1. 1.
    atatürkün şapka yüzünden rizeyi bombalatması
    Atatürkün rizede sevilmeme sebebidir. bugün rize meydanında heykeli yoksa, sebebi budur.
    13 -30 ... munzevi bir fikir iscisi
  2. 2.
    şapka rizeyle olan tek mesele değildir. hamidiye'nin rize'yi "ziyaret etmesinden" önce rizeliler ne vergi veriyor ne de askere gidiyorlardı...

    hamidiye rizeyi bombalamamıştır.. benim duyduğum kadarıyla bir kaç el kurusıkı atış yapmıştır... bu da rizelilerin pantalonu doldurmasına yetmiştir..

    rizeliler fazlaca sallıyorlar. örneğin tartışma sırasında "alimlerimizi astığınız ağaç rize'de hala duruyor" deyiverirler, böylece karşı tarafta bir suçluluk hissi uyandırmaya çalışırlar.. oysa 1910-1920 dönemindeki infaz fotograflarına bakılırsa kimsenin ağaç dalına asılmadığı, bu iş için özel yapılmış darağaçlarının kullanıldığı görülür...

    cumhuriyetin en iyi, en torpilli davrandığı il rize'dir..
    osmanlı döneminde istanbul'a girişleri yasaktı.. itten halliceydiler..
    cumhuriyet döneminde istanbul'un en zengin, en kendini beğenmiş, en götü kalkık, en şımarık kitlesini oluşturdular..
    istanbullulara asla tanınmayan haklar rizelilere tanındı..
    devlet sıfırdan zengin etti bunları.. kaçak inşaatlarına, hazine arazilerini zimmete geçirmelerine göz yumdu..
    siyasi sisteme kabul edildiler. belediye başkanı, başbakan, cumhurbaşkanı, vali, polis şefi oldular..

    bence atatürk'ün bir ayağını bırakıp diğer ayağını öpsünler..
    iş osmanlıya kalsaydı halleri haraptı..
    39 -10 ... arbutus unedo
  3. 3.
    dönemimiz gençlerine örnek olması gereken başarısız bombalama. geleceğin atatürkleri sözüm size. mühimmata acımayın. sağlam bombalayın.

    tozunu almayın, kökünü kurutun. sonra gene ürüyor anasını siktiklerim.
    20 -11 ... just call me alpha
  4. 4.
    Yıkılan bir imparatorluktan ve dünyanın süper devletlerinin üzerimize çullandığı bir coğrafyada Türkiye Cumhuriyeti ile Türklüğü milletler camiasının onurlu bir üyesi yapan Mustafa Kemal, şimdi yurdunu ve milletini bir Cumhurbaşkanı olarak gezmeye görmeye çıkmıştı.

    Bu amaçla Atatürk 15 Eylül 1924′te ilk kez Trabzon’a geldi. Beraberinde eşi Lâtife Hanım ile istanbul Mebusu Hamdullah Suphi Tanrıöver, Gaziantep Mebusu Ali Kılıç, Bozüyük Mebusu Salih Bozok, Rize Mebusu Rauf, Başkâtip Rusuhi ve Ankara Polis Müdürü Dilaver vardı.

    Hamidiye Kruvazörü ile Trabzon’a gelen Atatürk, 17 Eylül 1924 günü öğleden sonra saat iki ye kadar, burada gezi ve incelemelerde bulunduktan sonra Rize’ye hareket etti.

    Atatürk’ün Rize’ye geleceğini duyan Rizeliler şehrin sokaklarını doldurmuştu. Rize kurtarıcısını bekliyordu. Karaya çıkacağı iskelenin yanında kayıklarla, motorlarla yaşlı genç herkesin gözü ufukta Hamidiye gemisini arıyordu. Derken saat 17.00 ye doğru Hamidiye gözüktü. ilk motorla

    Mustafa Kemal ve eşi sahile doğru hareket ettiler. Sahilden toplar atıldı. Kurbanlar kesildi.

    Halkı selâmlayarak iskeleye çıkan Atatürk, dinlenmek için doğruca Mataracı Mehmet Beyin evine gitti. O gece Rize’de fener alayı ve şenlikler yapıldı. Ertesi gün (18 Eylül 1924) Atatürk Hükümet Konağını, Belediyeyi, Halk Fırkasını ve Garnizon Komutanlığını ziyaret etti. Vilâyette çeşitli heyetleri kabul eden Atatürk, bu arada Erzurum’dan gelen heyetle de görüştü. Erzurumlular 13 Eylül 1924′te meydana gelen depremde Atatürk’ü de aralarında görmek istiyorlardı.

    Atatürk Erzurumlulara Erzurum’a geleceğini ve durumu yerinde inceleyeceğini söyledi. Rizeli kadınlarda Latife Hanımı çok sevmişler ve etrafını sarmışlardı. O gün Rize’de yeni yaptırılan iki çeşmenin açılışı yapıldı. Çeşmenin birine Gazi, ötekine Cumhuriyet adı verildi. Bir de yeni caddenin açılışı yapılacaktı.

    Vali bunun adının Gazi Mustafa Kemal Paşa Caddesi olmasını istiyordu. Atatürk:Hayır. Cumhuriyet Olsun dedi. Caddeye bu ad verildi. Yolların düzgünlüğü Atatürk’ün dikkatini çekmişti. Vali Mehmet Hurşit Beye;

    Yollarınızı bu hale nasıl getirdiniz? Dedi.

    Vali de;

    Bütün çevre köylülerini, Jandarmalarla toplayıp çalıştırdım dedi.
    Bu duruma üzülen Atatürk;

    Hayır. Kimseyi zorla çalıştıramazsınız. Cumhuriyet angarya demek değildir. Diyerek sitem etti.
    Hükümet Konağının tahta olan merdivenlerinden aşağı inerken beyaz sarıklı Rize Müftüsü Atatürk’e bir kâğıt uzattı.

    Bu kâğıdı Rize Avukatlarından Hafız Hulusi ile Şer’iye Mahkemesi Başkâtibi Osman Efendi yazmışlardı. Kâğıdı okuyan Atatürk bunu daha sonra Valiye uzattı. Ve şöyle dedi.

    Medreseler açılmayacaktır. Bu millete mektep lâzımdır. Saat 16.30′da Rize’den ayrıldı. Gülcemal Vapuru Mustafa Kemal ’ i Fener’e kadar uğurladı.



    Rize Tarihi
    11 -4 ... ustegmenin postasi
  5. 5.
    Jhshsjahahahuaha. Diye güldüren olaydır. Atamı kızdırmışlar yine.
    7 -1 ... yalanmakinesi
  6. 6.
    (bkz: yobaz iftira şeması)
    (bkz: at yalanı sikeyim inananı)
    7 ... noxeca
  7. 7.
    Rizeliler hamidiyeyi gorunce korkudan horon tepmistir.
    4 -1 ... kedi memduh
  8. 8.
    (bkz: menzil şeyhinin azraili dövmesi)

    (bkz: yobaz yalancıdır)
    5 ... paganviodio
  9. 9.
    rize'nin amk, ülkenin başına ne geldiyse rize'den geldi.
    9 -1 ... munir bey
  10. 10.
    sözlük yazarlarından birtanesinin kıçı açıkta kalmış, yine rüyasında gürcü asıllı rizeli birtanesini yalamış.
    3 -1 ... arman