ikisinin de kıymeti yok olunca bilinir vesselam.
    ... seyiluk
  10. 10.
    Hiç umrumda değil. Takmayın böyle şeyleri.
    2 -1 ... en sevdigi renk mor olan