1. 1.
    heheh benim derdim başka. söz onu sakınmadan söyleyeninse ki öyle, sözünün de sözlüğünün de amınakoyim güzel kardeşim. oldu mu?

    ulan bari bir,
    "ibrâhîm!
    gönlümü put sanıp da kıran kim?"

    beklerdim.

    sen ikinci yeni'yi cebinden çıkaran adama bunca senedir tek kelâm etme fakat asaf, uyar, cansever dendi mi kepçe kepçe melankoli, kamyon kamyon destan dök. şevkim gevredi acılarınızdan. ha saygı duyuyor muyum: illâki duymuyorum. ulan 00.00'da akrep yelkovana saksoya yattı mı, yağmur olup yağıyorsunuz be. yalnızlık'ınızdan aşk'ınızdan, unutamayıp çok kederlenmelerinizden ve dahi 'çok sarhoşum'larınızdan adım atılmıyor. bileklerine kadar balçıkta, aksesuar niyetine hibrit kültür dolması yiyen paşazede, dökülüyor da ben bu yazıyı sana yazdım diye (kızılmasın ama), his nedir, nedendir desen şaşıfelek çıkmazı mendilci çocuğu psikozunda ühühühleyecek. iveği kemiğini sikeyim heheh çok sinirliyim.

    asaf halet, vazolu şair diye de bilinen; şair. letrist değil. budizm hayranı. böyle bıyıklı, ceberrut dış görünümünün altında inceden bir taverna tabağı psikolojisi taşır hallerde, efendime söyleyeyim, işte tanımadığınız bir adammış nihayetinde. kunâla der, mara der, o zamanlar daha bakınız fasilitesi ve moderasyon yok ya, üfürür işte kendince.

    beklemiyorum.
    12 ... nafika
  2. 2.
    (bkz: he)
    2 ... aforoz zedeler
  3. 3.
    uzattım ellerimi,çok uzaklara gitmiş,yıldızlar düşürmüş gelirken...yıldızsız kalınca gece, uyunur...tavanı yok siyah gök...sırtüstü yere yattım...tavansız göğe düşüyorum...

    Asaf Halet Çelebi
    ... lahmike lahmi
  4. 4.
    büyük şair.
    başka bir dünya.
    başka bir anlatım.
    özgün.
    5 ... ozan oyunbozan
  5. 5.
    güneşin ışığı

    her şey güneşi seviyor
    hattâ denizler bile
    denizlerde nefes alan sen bile
    ve biz
    güneşi değil ışığını seven insanlarız

    güneş içime vuruyor

    güneşin ışığı var
    güneş yok
    güneşin ışığını kim anlatabilecek

    pazar pazar gezmek
    dağ dağ dolaşmak
    ve ormanlarda kalmak

    güneşin ışığını anlatacak olanı arıyorum

    güneş içime vuruyor.

    asaf halet çelebi
    5 ... ozan oyunbozan
  6. 6.
    sözcüğü durulaştıran şair. ikinci yeni'nin asaf halet'in paltosundan çıktığı söylenir. yaşadığı döneme bakılırsa devrinin çok ilerisinde bir şairmiş. saygı duruşunda bulunulacak üstad.

    'kendi göklerimden indim
    kendi duvarlarıma
    konduğum duvarlar yıkılsın
    bahtiyaaar

    havuzlarımda birkaç damla su içip
    ağaçlarımın çiçekli dallarına uçtum
    konduğum dallar kurusun
    bahtiyaaar

    seni bahçelerimde uyuttum
    seni duvarlarımda sakladım
    havuzlarıma güneşler vurduğu zaman
    gözlerini açıp bana gülerdin
    bahtiyaaar

    yazık sana verdiğim emeklere'
    1 ... pashacocuuu
  7. 7.
    çok naif ve kendine özgü bir tarzda şiir okurmuş, küllük'te zamanın edipleri ondan şiir dinlemeye teşne imiş.
    ... lingua sacra
  8. 8.
    "bu can benden geçmeden
    bu dünyadan göçmeden
    bir tek seni sevmek çok değil"
    ... asdfjk
  9. 9.
    mizah sever, gülen, eğlenen bir şairdir. şiire çok farklı bir bakış açısı kazandırmıştır. kimileri onu garip akımının öncülerinden sayar fakat o hiç bir akıma ait olmamıştır. şiirlerini anlamak için ciddi bir kültür birikimine ihtiyaç vardır. genel itibariyle şiirlerinde yahya kemal in etkileri görülür. şiirlerinde çokca yabancı kökenli terim kullanmıştır. fiziki açıdan ise kısa boylu çekik gözlü birisidir. arkadaşları onu çinlilere benzetir. şiirlerinin mistik bir havası vardır. bu mistizm genellikle islam ve budizm kökenlidir. hayatı boyunca çocukluğuna özlem duymuştur. dolayısıyla yaşamı boyunca şiirlerinde hep farklı yerlere kaçış vardır. bazen 50 milyon yıl öncesine gider, bazen ilk insanlar dönemine kaçar, bazen hz.ibrahim e, bazende hz.muhammed e sığınır. iki evlilik yapmış, hayatı boyunca mütevazi işlerde çalışmış, az ama öz şiir yazmıştır. maddi açıdan çok sıkıntı çekmeselerde müreffeh bir hayatta sürmemiştir. om mani padme hum şairi olarak da tanınır kendisi.
    1 ... postmoderndervish
  10. 10.
    tahtadan yaptığım adam
    ne yemek yiyor
    ne konuşmak biliyor
    kaskatı gözlerle
    görünmez yerlere bakıyor.

    tahtadan yaptığım adam
    hatırlıyor ki
    bir zaman
    nefes alan
    ince ince yaprakları vardı
    toprağı iştiha ile yiyen
    liften
    ince ince ağızları vardı.

    tahtadan yaptığım adam
    ağaçtan uzaklaştı
    ve insana yaklaştı
    yazık ki
    ne insan oldu
    ne ağaç.
    2 ... lanetlizeynep