1. 1.
    yaygın inanışa göre, dinlerin temeline dair şöyle bir açıklama söz konusudur: insanlar mağaradan çıktılar, yıldırımı gördüler, korktukları için ona tapınmaya başladılar; toprağı gördüler, bereketli olduğu için ona tapınmaya başladılar ve tüm dinler buradan gelişti.

    Bu iddiaya karşılık (bkz: kuran hiç tükenmeyen mucize) kitabında iskoçyalı andrew lang'ın ve alman p. w. schmidt'in dinler hakkında ciddi araştırmalara ve geniş açıklamalara dayanan teorileri incelenmiş. alıntılıyorum:

    "başlangıç monotizması adı verilen bu teoriye göre dünya dinlerinin çoğu Allah inancının bozulmuş, dejenere olmuş şekileridir. Schmidt'e göre başta tabiat güçlerinin tanrılaştırılması anlamsızdır, çünkü insanların tabiat güçlerini tanrışlaştırması için daha önceden "tanrı" kavramına sahip olması gerekir. schmidt'e göre tek Allah'a inanan dinlerin bozulmasının ve çok tanrılı yapıların ortaya çıkmasının sebebi, insanların yaptığı benzetmelerin zamanla özdeşleştirmeye dönüştürmeleridir. Örneğin "tanrı yaratıcıdır, anama benzer", "Tanrı her şeyin kaynağıdır, toprağa benzer" gibi benzetmeleri zamanla bazı insanlar ana-tanrı, toprak-tanrı gibi tabiat güçlerinin tanrılaşlaştırılmasına dönüştürmüşlerdir. schmidt, çok tanrılı dinlerin tek tanrılı dinlerin dejenere olmuş, bozulmuş şekli olduğuna bir delilin de tüm çok tanrılı dinlerde ilk ve en üst tanrı kavramının korunması olduğunu söylemiştir.

    schmidt'in mantıksal kurgusunun, comte'dan daha üstün olduğunu görülmektedir. comte'ta kendi pozitivist evresini son evre olarak göstermek iddiasının yanında ciddi bir mantıksal kurgunun varlığından söz bahsedilemez. Her durumda sırf yazılı bulgulardan ilk dinin hangisi olduğunu anlamak mümkün değildir. tarihin bilinen dönemi, tek Allah inancının kesintisiz olarak her zaman var olduğunu göstermektedir. bu da kuran'ın sürekli elçiler yollandığını söyleyen ayetleriyle uyumlu bir tablo ortaya koymaktadır:

    10-yunus suresi/47: her toplumun bir elçisi vardır."
    ... lunarliftoff