1. 1.
    belediye otobüsünde ağlamaktansa lamborgini de ağlamayı tercih ederim diye bir yazı vardı o geldi aklıma.
    6 ... takiaceae
  2. 2.
    Paranın çok da değerli olmadığının kanıtıdır.
    (bkz: azla yetinmeyi bilmek)
    2 ... suretsiz
  3. 3.
    Konunun versusunu unuttum direkt yozgat'a odaklandım. Yozgat yani.
    2 ... rumpelstiltskin
  4. 4.
    bu gibi durumlarda, iki durumu da bizzat görmeden, şu olacağına , şöyle olsun razıyım gibisinden lafların boş olacağı vs. bekara karı boşamak kolay sözü, çok tutuyor işte böyle yerlerde.
    3 ... en asaletli duygularin adami
  5. 5.
    Kamboçyanın dağ köyü yozgattan daha mutlu edici bir ortam sunar bence ama yine de hiç maaş almayıp mutluluktan ölmeyi seçiyorum.
    5 ... keyf kahyasi
  6. 6.
    Benim gibi şehirde yaşamayın mutsuz olursunuz. Kuzinenin yanında oturup sabahtan akşama kadar kitap okumak dışarda yağan karı izlemek istiyorum. Yani çocukluğumu özlüyorum... Şehirde boğuluyorum...
    3 ... sakalacarpan
  7. 6.
    Çok maaşla mutluyum. Hayat güzel.

    Herkese iyi forumlar.
    1 ... silgi yiyen kadin
  8. 7.
    Neden çok maaş ile mutlu olunamasın ki?!
    Hoş maaş ile mutlu olunmaz ki...

    Patron sen olacaksın, işten kârın olacak maaşın değil.
    ... kirmizilikadin
  9. 8.
    Sevdiğiniz işi yapmakla alakali bi durum bence.
    Ama aslolan ne biliyor musunuz? Sağlıklı Olmak.
    Sağlık olmayınca hiçbir şeyin tadı tuzu olmuyor.
    ... kaaveli
  10. 9.
    maaşından kalan son paraları birleştiren üç kişi genelde evde yaptıkları yetmişbeş kuruşluk kahveyi bırakıp şehrin en gözde cafesine gider.amaç biraz kafa dağıtmak ,tavla oynayıp yenilene sigara aldırmak ve belki de biraz olsun kendilerinden daha üstün statüde olduğunu düşündükleri insanlar gibi yaşamak.
    tavla gelir...çaylar kahveler gelir..ama milkshake waffle gelmez çünkü daha önce denemedikleri birşeye boşyere para verip bütün ay boyunca patrona sigara parası için ağız eğmek boyun bükmek istemiyorlardır.
    bir saat beklemiş bayat çayı yudumlarken üç arkadaş zenginliğin zirvesinde hissediyorlardır..
    derken yan masaya iki adet nike ayakkabı ve mavi marka gömlek oturur ..
    elbiselere bakarlar çünkü içindeki yürüyen sivilce dikkatlerini çekmez..tabi bu elbiselerin yanında canoomm ve bebişimm isimli iki kız da vardır.
    menüler gelir siparişler verilir ..
    bizimkiler bir taraftan tavlaya odaklanıp etraftaki bu büyülü anı bozabilecek şeylerden kaçınırlar..ama gözler kalbin aynasıdır ve yan masadaki üzerinde mumlar ateşler kıvılcımlar saçan içecekler bana bakın diye çığlık atıyordur..
    bizimkilerin gülerken görünen dişleri yavaşça kayıplara karışmaya başlar..
    tavla devam ediyordur fakat yan masadaki nötron çarpışmaları
    yüzünden konsantre olmak zordur..
    sonunda içlerinden birisi o kurtarıcı hamleyi yapar ve şunu söyler ..beyler evde oynayalım geç oldu yarın sabah vardiyasındayım..kalkarlar.. ve altı çay iki kahve için ellibir lira vermenin acısıyla yola koyulurlar.kimse konuşmaz yolda herkes kendi iç karmaşasındadır..
    eve ulaşırlar ama evden çıkarken yapılan espriler, kahkahalar ve el şakaları yoktur.tavlaya devam edilmez.herkes yarın işe gitmek için hazırlık yapmak zorundadır..
    üçü de sabah kalkınca her zamanki hayatlarının devam edeceğini bilmenin verdiği huzurla uyur..
    1 ... kaptan izak