bugün

headache.
insana sanal olarak "başın kerpetenle sıkıştırılması" olayını yaşatan ağrıdır.
vermidon tavsiye edilir.*
hafifletmek için; alın ellerle ovulduktan sonra saçlar bir müddet çekilir.*
göz kaynaklı olanlarına sıkça rastlanan lanet ağrı.
(bkz: migren)
(bkz: sinüzit)
yaşayanın sadece yaşadığı an ne kadar kötü olabileceğini anladığı, buz parçaları ile anlıkta olsa verdiği ağrı hafifletilebilen en kötü hastalıklardan.
bagyanların klasik bahanelerinden sadece bir tanesi.
kronik olmayanlarına hiç bir ilacın fayda sağlamadığı, hiç danışmadan gelip gene aynı şekilde giden sinir ağrı.
fr. mal a la tete (böyle olmadı a'nın üstünde yatay çizik, ilk e'nin üstünde şapka olması lazım*
Azgın erkek savıcı.
Bazen insanın tüm yaşama isteğini yokedebilecek kadar tehlikeli bir ağrı türüdür. Çok çeşitli fiziksel ve ruhsal sebepleri olabilir. Yapılması gereken ağrının sebebini tespit etmek ve sebebi ortadan kaldırmaya çalışmaktır.
nedense yapmanız gereken fakat yapmak istemediğiniz bir şeyden önce (örneğin ders çalışmak) başınıza giren ve kafanızı kopartıp atınca rahatlayacağınızı düşündürten, bir çeşit işkence.
yorgunluk, beslenme yetersizliği, uykusuzluk ve stres kaynaklıdır * ama eğer bu sürekli oluyor ve hiç geçmiyorsa nedenini araştırmak lazım gelır.
alm.*kopfschmerz
naturel işkence türlerinden biridir. diğer türlerinden bazıları; diş ağrısı, karın ağrısı, bel ağrısı, boyun ağrısı vb.
nedensiz yere ortaya çıktığı sanılanama mutlaka altında bir sebebin yattığı dayanılmaz acı verici bir ağrı. * *
bir majezic içince geçen durum.
bir orhan veli şiiri. şöyledir:

başağrısı

I
Yollar ne kadar güzel olsa,
Gece ne kadar serin olsa,
Beden yorulur,
Başağrısı yorulmaz.

II
Şimdi evime girsem bile
Biraz sonra çıkabilirim
Madem ki bu esvaplarla ayakkaplar benim
Ve madem ki sokaklar kimsenin değil.
kafa nın üstüne 50-60kg lik bir ağırlık bağlanarak simule edilebilecek ağrı çeşididir. geçmeyince geçmez bu ağrı. ağrı kesici değil morfin alsanız yine geçmez. en iyi ilacı sessiz ve karanlık bir odada sızana kadar kıvranmaktır. uyanınca bir bakacaksınız ki ağrıdan eser kalmamış.
vücudun üzerinde konuşlanmış ve içinde beyni barındıran kürenin mola isteğini cümle vücuda duyurmasıdır.
(bkz: baş belası ağrı)
kronik olduğu durumlarda hiç bi ilacın fayda etmediği sadece kendi keyfi gelince giden,hayattan soğutan kafayı duvarlara vurdurtan baş belası ağrı.
yokluğunda refah ve mutluluk, varlığında elem ve ızdırap veren durum.
en çok kullanılan doğum kontrol yöntemi.
sıradan önemsiz bir rahatsızlık gibi gözüken ama insana gününü zehir eden agrı.
(bkz: agrıyosa cektir ben dişim agrıyınca öyle yapıyom)*
ağrımıyormuş gibi düşünüldüğünde kısa sürede etkisini yitiren ağrı.*
herzaman varlığını yanımda hissettiren can dostum* kafamın içinde sürekli zıplayıp duran milyonlarca top var gibi,nefes bile aldırmayan,bazen kafamı duvara vurarak içindeki topları yere dökmeyi istediğim illet bir hastalık.ilaç içmek falan yalan.sevgilinin göğsüne yaslandığında,onun kokusuyla hafifliyor ancak.
işten çıkılmıştır ama hala iş stresi üstünüzdedir ve artık yorulmuşsunuzdur başınız çatlıyodur ağrımak ne kelime ..
iki gündür aralıksız varlığını sürdürmesi sebebi ile, 48 saattir uyutmayan, nöbetçi yapan ağrı.
(bkz: cataflam)*
sıcak havalarda sere serpe klimanın altında yatmanın zararıdır. ne tülbent nede agrı kesici bu agrıyı kesemez.

ışık, koku ve aşırı hareket agrının artmasına neden olur.
çekmeyenin bilmeyeceği ağrı. çok fecidir çook.
insanı hayattan sogutan agridir. *
It. Avere mal di testa
ciddiye alınması gereken bir semptomdur.ne zaman olduğu,ne kadar sürdüğü, ağrı kesiciye yanıt verip vermemesi, eşlik eden başka şikayetlerin olup olmadığı mutlaka sorgulanmalıdır. gerekirse görüntüleme yöntemlerine başvurulmalıdır. özellikle sabahları olan ağrılar önemsiz deyip atlanmamalıdır.
evde kimse yok, yalnızsın. (yok yalnız değilsin, sinek var bir de, balkon kapısından sızan) ağlayasın var. çare yok ama, hiç yok. hep bir araf tasviri ki zihninde, sonu gelmez. orda öylece durmak ile, yağmura yakalanmadan koşmanın saçak altı ikilemi.. oda. duvarlar. dost'tan kalma bir minyatür palyaço baş köşende, saatlerdir açık, kendini tekrarlamaktan yorulmamış, "mute"lanmış televizyon, açık. saatlerdir ama. sızı önceleri. hafiften. kendini sezdirmeyen, önceleri çok önemsenmeyen bir sızı'ntının beynine damlaya damlaya göl olması, leş kıvamında "tasvir"ler getirmesi gözünün önüne..(eşeyli, her şeyli t'üreme)

baş ağrısı çocukluktur zihninde, annedir, panalgine'dir, bir de uyku. perdeleri çekili evin. güneşi yok evin.(ev, kendine benzetmeler arayadursun, virgülün acelesi yok,,)

rengi yok ama; pembe'den çok uzak bir herşeytozpembe kandırmacasına 5 yaş düşlerini doğramış mavi bir şehir, baş ağrısı kıvamında hep. kazazede bir lacivert bu taşıdığın iç denizin kendisi. (san ki. san?)"rengin ikÂmetgah senedi çıkartılamaz" * dedilerdi hani, çocukluğun meskeni gri. bozbulanık.

sinek. tüm puştluğuyla seni uyutmamaya kararlı. uykuna, baş ağrına kon'uk olacak yine..-"böcekler esner mi olric?"
kalkıp fütursuzca camı açıyorsun, sigara; baş ağrısı ortaklığını çoktan feshetmiş, 5 yaşına el sallayan yanlarına kül tablasından grihepaynıgri bi' koku resmediyor,,(virgülün dikeni batıyor zihne, kan yok.)

çare, hiç yok. kalkıp balkonun kapısını çekiyorsun, şemsiyeni açıp yağmurda deli gibi koşmaya başlıyorsun(koşarsan, daha mı az ıslanırsın?), televizyonu kapatıyorsun, ve zihnindeki tüm "şey"ler kararıyor.

sonra da gelip bu yazıyı yazıyorsun. sana bir şey söyleyeyim mi?.. senin ağlayasın filan yokmuş. şimdi önüne dön ve koşmaya devam et, bu yağmur bitecek!(yağmuru kim döküyor) çoktan bitmiştiyse de gene önüne dön. (zaten ne tarafa dönersen dön önün hep önünde oluyor ki bu da insan anatomisinin en sevdiğim karakteristik özelliklerinden birisidir.)

"benden önce girdiğim kutu bu
ilk başım'dan vurulduğumda... "

(darzamanlar/daralıp genişleyen beyinkıvrımlarına laf anlatmaya çalışırken)
çok şiddetli olduğu durumlarda diş ağrısı bile zannedilebilir.
şakaklardan başlayıp beyne hücum eden bir cüce 300 spartalı hissi verir. hayattan soğutur. ne uyku bırakır, ne keyif bırakır insanda.
(bkz: migren)
eskimo dilinde başağrısı kelimesinin karşılığı yoktur.
şiddetli olduğunda insanı yaşamaktan soğutan, hiç bilmediği ölümü bile düşündüren illet.
sürekli koşuşturmaktan vakit ayıramadığım belli dönemler de acaba ölüyormuyum diye düşünmeme sebebiyet veren olay.
ağrısı hep göze vurmak zorundadır o yüzden uyumadan geçmez.
sirke dökülmüş bezin buzlukta soğuyana kadar bekletildikten sonra alna sarılmasıyla ya da yine buzlukta iyice soğuk kıvama gelene kadar yuvarlak kesilmiş patates dilimlerinin bir bez ya da tülbent yardımıyla alna sarılmasıyla hafifletilebilen mnkdğmn şeysi. illet. nefret.
gecenin bir vakti insanın canını sıkan ve uyutmayan illet.
"baş ağrıları, beynin doğum sancılarıdır."

(bkz: when nietzsche wept)
eğer migreniniz de varsa kafanızı kesip atmak istercesine ızdırap veren, dayanılmaz bir ağrı olur.
uğramadığı insan evledının olmadığı ağrı çeşidi.