1. 1.
    çaresizce beklediğinizi hatırlarsınız onu, eve geldiğinde bir poşet varsa heyecanla kaparsınız elinden ve içine bakarsınız ne almış diye; bazen sizi tatmin eder bazen ise hayal kırıklığı yaşatır. sonra büyürsünüz, çocukken dev gibi gördüğünüz adam sizin omzunuza geliyordur artık. elinden geldiğince yemekten tükettiği tırnaklarıyla hala bir şeyler yapmaya çalışır senin için. sen de elinde poşetlerle gelmeye başlamışsındır artık eve. gurur duyarak geçersin karşısına oturursun tüm günün yorgunluğuyla "işte bak ben başardım dersin". sana bakışı vardır babanın, ve der ki o bakış;

    "oğlum seninle gurur duyuyorum."

    yıllar geçtiğini fark ettiğinizde idrak ettiğiniz bir şey de değişmeyen tek şeyin eve sinmiş olan kokunun olduğudur. ve o koku baba kokusudur.

    en korkuncu ise aslında baba kokusu sanılanın aslında sigara kokusu olmasıdır. çocuk ile baba arasında bir bağ vardır, o bağ görülür, işitilir, hissedilir, tadılır ve koklanır.
    3 ... emmo
  2. 2.
    Yadsınamaz bir gerçektir. Yoğun iş maratonundan sonra bir sigara içer o koku siner üstüne kalır.
    1 ... sokak klarnetcisi israfil