1. 1.
    üsküdar-salacak-kabataş-moda-adalar-yalova hattında tam 33 sene hizmet veren, emekli olduktan sonra yazlığında küçük motorlu tekneleri, çevredeki çocukların bisikletlerini hatta akla gelebilecek mekanik ne varsa tamirini yapan dağ gibi adam bir anda 2 adım atınca yorulan renginin alacası sönen biri haline geldi...7 sene bebekler gibi bakıldı

    annem babamın öldüğü andaki cümlesi: bu olmamalıydı

    sevgili karımın dediği gibi sonun başlangıcı
    35 ... ziftlisutlac
  2. 2.
    evladının da üzüntüden kanser olmasına sebebiyet verecek hadisedir.

    dağ gibi adamın toz buz olması...
    14 -1 ... sizoyumulanfrenoldugumkadar
  3. 3.
    hayırdır sabahın bu vakti ablam niye arıyor ki? üf, uyandırdın abla, umarım geçerli bi sebebin vardır.

    + alo? ne var kızım ya bu saatte? bak saçma bir şey için aradıysan hemen kapa! [sabah asabiyeti]
    - ... [sessizlik]
    + alo? konuşsana?!
    - olay gazetesine bi göz atar mısın?
    + büfe uzakta, hem burada olay yoktur ki. ne haberi varmış uzatma da söyle. daha uyuyacağım ben.
    - babamla ilgili bir haber... belediyenin yemeğinde babam için bir kampanya başlatılmış, şimdi gazeteden öğrendim. [uzun bir sessizlik, hıçkırık sesleri]
    + ne kampanyası?
    - fon.. fon için.. şey fonu...
    + Ney!?!?!
    - kanser!
    + akşama evdeyim görüşürüz!

    kendime gelecek zamanı bulamadan bavuluma üç beş parça eşya tıkıştırıp terminalin yolunu tutuyorum. devamsızlık sınırda. bugünle birlikte sınıfta kaldım. umrumda mı? asla! baba ya, ne dedi ablam öyle? şaka di mi? bekle baba, altı saat sonra orada olacağım, beraber güleceğiz bu şakaya, sırf o muzip gülüşünü görmek için geliyorum. sakın ben gelene dek bir yere gitme. sakın...

    bursadayım. babam toplantıda. içeri giriyorum derhal sekreteri umursamadan. bir markayla ilgili, dava açılacak, bu marka babamın kanserine sebep olan marka. biliyorum her şeyi, ilk işim gazetedeki haberi okumaktı baba. sen bilmediğimi zannediyorsun, gözlerindeki kederi saklamaya çalışarak gülümsüyorsun bana, sarılıyorsun. elindeki ambalaja bakıyorum, "biliyorum..." diyorum. susuyoruz, bakışlarımız kitleniyor, tek söz etmeden kalıyoruz salonun ortasında. dudakların titriyor baba. ısırma dudaklarını, kanayacaklar az sonra. titreme baba. bakma bana öyle.

    +"hani hep benimle olacaktın?" diyorum nemli gözlerle, cevap almayı beklemeyerek... başın öne düşüyor, gözlerin devriliyor. her şeye gücünün yeteceğine inandığım babam. uyandır beni. al yine beni omuzlarına kahvaltı masasına gidelim, bu kez neşeli haberler olsun gazetemizde.

    anne, nerdesin? uyandır beni...

    ek: sadece bir kabustu, asla gerçek olmamasını dilediğim.
    26 -10 ... aura
  4. 4.
    acıdır, çok acıtır.
    6 -1 ... goodnessofemptiness
  5. 5.
    2 ay önce başıma gelen şeydir.
    (bkz: #4286808)
    8 -1 ... bedevix
  6. 6.
    şu konudan ben kaçtım, o benim üzerime geldi. ben kaçtım o geldi. sayfa yeniledim önüme çıktı bkz'ye tıkladım alakalı olan başlıklarda çıktı. kaçış yok demek ki. yazalım kurtulalım...

    boğaz ağrıları ile başlamıştı her şey. hepimiz soğuk algınlığı sanıyor, geçer diyorduk. gerekli ilaçları veriyor bekliyorduk ama çok acı çekiyordu. sanki bir baba değil de bir çocuk gibiydi. bunu da vardır ya hep yaşantımızda '' hastalanınca nazlanan erkek'' durumu. heh biz de ona bağlıyorduk ama yemek yiyememesi yutkunamaması gerçekten ona ıstırap veriyordu. koskoca babasını o halde gören bana da aynı ızdırabı veriyordu...

    daha sonra bu böyle olmaz diyerek kan tahlili vs yaptırıldı ve orada kanser olduğunu öğrendik. önceleri benim haberim yoktu. bana bir kan rahatsızlığı oldugu söylendi kanser oldugu soylenmedi. aklımında ucundan geçmiyordu kanser. benim babam kanser olmaz ki. benim babam kanserden ölmez ki...

    alıştıra alıştıra söylediler. daha çok yeni dediler. lösemi zengin hastalığı sadece durmadan kan bulmamız lazım deyip şekilden şekile girdiler. biz de inandık tabi...

    nasıl bir sabır verdiyse allah, büyük acı çekmedim. şimdi yeniden başıma geldiğini düşününce buna asla dayanamam diyorum...

    1 sene hastanede tedavi gördükten sonra atlattı. sevindik ve yaşamımıza devam ettik ama bu sevinç sadece 1 sene sürdü.

    bu seferde bir kulak tıkanıklığı ile başladı. pardon kulak çınlaması. doktora gittik ama kanser aklımızın ucundan geçmiyor. kulağını yıkarlar geçer diye düşünüyoruz. doktora bile laylaylom gitmişiz ben annem babam. oradan amcamlara gideceğiz keyifler yerinde. birkaç test ve zorunlu kan tahlilleri yapıldı ve doktor ''kan değerleriniz çok düşük lösemisiniz'' dedi.

    o lafı söyledikten sonra varya sallayın benim yüzümün aldığı şekli. beni geçin. o an babamın yüzüne baktım. her ne kadar önce cocuklarını düşünse de, bize moral vermek onun ilk görevi olsa da, o da bir insan. tek dogdu tek ölecek. onun o dakika bir başını eğişi var. ben bu dünyanın adaletinin ta aq diyorum. zaten bir inanç olmasa içimde, herhalde o baş eğişin verdiği acıyla o hastaneyi alt üst ederdim. nasıl üzüldüğünü 29 harfle anlatmam imkansız. sadece yaşayan bilir.

    şu raddeye getirdi beni o orospu çocugu hastalık... şöyle dua ettirdi ya bana hayat, daha da benden iyilik beklemesin '' allahım ne olur babamın canını al ne olur ölsün... ''

    bunu neden mi diyorum. çünkü 48 49 yaşında ki bir adamın, 7 yaşında bir çocukmuş gibi acıdan bağırmalarını gördüm. 30 kilo verişini, saçının sakalının dökülmesini gördüm.

    çok zordu ve öldü... rahat uyu.
    342 87 ... moonlight sonata
  7. 7.
    (bkz: kendinin kanser olabileceğini öğrenmek)kadar acıtıyor olması mümkün durum.
    gençliğinin baharında bir tümör keşfedersin vücudunda. doktora gidersin. ultrasonda korkar doktor acıyarak bakar ve kötü görünüyor der. acır sana çünkü genceciksin. ağlamazsın susar ve duyduğuna inanamazsın. ne yapacağız diye sorarsın. mr çektirilecek ardından biyopsi. gerekirse ameliyat. küçük bir ameliyatla alınacak gibi değilse yani kansersen göğsünü almak gerekebilir der doktor. daha fazla anlatamayacağım çünkü çok zor. mr makinesinde nefes alırken bile bir aksilik olurda tekrar çektirmek zorunda kalırım diye nerdeyse nefes bile almadan 40 dakika kalırsın. klostrofobin geçer. biyopside koskoca delikli metal bir çubuğu göğsüne batırırlar. tümörden parça alırlar. ardından ameliyat gelir çatar. temiz olduğunu öğrenirsin. kanser değilsindir. ama ne zaman bir şişlik olsa vücudunda korkarsın aynı şeyleri yaşamaktan.
    8 ... yagmurunsesi
  8. 8.
    Böyle birşeyi daha önce hiç düşünmemiştim kanserden veya başka bir tür kötü hastalıktan ölecegini hep eceliyle öleceğini düşünyodum, ama bu başlığı görünce beynimden vurulmuşa döndüm hiçbirşey düşünemedim çok ağır olur heralde.
    7 ... seviyorsevmiyorseviyorsevmiyor
  9. 9.
    takribi 6 ay önce başıma gelen hadisedir*.

    - önce bir umut başlangıç seviyesinde olduğunu düşünmek istersin. çünkü belirtiler hemen hiç yoktur ve akciğerle alakasız bir ağrıdan sonra bu teşhis konmuştur.
    - sonra öğrenirsin ki bu hastalığı başlangıç seviyesinde tespit etmek nerdeyse imkansızdır. zaten babanın ciğerlerini kaplamış ve kemiğe atınca orada oluşan ağrı sonucu hastalık ortaya çıkarılmıştır.
    - sonrasında ameliyat ve radyoterapi için de geç kalındığını ve tek tedai şekli olarak kemoterapi olduğunu doktordan duyarsın.
    - sonrasını ise sözlüğe tekrar tekrar yazmaya gerek yok. sonrası için ise (bkz: baba/#5194888)

    çok klasik bir laf olacak ama, allah düşmanımın bile başına getirmesin bu ileti.
    8 ... bedevix
  10. 10.
    beter bir durumdur. zamanında buraya uzunca bir yazı yazmıştım sonrasında silmek zorunda kaldım. durup durup karşıma çıkması koyuyor insan.
    3 ... tsira