1. 1.
    Peygamber Muhammed’den yüzyıllar önce Arabistan, Vedik kültürünün parlak merkezi ve olağanüstü zenginliklerle dolu bir coğrafyaydı.

    Bu kadim kültürün ne olduğunu öğrenmeğe başlarken önce Arabistan adına bakabiliriz; bu kelimenin orijinali Sanskritçe “Arvasthan”dır ve Atlar Ülkesi anlamına gelmektedir. Daha da derinden bakacak olursak Arva (atlar) ve Sthan (yer) anlamındadır. Bu bölgede yaşayan halka Semitik denilirdi; bu da yine Sanskritçe Smritic’den gelir. Araplar kadim Vedik Semitizmini izlemekte Manu-Smriti!yi kutsal sayarlardı. O dönmede Uttarapath (Kuzey Yolu) Hindistan’ın kuzeyine açılan uluslar arası bir yoldu ve tün ön asya'ya ve Arabistana açılıyordu. Ayrıca islamın doğuşundan 800 yıl öncesinden başlamış bulunan çok sıkı bir deniz ticareti de söz konusuydu: Basra limanı Hindistan’dan gelen tüm malları ve konukları karşılıyordu. Konuşulan dil Sanskritçe idi ancak yüzyıllar gibi uzun bir zamanda giderek değişti ve günümüz Arapça’sına dönüştü. Bunun en aşikar kanıtı Arapça ve Sanskritçe bulunan sayısız benzer kelimedir; işte bazıları:

    Sanskritçe, Arapça , Türkçe

    Sagwan , Saj , gemi kerestesi
    Vish , Besh , zehir
    Anusari , Ansari , Havari
    Shishya , Sheikh , şeyh
    Mrityu , Mout , ölüm
    Pra-Ga-ambar, Paigambar , cenetten gelen
    Maleen , Malaun , kirli
    Aapati , Aafat , afet
    Karpas , Kaifas , keten
    Karpur , Kafur , kafur
    Pramukh , Barmak , şef

    Hatta bazı kılıçların adına Handuvani, Hindi, Saifulhind. Muhannid denilirdi. Sanskrit Astronomisi de Arapçada kolayca görülmektedir; Brahma-Sphuta- Siddhanta; Sind-Hind olarak; Khanda-Khadyaka da Arkand olarak geçmiştir. Matematiğe ise Arapçada Hindisa denmektedir. Araplar matematik; fizik ve astronomi gibi hemen her alanda bilgilerini Hindistandan alarak kendi sistemlerini geliştirdiler.

    Önemli Arap bilginlerinden olan W.H. Siddiqui’den alıntı;

    “Arap medeniyeti Hindistanla yapılan kültür ve mal ticaretinin sonunda yoğun ve geniş çapta bir ilerleme gösterdi. Göçebe arap aşiretleri büyük bir ölçüde yerleşik düzene geçtiler ve hatta surlarla çevrili kentlerde yaşamaya başladılar; hayvancılık; tarım ve ticaretle uğraştılar; tanrılardan korktular ve krallarını yücelttiler.”

    Bazı kimseler yanlış bir şekilde Arapların Hindu sözcüğünü aşağılamak için kullandığını düşünmektedir. Bu tamamıyla yanlıştır; islam öncesi Arabistanda Hinduizm çok yaygındı; bunu kolayca en sevdikleri kızlarına “Hinda” yada “Saifi Hindi” adlarını vermelerinde belliydi. Arapların Hindistanı manevi ve kültürel anavatanları olarak görmeye alışık oldukları aşağıda dört Vedanın değinildiği şiirden anlaşılmaktadır:

    “Aya muwarekal araj yushaiya noha minar HIND-e Wa aradakallaha manyonaifail jikaratun” ” Ey Hint ülkesi, sen ne kadar da kutsalsın; sen Tanrı tarafından seçilmiş ve bilgelikle kutsanmışsın”

    “Wahalatijali Yatun ainana sahabi akha-atun jikra Wahajayhi yonajjalur -rasu minal HINDATUN ”
    ”Dört fener gibi parıldayan şahane bilgeliğin bolluk ve bereket getirir”

    “Wahowa alamus SAMA wal YAJUR minallahay Tanajeelan Fa-e- noma ya akhigo mutiabay-an Yobassheriyona jatun”
    “Bu bilgiyle yanan SAM ve YAJUR yaradılışta bahşedildiler; işte kardeşlerim özgürlüğe giden Vedaların yoluna saygı duyun ve izleyin”

    “Wa-isa nain huma RIG ATHAR nasayhin Ka-a-Khuwatun Wa asant Ala-udan wabowa masha -e-ratun”
    “Diğer ikisi RIG ve ATHAR bize kardeşliği öğretecek;karanlık onların aydınlığında sonsuza kadar yok olacaktır”

    Bu şiir Labi-Bin-E- Akhtab-Bin-E-Turfa tarafından Arabistanda yaklaşık MÖ1850’de yazılmıştır. Bu şiir; kadim Arap şiiri antolojisi çalışması olan Sair-Ul-Okul’da bulunmaktadır; bu eser MS 1742’de Sultan Selim!in emriyle derlenmiştir. Arapların MÖ 1800 lü yıllardan beri Vedaları kutsal yazıtları olarak kabul ettikleri ve bunlara sadakatle bağlı oldukları sadece Vedaların ne kadar eski değil, aynı zamanda Hint uygarlığının I ndus’tan Akdeniz’e kadar uzandığını da kanıtlamaktadır.

    Muhammed peygamberin doğumu sırasında da Vedik kültürü oldukça canlıydı. Yine bunun kanıtını Sair-Ul-Okul’dan alalım ve peygamberin doğumundan 165 yıl önce yazılmış bir şiirde bulalım:

    “Itrasshaphai Santul
    Bikramatul phehalameen Karimun
    Bihillahaya Samiminela
    Motakabbenaran Bihillaha
    Yubee qaid min howa
    Yaphakharu phajgal asari
    nahans Osirim Bayjayholeen
    Yaha sabdunya Kanateph natephi
    bijihalin Atadari Bilala masaurateen
    phakef Tasabahu. Kaunni eja majakaralhada
    walhada Achimiman, burukan, Kad, Toluho
    watastaru Bihillaha yakajibainana baleykulle amarena
    Phaheya jaunabil amaray Bikramatoon” – (Sair-ul-Okul, sayfa 315)

    “Ne mutlu onlara ki Kral Vikram’ın zamanında doğdular: Zira o kendisini halkının iyiliği ve selametine adamış, cömert ve çalışkan bir kraldı. Ancak o zamanlarda biz Araplar maneviyatı unutmuş ve dünyevi zevklere düşmüştük.Entrika ve eziyet yaygınlaşmıştı. Umursamazlığın karanlığı ülkemizi sarmalamıştı. Canı için çırpınan kurdun ağzındaki bir kuzu gibi; biz de boşvermişliğin pençesindeydik. Ancak günümüzü aydınlatan şafak; eğitimin ışığı altında sonucunu verdi ve o bilge Kral Vikram biz yabancıları unutmadı. Kendi kutsal kültürünü, gönderdiği bilginler ve öğretmenler sayesinde ülkemizin üzerindeki güneş gibi aydınlattı. Bizlere Tanrı’nın varlığını hatırlattı ve ona giden yolu gösterdi”

    Orijinler adlı kitabında (3. ve 4. ciltler) Sir W. Drummond şöyle demektedir: !ibrahim vahi aldığı zamanlarda insanlığın ortak dili ve kültürü Sabaizm idi. Ve felsefeleri dünyadaki bütün milletlere ulaşmış durumdaydı.” Kitabının 439. sayfasında Kabe tapınağında bulunan 360 ikonadan söz etmektedir; bu Vedik ikonların adları Arapça – Sanskritçe karşılaştırılmasıyla bazıları verilmiştir:

    Arapça , Sanskritçe , Türkçe

    Al-Dsaizan , Shani Saturn
    Al-Ozi or Ozza , Oorja kutsal enerji
    Al-Sharak , Shukra, Venus
    Bag , Bhagwan , Tanrı
    Bajar , Vajra Indra’nın şimşeği
    Kabar , Kuber , Zenginlik Tanrısı
    Dar , Indra , Tanrıların Kralı
    Dua Shara , Deveshwar, Tanrıların Lideri
    Habal , Bahubali , Dayanıklılık Tanrısı
    Madan , Madan , Aşk Tanrısı
    Manaph , Manu , ilk insan
    Manat , Somnath , Lord şiva
    Obodes , Bhoodev , Dünya
    Razeah , Rajesh, Kralların Kralı
    Saad , Siddhi , Şans Tanrısı
    Sair , Shree Zenginlik Tanrıçası
    Sakiah , Shakrah Indra,
    Sawara , Shiva-Eshwar Şiva
    Yauk Yaksha Kutsal varlık
    Wad , Budh Mercury

    Kabe ele geçirilmeden önce uluslar arası bir Vedik Tapınağı idi. Harihareswar Mahatmya kadim Vedik Yazmalarıdır; burada Vişnu’nun Mekke deki ayak izinden bahsedilmektedir. Bununla ilgili önemli ipuçlarından birisi Müslümanların bu bölgeye Sanskritçe Hariyam dan gelmiş olan Haram demeleridir; HARI , Vişnu’nun müttefikidir. Eski yazıtlar şöyle der; :

    “Ekam Padam Gayayantu
    MAKKAYAANTU Dwitiyakam
    Tritiyam Sthapitam
    Divyam Muktyai Shuklasya Sannidhau”

    Burada Vamana’ya; üç belirli mekana ayak basarak buraları kutsayan Vişnu’nun reenkarnasyonuna bir gönderme vardır; bu yerlerin adı Gaya; Mekke ve Shukla’dır. Bu şekilde oyulmuş kutsal mekanların ziyaret edilmesi Vedik bir gelenektir. Ayak izlerinin günümüzde iddia edildiğinin aksine herhangi bir kişiye ait olmadığı kesindir zira bu figürler hep tek ayak şeklindedir.

    Kabe’de bulunan siyah taş (SAnge Aswat olarak bilinir ve Sanskritçesi Sanghey Ashweta dır ve beyaz olmayan taş anlamına gelir) bir Şiv Amblemidir. Kabe’de arkeolojik kazılar yapılacak olursa Vedik ikonların kalıntılarına kolayca rastlanabilir. Kabe anlam olarak Sanskritçe Ghaba dan gelmektedir ve anlamı Mabet’tir. Hajja ve civar bölgelerinde Rama ve Somia kabileleri vardı; bu isimleri kabilelerin izlediği Tanrısal varlıklar olan Vedik Soma (güneş)ve Rama’dan (ay) gelmektedir. Ay Tanrınsın islam öncesi dönemlerde çeşitli isimleri vardı; bunlardan biri Al-lah idi. Al-lah’ın 3 çocuğu vardı ; bunlar; Al-lat, Al-uzza ve Manat idiler. Al-lat ve Al-uzza ikisi de dişildi. Manat ise Somnath yani Ay Kralının ismidir ve Kabe’nin o dönemde Ay Tanrısı Somnath’ın hizmetindeydi. işte Kabe’deki siyah taş tüm Şiva ikonlarında Şiva’nın anlında bulunan ve dolun ayı temsil eden taştan başkası değildir. Ayrıca her Şiva tapınağında Ganj Nehrini temsilen bir su kaynağı bulundurmalıydı. Zemzem suyu kaynağı bu eşleşmeyi tamamlamaktadır.

    Alıntı.
    4 -3 ... lin kuei
  2. 2.
    Hepsini okudum, cidden uzunmuş.
    1 -1 ... konglamere lenf nodu
  3. 3.
    Hangi cahilin yazısıysa peygamber kelimesini Arapça zannediyor.

    Birisi götünden bir iddia uydurmuş, ne kaynak var ne referans var. Yalan yanlış bilgilerle dolu bir yazı. Peygamber kelimesi örneği de bunlardan biri.

    Not: peygamber Arapça değil Farsçadır.

    Beybi!
    2 -1 ... fistingci sahap
  4. 4.
    Peygamber kelimesi arapça denmiyor sanskritçe den arapça ya geçti deniyor yazıda dikkatli okuyunuz

    Zaten farsça da hintçe ve sanskritçe ile akraba olan bir hint-iran dilidir o iki dilin kökeni ortak zaten

    Beybi!
    1 -2 ... lin kuei
  5. 5.
    Bende zaten peygamber farsça bir kelimedir ve hintçe,sanskritçe gibi diller farsça,avestaca ve afganca gibi dillerle akrabadır yani hintliler ve irani kavimler bir soydan gelirler dedim

    Beybi!
    1 -1 ... lin kuei
  6. 6.
    ibrahim'in dininde brahmanizm'den dolayısı ile hindu dininden temel benzerlikler bulmak mümkün hatta kesin.

    hatta ibrahim'in kendi döneminde kendisini hindistan bölgesinde brahman olarak tanıttığı ama mucize göstermediği için kafir ilan edilerek burada ki kafirlik değil krişna'ya rakip olması olabilir ) tüm ailesi ve klanı ile kovulduğu gibi bir rivayet var.
    zaten ibrahim firavun'un topraklarına ulaşmadan nemrut olayını bir mucize olarak sunması da bundan ki bu mucize tutmamış olacak ki mısır topraklarına yürüyor ve o bölgede ki ahlak kurallarını bile hiçe sayıyor. karısını bile sakınmıyor. asya kültüründe kadını sakınma olayı çok düşüktür.

    hinduizm'e gelince ve tabi hint kültürüne ortadoğu coğrafyasında ki insanların dönemin hint inanışları ve felsefesine akıl yor(a)mama nedeni akıl erdirememeleri olabilir ...(tabi benim bilgim tamamen yetersiz fakat bu konuda avrupa ve batı asya kültürü de yeterli olmamış) .

    açıkça yazalım bugün bile hint toplumu dünya ortalamasına göre yüksek zeka seviyesi gösterir... matematik ve bilgisayar alanına bakmak yeterli.
    hinduizm'e dönersek

    çünkü hinduizm ve brahmancılık ve ona destek veren hint felsefesinin ortadoğu ve mısır dinlerinin (sümer-akad-sami -firavun dini hatta yunan çok tanrılı mitleri) çok çok ötesinde olduğu gerçeği var.

    bugün bana göre en büyük din (sayı bakımından -1,1 milyar'dan fazla inanan) yekpare inanış ve ayrım olayının en düşük olduğu din olarak hindu inanışıdır.
    şunu yazalım çok tanrılı dinler ve ek tanrılı 3 dinin yekunu hint yarımadasında ki dini kültürün ve felsefesinin yüzde onuna (%10) belki erişir.

    kama tarkan'ın alıntı olarak yaptığı metin karmaşası bile bunu anlamaya yeter ki güzel yazı yazarın aktardığı yazı.

    bugün hindistan'da hinduizm ve budizm kaynaklı birbiri ile çelişmeyen aynı kaynaktan beslenen milyondan fazla tanrı ve inanış var ki bunların hepsi gözle görülür harika bir kültüre sahip ve her biri bir felsefi görüşe dayanırken diğer tanrıları ve tanrıçaları inkar politikası da yok.

    yine yazıyorum benim yazım yalnızca bir iletişim aracı ,aktarma.

    ortadoğu toplumlarının hint inanışlarından etkilenmemesi diye bir şey olamaz ibrahim'in getirdiği kurallar bile bunu gösteriyor ve bazı putlar.

    kabe olayı ise kama tarkan'ın alıntısında ki gerçekleri göz ardı etmememizi gösteriyor.

    bugün bile kabe'nin tek tanrının tapınağı (islam öncesi) olduğunu ispatlayacak hiç bir delil yok epey bir yazına sahip yunanlılar bile kabe'nin bir tek tanrı tapınağı olacak bir öneme sahip olduğunu yazmamış olması acayip değil mi ,yahudilerde hristiyanlarda önemsememiş kabe'yi nasıl tek tanrı tapınağı ise.

    tek bir delil yok ,tek tanrı nasıl oluyor da binlerce sene kendinin en kutsal tapınağını putlara terk ettiriyor ve muhammed'den önceki gönderdiği peygamberler kabe'yi önemsemiyor yada kıyısından geçiyor.

    tabi buna başlığa bağlı bir hinduizm yorumu getirmek gerekir fakat islam inanışı kabe putlarının mistisizmine yaklaşamadığından yoruma gerek yok.
    çünkü hinduizm ve brahmancılığın kültürü yanında islam kültürü dev bir meş'alenin yanında yanan tealight mum gibi.

    ne yazık ki ..
    ... baris hemen simdi
  7. 7.
    yahudilikte hinduizmin etkisi daha fazladır.
    5 ... timur cengiz hulagu