1. 1.
    Dostoyevski'nin hayran edici yazın yeteneğinin bir kez daha anlaşıldığı neredeyse konusuz ateşli bir küçük düşme korkusunu anlatan uzun öykü.
    2 ... fehimsiz ekmek
  2. 2.
    eğer kadına aşıksan seni inim inim inleten, hayattan soğutan, yaşama sevincinin içine eden bir başka erkekle evli kadındır.
    ... system error
  3. 3.
    tehlikeli sularda yüzdürenler.
    ... heredot1923
  4. 4.
    eric clapton'a layla şarkısını yazdırmış kadındır.
    1 ... cok kastim 29 karakter rumuza
  5. 5.
    senindi oysa 1 yıl önce.
    senin için çarpan bir yüreği vardı.
    seninle uyanır,seninle uyurdu.
    her sözünde sen vardın biraz,
    her hareketi sen kokardı.
    (...)
    anlamsız bir şekilde kaydı elinden,
    ve yere düştü.
    sen yere eğilene kadar,
    o aşşağılık aldı yarini götürdü.
    şimdi onun karısı,
    senin yarın,onun karısı,
    senin yarin,başkasının karısı.
    2 ... avea11
  6. 6.
    "...durum bazen tümüyle ayrı ruh yapısındaki insanları ortak noktada birleştirir... Ama görüyorum ki siz oldukça sabırsızsınız, genç adam...işte böyle... Şu anda kendim de ne diyeceğimi bilmiyorum zaten." cümlelerinin geçtiği tipik bir Dostoyevski öyküsü. Ve ne yazık ki henüz iyi bir çevirisine rastlamadığım eser.
    ... tovbe or not tovbe
  7. 7.
    dostoyevski'nin beyaz geceler adı kitabının ikinci öyküsü.* cevaplarını başkasının karısı tabirine saklamış, kendine dahi kabullendiremediği bir kıskançlığın, aldatılmışlığın hikayesi aslında. sanki eğlenceli bir havası var; ama gerçekliği ile iç burkan, kararında bir öykü olmuş. keşke daha iyi bir çevirisi olabilse.

    şöyle der kürklü adam:

    --spoiler--
    Aslında o benim karım değil, ben evli bir adam değilim… O başkasının karısı.
    --spoiler--

    ve şu cümlelerle son bulur:

    --spoiler--
    ama siz de kabul edin ki, kıskançlık affedilmez bir tutku, hatta belaların büyüğüdür.
    --spoiler--
    ... demlenmisportakalkedisi
  8. 8.
    dostoyevski'nin en kilit öykülerindendir.

    dostoyevski zincirinin en büyük halkalarından sayılması olasıdır. çünkü mevcut öykü; size ruhsal bunalımın eşiğinde olan, 'aldatılıyorum' paranoyası yaşayan bir erkeğin ruh halini daha ilk sayfada, tam manasıyla hissettirecektir.

    dosto'nun kalemi, kağıdı olsaydık. o hayatı bir bir karalarken, biz üzerimizde geziden kalemin darbelerini falan saysaydık ne çıkardı?

    bedava yaşamayın dostlar, okuyun bu öyküyü.
    2 ... 3vaktekadar4