bugün

Aşk'ın bağımlısı bir ruha sahip bir üstadımız.
ben sana mecburum bilemezsin..
an gelir
paldır küldür yıkılır bulutlar
gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
o eski heyecan ölür
an gelir biter muhabbet
şarkılar susar heves kalmaz
şatârâbân ölür şarabın gazabından kork
çünkü fena kırmızıdır
kan tutar tutan ölür
sokaklar kuşatılmış
karakollar taranır
yağmurda bir militan.
Orta halli şiirleri olan guzel ruhlu adam.
Gözlerin gözlerime değince
Felaketim olurdu, ağlardım
Beni sevmiyordun, bilirdim
Bir sevdiğin vardı, duyardım
Çöp gibi bir oğlan, ipince
Hayırsızın biriydi fikrimce
Ne vakit karşımda görsem
Öldüreceğimden korkardım...
Benim en sevdiğim şairlerdendir. 15 Haziran 1925 Menemen doğumlu olur kendisi. Yani anlayacağınız, bu arkadaşın yazıdaki başarılarının nedenlerinden birini de ikizler burcu olmasına bağlayabiliriz.

1946 chp şiir yarışmasında ( Cahit Sıtkı 35 yaş birinci olmuştu. ) ' Cebbaroğlu Mehemmed ' adlı şiiriyle ikinci olmuştur. bu şiiri yazarken 19 yaşındadır. O kadar usta ismin içinden ( Fazıl Hüsnü Dağlarca gibi ) ikinci olması insanlarda büyük bir etki de yaratmıştır tabi. ama ilhan bu yarışmaya katılırken herkesin kullandığı farklı mahlasları kullanmamış, bilakis kendi ismini kullanmıştır. ve bu ismi de mahlas sananlar , atilla' nın gerçek ismi olmayacağını düşünenler de çıkmadı değil.

bu arada Nazım hayranı olmakla çok haklıdır. iyi bir idol seçmesinden ötürü idolümü seven idolümdür mantığıyla da kendisini çok severim.

işin garip yanı 'kartallar yüksekten uçar' isimli bir kitabı vardır lakin kendisi galatasaraylıdır. burada da ikizler burcunun muhteşem yansımasını görüyoruz.

'ben sana mecburum' isimli şiirini ben bebeyken ilk ezberlediğim şiir katogorisine almış bulunmaktayım. bunun için de ayrı bir önemi var tabi
görsel
Ben Sana Mecburum
Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski istanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun

Sevmek kimi zaman rezilce korkudur
insan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun

Belki Haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin..
Attila ilhan


Saygı ve özlemle
şiirleri ne kadar muhteşemse siyasi fikirleri o kadar vasatın altıdır. hem salt batı düşmanı olup hem dosdoğru kemâlist olamazsınız. batıcılık, kemâlizm'in olmazsa olmazıdır.
"Yalnızlıktanda sıyrılıp yalnız kalmak istiyorum" satırlatıyla okuru kendinden geçiren şair.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.