bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    Aslında bambaşka bir şekilde açılması düşünülen konuydu. Şunun gibi mesela: astroloji ve burçların, üçüncü dünya ülkelerinin zır cahil insanlarına özgü uğraşlar olması. Her neyse, başlayalım.

    1) Pek çok kültürün kökünde astrolojik öğelerin bulunması ve Harran Ovası'nda gözlemevi kuran Sümerler'in gökyüzünü incelemeleri, astrolojinin bir tutarlılık arz ettiği anlamına gelmez. Dünya'ya en yakın yıldızın insanlar üzerindeki kütleçekimsel kuvvetinin, 3-4 metre uzakta uçmakta olan bir sineğin etkisinden daha az olduğu düşünüldüğünde, milyonlarca inananı bulunan metafizik devi, astroloji, hak ettiği gerçekliğe kavuşur. istatistiksel araştırmalarda her zaman çuvallamaya mecbur olan bu alan, Venüs'e güçlü bir meteor çarptığında, Dünya üzerindeki insan nüfusunun %8'i ila %9'unun "karaktersiz" kalacağını ima eder.

    2) Ortaçağ'ın bitimiyle beraber madde ve ruh birbirinden ayrılmamış, "ruh"un, sınanabilirlik ve test edilebilirlik içermeyen bir kavram olmasının anlaşılmasında, dev bir adım atılmıştır. Johannes Kepler, çağdaş astronominin kurucusudur. Matematik profesörlüğü de yapmıştır. Gezegenlerin hareketleriyle ilgili ünlü Kepler yasalarını ortaya koymuştur. Bunun yanında astrolojiye ilişkin sonuçsuz çalışmalarının olması ve astroloji inancının olması, hâlâ astrolojiyi "aklamaz". Yıldızların insanlar üzerindeki etkilerine dair somut kanıtlar gerekir. Başka bir örnek, yakınlardan. Ali Kuşçu'nun bir astrolog olması ve Fatih'e "iyi gelecek" saatleri tahmin etmesi, astrolojiyi bir pozitif bilim haline getirmez. Günümüzde bu gibi, elinde teleskop olan bir astroloğa rastlayan var mı? Ben çok aradım, bulamadım. Hepsi de kendi "burçlar köşesi"ne çekilmiş, kamuoyu araştırmalarını ve psikolojik anketleri araklayıp değerlendirmeler yazan, gereksiz kişiler.

    Zaman içinde ünlü astronomların bile bu inanca kendini kaptırdığı ve çıkarları uğruna "saray falcısı" unvanını kabul ettikleri bile görülür. Bu amcalarımızın yaptıkları, astronomik gözlemleri astrolojik kehanetlerle birleştirip, savaş stratejileri, sağlık sorunları, gelecek gibi konularda tahmin yürütmektir. Bir gelenek olarak, eline yıldız atlası alan her astrolog, kendini astronom sanmaktadır. Rezzan Kiraz familyasına dahil olan her birey, bu türün en korkunç örneklerini oluşturur.

    3) Geçmişte astrolojinin bir ders olarak okutulmuş olması argüman olamaz. acaba sonra bu astroloji dersleri neden devam etmedi? Bir şeyler ortaya çıktığı için olabilir mi? Kaldı ki, Avrupa'daki okullarda 16. yüzyıl'a kadar astroloji eğitiminin verilmiş olması astrolojiyi bir bilim dalı yapar mı?

    4) "Aslında 12 grup insan yoktur." Evet, müsade edin, bunu sokaktaki vatandaş çıkarsasın. Takımyıldızların, insanları etkilediği soylenirken, o takımyıldızı oluşturan her yıldızın, aslında birbirinden binlerce ışık yılı uzakta olduğunu ve o takımyıldızın, bizim bakış açımızla ilgili bir form olduğunu hesaba katmazlar bu insanların 12 gruptan oluşmadığını söyleyenler. Astrologların kullandığı 12 takımyıldızın dışında bir de "Yılancı" dedigimiz, 13. takımyıldız söz konusudur. Bu sebeple, bu gerçekten kaçış söz konusudur ve "insanlar 12 gruptan oluşmazlar." (!)

    Keza, astrologlara göre bizi en çok etkileyen Ay'ın ve onun gelgit etkisinin, vücudumuzun büyük oranda sudan meydana gelmesiyle açıklanması, ayrıca ironiktir. Gelgit, yüzölçümüyle ilgilidir ve bu yüzden göllerde bile kusursuz bir biçimde gözlenemez. Deniz, okyanus gibi büyük yüzölçümüne sahip su birikintilerinde gözlenir.

    5) "Aptalca bir şeye milyonlarca kişi de inansa, o yine aptal bir şeydir." Hele ki bu inananlar, tahtlarını, paralarını veya itibarlarını kaybetme korkusu taşıyan, aşmış, Doğu mistisizmine merak salmış Ferrari'sini Satan Bilgelerse, durum daha da tatlı bir hal alır.

    6) Hipokrat'ın "Astroloji bilmeyen doktor olamaz." sözünü duymuş muydunuz? Evet, tıbbın yeni yeni yeşermeye başladığı topraklarda, tıbbı yeşerten adamın böyle bir söz söylemesi anormal bir durum teşkil etmiyor. Gözlem aletleri yok, bilimsel yöntemler geliştirilmemiş, anestezi yöntemleri bile ortada yok. Kişilerden alınmaya çalışılan referanslar, hep Rönesans öncesinden, ancak günümüzdeki hiçbir bilim insanından bu konuda pozitif bir açıklama yok.

    7) Dünya'nın dönüş hızı sabit olmadığı için, burçlar için verilen tarih aralıklarının bile yanlış olduğunu biliyor muydunuz? Bu bir yana, yıldızların ışıklarının binlerce ışık yılı öteden Dünya'mıza gelmesi, bu sebeple, görülen takım yıldızların aslında binlerce yıl öncesine ait görüntüler sergilemesi, gelecekten sözde haberler veren astrolojinin aslında binlerce yıl öncesinden bahsettiği ihtimalini de düşündürmelidir.

    Açıkçası astroloji ve burçlar, karakterini oturtma çabasında olanların rehberidir. Arayıştaki kişi, kategorize edilmiş burç özelliklerini, iyisiyle kötüsüyle benimser, bazen bir ömür bu benimsemeler doğrultusunda devam eder.
    ... diesirae