1. 1.
    bu nasıl histir aq git peşimden ne kadar sürecek acaba.
    3 ... gluppy
  2. 2.
    o can yanmasından,göğüs kafesinden bir parçanın kopup midene düşmesinden bahsediyorsun değil mi?
    4 -1 ... exlamabin
  3. 3.
    Nefesin kesilir için yanar zor geçer.
    2 ... karton toplayan cocuk
  4. 4.
    nefesin daralır, için sıkılır. kötü bir his.
    3 -1 ... melybenayol
  5. 5.
    amk içtiğim vodkanınn takıldığım mekanların da amk hiç bir şey tad vermiyor tasması sökülmüş sokak köpegi gibi oldum resmen!!
    2 -1 ... ozzzyy3
  6. 6.
    lan 2 yıldır aklımda değildin şimdi durduk yere niye geldin aklıma.
    1 ... maco cugara
  7. 7.
    Hiç yaşamadım ya nası bi his anlatsanıza
    Not: asla dalga geçmiyorum tabi ki acınızla hemen buraya şimdi anlatsam da anlamıycaksın ki diyenler doluşcak da not düşiyim dedim.
    2 -2 ... bigbangbambam
  8. 8.
    "yeniden başlama" korkusu birini kaybetmiş olmanın korkusundan daha ağır; kaybetme'nin bütün gerekçeleri, kaybeden olmamızla, mutlak kaybeden olmamızla ne yazık ki ilgisiz; insan her yeni insanda bi defa daha yaratıyor kendini ve bu belli bi yaştan sonra, takriben 20, daha da zor oluyor.

    "adın sorulmadığında adını söyleme, nasıl olduğun sorusuna sadece teşekkür edilmeli, elini uzatırsa elini uzat ve güçlüce sık, gözlerini kaçırma..." bunlar zırva. modern dünyada tesadüfe ve rastlantıya ki ikisi ayrı şeylerdir, yer yok.

    insanlar gelir ve giderler; tıpkı ölüp doğdukları gibi. hayatımız da doğum ve ölüm tecrübesinin sürekli tekrarından ibaret. biriyle tanışırsınız; "ah" dersiniz; "bu, o."

    aslında değildir. siz de; "o" değilsinizdir. biraz daha bağlanabilmek, her sabah uyanmaya yeni bi neden bulabilmek için ilahi bi gerekçe aranırsınız ve işte bulmuşsunuzdur. "sıradaki" diye bağırıncaya kadar "o"dur sizin kurtarıcınız. gidecektir, göndereceksinizdir ve bunlar muhakkak olur.

    milyarlarca kusur, bikaç sevimli etkileyici unsur, bolca renk ve ışıltıyla evrimleşmiş modern, seçkin ve fakat zavallı insan yalnızlığını giderecek nedeni yaratacak beceriden yoksundur.

    ayrılık da bize bu beceriksizliği hatırlatıyor belki. doğduğumuz andan itibaren, o kritik andan beri, çökmeye başlıyoruz, her hamlemiz yıkıntılardan kurtardığımız parçalarla "yeni" bi şey inşa etmek amacına tabi; fakat azalıyor, eksiliyor, en berbatı da yoruluyoruz.

    "olmasan da olur" ve; "kim uğraşacak şimdi" arasındaki katit, azdırıcı, lanetli ve fakat kutsal boşvermişliğe, kabule ve öylece durmaya şükürler olsun.
    11 ... agnottott
  9. 9.
    Issız adam filminde güzel betimlenen histir. Başlangıç için bir rahatlama hissi olur. Hayattaki bütün sorunların kaynağı hayatından bir anda çıkmıştır. işte bundan bir süre sonrası bir felaket. Gittikçe artan kaybetmislik duygusu, hayatında her şeyin tepetaklak dönmesi, bütün alışkanlıklarindan aniden zorunda kalmışlık, bitmiş tükenmişlik, mahvoluş. O baştaki ferahlığa sebep olan şeyler zamanla zihninden uzaklaşır. Bütün kötü anılar silinir, sadece iyileri kalır.
    işte böyle bir an yeniden yakalanırsa o ilişki bir daha yere gelmez.
    Ama acıya da alışılır. Alışkanlıkları bırakmak korkutur.
    Bir daha asla geriye dönülmez.
    Gerekirse ağrıyla yaşanır.
    1 ... dilhun