1. 1.
    Bir hafta önce yaşadığım olay : odada 6-7 kişi otururken ahlakından ve muhafazakarlığından şüphem olmadığını düşündüğüm bir arkadaşımın yaptığı ateistim itirafı ile ateistlerin ahlaklı olabileceğine inanmışlığım vardır. Çocuk öyle temiz ve ahlaklı ki abdestinde namazında algısı oluşturmuş bende .
    ... oflazbeyuls78
  2. 2.
    (bkz: bilim)
    1 -2 ... midi learn
  3. 3.
    (bkz: engelle butonu)

    sözlüğe sırf trollük yapayım diye geliyorsan güzel kardeşim , biraz değişik ol özgün ol. bunları biz konuştuk hallettik helalleştik.
    şimdi o şifreyi unut ve bir daha gelme buraya.

    ayrıca etik ve ahlak kavramını toplumlar oluşturur. yani bir toplumdaki ahlaki değerler diğer toplumda kabul görmeyebilir. bunu dinler belirlemez güzel kardeşim.

    edit: bak silmiş entry'i. atın lan bunu burdan!.
    17 -3 ... tatavayapmabasgec
  4. 4.
    içinde yaşadığımız toplumda Dinsizlik seçimini yapabilmiş insan, yalnızca bunun için ahlaklıdır.
    10 -4 ... benyoktumsen
  5. 5.
    gayet tabi ahlaklı olabilirler ancak ahlakı temellendiremezler, yani objektif ahlak tanımları olamaz ve de bayağı temelsiz olur. Mesela bir soru:

    bir ateist için ensest ilişki neden ''ahlaksız'' bir davranıştır?


    ateistler ahlaklı olabilir mi
    5 -12 ... entropi1974
  6. 6.
    inanç değil de kişi bazına indirgemek gerekir ahlakı.
    3 ... bak abim
  7. 7.
    Kişinin kendi çoluğuna çocuğuna tecavüzü uygundur fetvaları veren kapı koluydu çünkü, masadaki tabaktı din adamı değil.
    Kafasının içinde beyin yerine foseptik çukuru taşıyan kişi söylemi.
    Ahlak insanın kendisindedir. Ahlakı dinle ölçen foseptik çukurunuza tükürelim.
    6 -2 ... but not so
  8. 8.
    "eğer bir insanı doğru yolda tutan tek şey ilahi mükafatsa, o insan adinin tekidir." bakara suresi bilmem kaçıncı ayet yazmayı çok isterdim. fakat kendisi sıradan bir amerikan dizisinde geçen bir cümle. true detective'e de sıradan dedik ya..
    7 -4 ... pavlovun kopegi
  9. 9.
    atayizler yine klasik tepkilerini ortaya koymuşlar. Kendi mantıksızlıklarını başka bir mantıksızlık örneği üzerinden örtbas etmeye çalışıyorlar. Komik oluyorlar. *

    ''Din olmadan ensest ilişki için "ahlaksız", "kötü" veya "yanlış" deme olanağınız yoktur. Ensest ilişkiden hoşlanmıyor olabilirsiniz, fakat bu sizin ensest ilişkiyi "kötü" olarak tanımlamanız için yeterli değildir. Zira ne ahlak, ne de kötülük kişisel isteklere dayandırılabilecek şeylerdir. Bir başka deyişle; dünya senin sikinin keyfine göre dönmüyor güzel kardeşim.

    Bunları dillendirdiğinizde yine kaypakça ve konuyla alakasız cevaplar vermesiyle meşhur ortalama zekalı bir Türk ateistinden şu karşılığı alacaksınızdır: "Ne yani sen müslüman olmasan anana bacına göz mü dikeceksin?"

    Ensest tartışmasının döndüğü her yerde bu soruyu soran bir zeka küpü muhakkak çıkar. Ve bu da yine hem konuyu saptırma amaçlı, hem de çelişkilerle dolu bir sorudur. Zira bu soruyu soran kişiyi, normal bir zamanda "insanların kusurlarıyla dalga geçemezsiniz" şeklinde beylik laflar ederken görürsünüz. Ne bileyim kilolu insanlarla, engellilerle veya çirkinlerle dalga geçildiğini gördüklerinde hemen olay yerine damlar ve bunun size yanlış olduğunu bildirirler. Bunu yaparken savundukları ilke de "bir insan, elinde olmadan sahip olduğu bir özellik yüzünden küçümsenemez" ilkesidir, örneğin bir adam elinde olmayan sağlık sorunları yüzünden kilo aldıysa, 200 kilo olsa bile bu adamla dalga geçmek çok yanlıştır. Fakat ne hikmetse kendisi gidip, elinde olmadan bir aile bireyine karşı cinsel arzu hisseden birini küçümsemektedir. Oysa bu arzu da tamamen kişinin kontrolü dışında gerçekleşmiştir. Zira aşk denilen şey insanın elinde değildir. Nasıl ki sen işyerindeki Özge'ye köpek gibi aşık olduysan ve bu senin elinde olmadan gerçekleştiyse, bu adamda da piyango kendi kızına vurmuş ve kendi kızına elinde olmadan aşık olmuştur. O hâlde bu kişiyi "sen anana bacına göz mü dikiyorsun?" diye küçümsemek de yine bir insanın doğasında bulunan ve elinde olmayan bir özelliğiyle dalga geçmektir. "Çirkinlerle, kilolularla, engellilerle dalga geçilemez, ama aile bireyine aşık olanlarla geçilebilir" şeklinde keyfekeder bir ahlak ilkesi mi geliştirdin, hayırdır? Neye dayanarak aşağılıyorsun bu insanı? ikincisi ise, diyelim ki sahiden adam sırf müslüman olduğu için içindeki bu arzuyu bastırmakta ve kızına karşı kendisini frenlemektedir. Bu durumda bu adamın yaptığı şey küçümsenmek bir kenara, aksine takdir edilmelidir. Zira adam sırf sahip olduğu Allah inancı yüzünden içindeki o büyük arzuyu frenleyip, çirkin gördüğü isteklerine "özgür iradesiyle" fren koymuştur. Bu kesinlikle bir başarıdır. Zira adamın sorumlu tutulduğu mesele içindeki istemsiz arzular değil, yaptığı/yapmadığı eylemlerdir.

    Ahlakı hiçbir yere dayandırması mümkün olmayan Koray'ın bir diğer karşı atağı da şu olacaktır: "Adem'in çocukları da ensestle çoğaldı, sen ne hakla benim ensesti yanlış bulamayacak olmamı kötülüyorsun?"

    Ya o kadar başarılı bir örnek seçmişim ki şu ahlak meselesini özetlemek için, kendimi bir kez daha tebrik ediyorum anasını satayım ehehe.

    Öncelikle Adem'in çocuklarının nasıl çoğaldığına dair bir bilgi Kuran'da yok, yani Adem ve eşi hayattayken yanlarında başka insanlar da olmuş olabilir. Fakat biz yine de Adem'in çocuklarının kendi aralarında birleştiği ihtimalini gerçek olarak alalım, zira konu en güzel bu senaryo üzerinden anlaşılacak. Yani diyelim ki Adem'in çocukları yeryüzündeki tek insanlardı ve ensest ilişki ile çoğaldılar.

    Peki ensest ilişkinin "günah" olduğunu bildiren ne? Allah.

    E o halde burada tartışacak mesele ne?

    Biz zaten ensest ilişkinin Allah ve onun insanlara gönderdiği emirler olmadan "yanlış" olarak tanımlanamayacağını söylüyoruz. Yani bir müslümanın ensest ilişkinin yanlış olduğunu söylemedeki dayanağı kendi kişisel kaprisleri değil, Allah'ın gönderdiği dinde onu yanlış olarak tanımlamış olmasıdır. Adem'in çocukları yer yüzündeki tek insan topluluğuysa ve onların üremelerinin gerekliliği için ensest ilişkinin yanlış olduğu bildirilmediyse, o halde böyle bir durumda onlar için ensest ilişkinin yanlış olduğunu söylemek için hiçbir dayanağımız yoktur. Tıpkı bugün herhangi bir kutsal kitaba inanmayan Koray'ın, ensest ilişkiyi yanlış olarak tanımlamak için elinde hiçbir dayanağının olmaması gibi.

    "Ya bırak şimdi, içten içe ensestin yanlış olduğunu sen de biliyorsun, buna yanlış demek için dine ihtiyacımız yok" minvalinde bir düşünce geliştirmiş olabilirsin. Mesele benim ensesti yanlış olarak bulmam veya "içten içe" yanlış olduğunu hissetmem değil, din olmadan ensesti (ve aslında diğer tüm kötülükleri) yanlış olarak nitelendiremeyecek olmam. Allah insanları gönderdiği dine uygun bir fıtratta yaratıyor, misal Westermarck Etkisi denen olaya göre insan, beraber büyüdüğü diğer insanları cinsel olarak çekici bulmama eğilimindedir. Fakat sırf bu Westermarck etkisi bende işe yaradı diye, yani sırf ben kendi aile bireylerimi cinsel olarak çekici bulmuyorum diye, bu eylemi herkes adına yanlış olarak nitelendiremem. Sarışınlardan hoşlanmayan bir insanın "sarışınları sevmek kötü bir şeydir" demesi kadar anlamsız ve keyfekeder bir bok olurdu bu.''

    http://michaelsikkofield....15/07/sacma-insanlar.html

    ünlü blog yazarı Michael sikkofield'ın kaleminden...

    Yazıyı mutlaka okuyun.
    6 -10 ... entropi1974
  10. 10.
    tesadüflerle örülü hastalıklı dünyalarında ancak tesadüfen ahlaklı olabilirler. ancak einstein'ın da evrenin tesadüfen oluşumu konusunda keşfettiği gerçeklik olan " oluşumu tesadüfen olabilecek bir evrenin aynı ahengi sonsuz yıl koruyabilmesi imkansızdır" uyarınca onların bu ahlaklılıklarını ölene kadar korumaları imkansızdır.
    1 ... zoeger