1. 1.
    yeni bir atasözü. manası boş şimdilik.
    1 -6 ... judas
  2. 2.
    bal olmasını mı bekliyordunuz?
    7 ... elmas bogazici
  3. 3.
    yazar sıçar başlık olur da eklenmeli.
    8 ... uzakyolun yolcusu
  4. 4.
    Bu judas denen yazar 50 sene önce de vasatın dibi entryler girerdi, şimdi baktım sildikleri hariç 19.000 tane entry girmiş ama yazarlığı zerre kadar ilerlememiş. Buraya ayırdığın zamanı kişisel gelişimine ayirsan belki daha mutlu olurdun.

    Tanım: bokun tadına bakıp bal gibi lezzetli olduğunu düşünen yazarın yumurtladığı zırva.
    2 -1 ... 84parcayemektakimi
  5. 5.
    Uyduruk tespit. Arılara pok atmayalım lütfen. Maalesef bu olay öyle değildir. Toplayıcı Arı, çiçeklerden topladığı nektarı, özel sindirim sisteminde fazlalık olan yemek borusuyla midesi arasındaki kursakta toplayıp (yaklaşık yarısı, kalanını kendisi için midesine aktarır) bir takım enzimlerle tekrar ağızdan kusarak işçi arılara aktarır. Kovandaki işçi arılar toplayıcı arılardan aldıkları nektarı yaklaşık 15-20 dakika boyunca geri çıkarıp tekrar içer. Bu süreçte enzim içeren salgılar nektarla karışmaya ve nektarın yapısındaki sakkaroz glikoza ve fruktoza dönüşmeye devam eder. Daha sonra kovandaki işçi arılar nektarı bal peteklerine aktarır. Ayrıca normalden büyük ve geniş kalın barsakları sayesinde uzun bir kış boyunca kovanı pislemeden yaşayabilirler.

    --spoiler--
    BAL ARININ DIŞKISI MIDIR?

    Pek çok kimseler balı, arıların
    dışkısı zanneder. Bu yanlış
    düşünceyi gidermek için kısaca
    arıların sindirim organından
    ve balın nasıl yapıldığından
    bahsetmek bir fazlalık olmaz
    zannederim.
    Arıların sindirim organı da
    aşağı yukarı insanlarınki gibidir.
    Ağız, yemek borusu. Kursak,
    mide, ince kalın bağırsak
    ve anustur. Bu sıralamada
    insanlarınkinden fazla olarak
    yemek borusu ile mide arasında
    kursak vardır.
    işte arılar, ağızları ile
    aldıkları besin maddelerini,
    göğüsleri boyunca uzanan
    yemek borusu vasıtası ile
    kursaklarına ulaştırırlar. Arılar
    vücutlarının ihtiyacı için sarf
    edecekleri besin maddelerini
    kursaklarından midelerine
    geçirirler. Bal yapacaklarını ise
    bir müddet daha kursaklarında
    tutarak, özel salgıları ile onu
    bala dönüştürürler. Kursakta
    bala dönüştürdükleri maddeyi
    tekrar ağızlarına getirerek
    diğer arılara verirler veya petek
    gözlerine püskürterek orada
    olgunlaşmasına terk ederler.
    Örneğin, arı çiçekten çiçeğe
    dolaşarak kursağını 100
    miligram nektar ile doldurdu
    ise, bunun 40 – 70 miligramını
    kendi enerjisi için sarf eder, yani
    midesine aktarır. Geri kalan 30
    – 60 miligramını da kursağında
    saklayarak petek gözlerine istif
    eder.
    Arıların kalın bağırsağının orta
    kısmı biraz şişkince olduğundan
    burada dışkılarını uzunca bir
    müddet muhafaza edebilirler.
    Bu sayededir ki, kışın uzun
    zaman dışarı çıkmayan arılar,
    kovanlarına pislemeyerek
    havaların ısınmasını beklerler.
    Nitekim, ilkbaharda arılar ilk
    uçuşa çıktıklarında, uzaklara
    gidecek fakat bu fırsatı
    bulamayanlar kovanların civarına
    ve hatta o sırada arılıkta gezinen
    varsa onların üzerine bal mumu
    renk ve kıvamında suluca
    dışkılarını bırakırlar.

    http://www.demokrattrakya...arinin-diskisi-midir.html

    --spoiler--

    Bal insanların çok eski zamanlardan beri şeker kaynağı olarak kullandığı bir besin. Bal büyük oranda şekerden oluşur. Ayrıca içinde enzimler, amino asitler, vitaminler, mineraller ve başka organik maddeler de vardır.

    Bal arıları çiçekler tarafından üretilen nektarı bala dönüştürür. Nektar, çiçekli bitkilerin böcek ve kuş gibi canlıları kendilerine çekmelerine yardımcı olarak, tozlaşmada önemli rol oynar.

    Nektar, çiçekli bitkilerde nektaryum olarak isimlendirilen yapılar tarafından salgılanır. Nektarın temel kaynağı fotosentez sonucu oluşan besin maddeleridir. Nektar büyük oranda sakkaroz, fruktoz ve glikozdan oluşur. içinde şekerin yanı sıra amino asit, lipit, organik asit gibi maddeler de vardır. Nektarın yapısındaki maddelerin türü ve miktarı bitkiden bitkiye değişir.

    Toplayıcı arılar çiçeklerden topladıkları nektarı vücutlarındaki bal midesi olarak isimlendirilen bölgede depolar. Bu süreçte salgıladıkları bazı enzimler nektarın yapısındaki disakkaritlerin (özellikle sakkarozun) monosakkaritlere (glikoza ve fruktoza) parçalanmasını sağlar.

    Toplayıcı arılar topladıkları nektarı kovandaki işçi arılara aktarır. Kovandaki işçi arılar toplayıcı arılardan aldıkları nektarı yaklaşık 15-20 dakika boyunca geri çıkarıp tekrar içer. Bu süreçte enzim içeren salgılar nektarla karışmaya ve nektarın yapısındaki sakkaroz glikoza ve fruktoza dönüşmeye devam eder. Daha sonra kovandaki işçi arılar nektarı bal peteklerine aktarır.

    Balın en önemli özelliklerinden biri içindeki su oranının hayli düşük olmasıdır. Kovandaki işçi arılar kanatlarını çırparak kovanı havalandırır, bu da bal peteklerinde biriktirilen nektardaki fazla suyun buharlaşmasını sağlar. Böylece bitkiler tarafından salgılanan nektardaki su oranı %80 düzeyindeyken, bu oran balda %20’nin altına düşer. Nektarın bala dönüşümü 1-3 gün sürer.

    Bal, zayıf asit özellikte bir maddedir. Bunun nedeni yapısındaki glukonik asit gibi organik asitlerdir. Balın tadı ve kokusu ise içindeki kolayca buharlaşabilen (uçucu) organik maddelere bağlıdır.

    http://www.bilimgenc.tubi...isinda-hangi-maddeler-var
    --spoiler--

    arı sıçar bal olur insan sıçar bok olur
    1 ... gazeloglu
  6. 6.
    Olmamış bu atasözü, yeniden yap.

    Arılar sıçmaz, kusar cahil herif.
    ... yildizlarin altinda