1. 1.
    bunlar da sadece annelere has huylardır. babalar yapmaz bunları mesela.

    yemeklerden sonra, elbezi ile ellerimiz ağzımızı silmek istemesi. (ne kadar büyürsek büyüyelim)
    eve gelince; "geldin mi?" demesi.
    babaların gelmesine yakın değişmeleri, daha bir nazlı, alıngan ya da kaprisli olmaları.
    "baban gelsin, görürsün" diye tehdit etmeleri.
    48 -3 ... sadettin kanyak
  2. 2.
    yemekteyken sürekle direktifler vermesi biraz su iç şimdi ekmek ye biraz bekle şimdi ana yemeğe saldır gibi.
    62 -1 ... xy27
  3. 3.
    elinde meyve sepetiyle evin değişik odalarında bulunan aile bireylerine meyve servisi yapması,
    insan üstü bir gayretle yerleri silip parkeleri aşındırması sonra "aman da yorgunum ben" diyerek aile bireylerini telaşlandırması,
    "bugün okula gitme alışverişe gidelim" diyerek okula göndermemesi, sonra "senin neden bu kadar çok devamsızlığın var" diye şikayet etmesi,
    alışverişteyken "bunun daha kısası yok mu" diye sorması, "ay bu cok kapalıymıs" diyerek alacagı seyi bırakması, ne alsa kısalttırması..
    vs.
    15 -2 ... anelia
  4. 4.
    plastik yogurt/peynir/dondurma kutularini atmayip saklama kabi olarak kullanmalari sonra da dolaplarin bu kaplarla dolup tasmasi. en kotusu de buzlugu acip baktiginiza dondurma var zannedip kutuyu actiginizda icinden bezelye cikmasi oluyor.
    camasirlari belli bir kurala gore ipe asmasi ve siz rastgele astiginizda bak bunu buraya asmayacaksin, atletler bir yere, donlar ayri bir yere yan yana, bu tisortler boy sirasina gore falan deyip cildirtmasi.
    61 ... klytie
  5. 5.
    siz evde yokken oturduğunu, kadın programlarını izlediğini bildiğiniz halde siz evdeyken, perde astırması, temizliğe kalkması.
    13 ... sadettin kanyak
  6. 6.
    menapoza girmeleri.*
    14 -11 ... yat geliyorum
  7. 7.
    evde yatıya kaldığım zaman her sabah saat 8'de benim odanın camını açması. uyan demek mi bilemedim.
    13 ... gulhan seven adam
  8. 8.
    sabahları her temizlik başlangıcı allah şu canımı alsın da kurtulsam elinizden cümlesini rutin bir şekilde söylemesidir. o dakka anneden uzak durulmalıdır temizlik bitene kadar yanına yaklaşılmaması şiddetle tavsiye olunur yoksa terliği kafaya yersiniz.
    16 -1 ... gezenadam
  9. 9.
    dışarı çıkarken olum çık yukarı bir kontrol et bakalım ütünün fişi çekik mi , ocak kapalı mı , televizyonu kapamış mıyım gibi unuttuğunu sandığı şeyleri kontrol ettirmesi ve de her seferinde ütünü fişinin çekik , ocağın ve televizyonun kapalı oluşu.
    9 ... sopartacus
  10. 10.
    kızardım anneme benimle övünmesini bilmediğinden. istediğim beni başkalarına övmesi de değildi ama keşke yermeseydi.

    bi konu komşu toplandığında nasıl olur olur söz çoluk çocuk tombalak torundan söz açıldı mı başlardı herkes ay benimkinin böle marifetleri var, ayy benimki şunu pek güzel yapar, ay benimki günde 8 saat test çözer, ay benimki 10 dakika nefesini tutar. * ayy de ayy. sıra anneme geldi mi de annem de başlar ay benimkini napcaz bilmem öğretiyoruz da ama ne bi işin ucundan tuttuğu var ne de oturup ders çalıştığı var. varsa yoksa arkadaşları, gezmeler, tozmalar. cık cık cık.

    annemin eş dosta yakınmalarına rağmen veli toplantıları ailemizin en büyük eğlencesiydi.* annem babam ablam utanmasak halam dayım ve amcam. * * * her bir öğretmenle tek tek görüşülür ayşe nasıl hocam diye her birine bir bir sorulurdu. hemen hemen hepsinden, ayşe gayet gayretli, başarılı bir öğrenci biraz fazla hareketli ve konuşkan ama çocuk yani olacak o kadar heheh, gibi cevaplar gelse de annem ikna olmaz hocalarıma da beni yerip onlardan garip istekler de bulunurdu: hocam ayşe hiç çalışmıyor ancak sınavdan sınava. sınavlarınızı biraz daha sıklaştırsanız bari de ayşe de bi yerlere gelebilse yoksa olcak gibi değil hocam. * *

    farkettim ki bir de annem bana nasıl başkalarının başarılarını anlatıp örnek almamı istiyorsa, annemi dinleyen anneler de evlatlarına anlatıp beni ayşe çok haylazmış sakın ha sen onun gibi olma diye tembih ediyorlarmış. *
    garip bi oyunumuz vardı küçükken. hırsız polis. bisikletli oynardık. polis hırsızı yakalayıp bitane patlatırdı. birgün bunu özkan la ben oynuyorduk. özkan hırsız ben polistim. uzun bi kovalamacanın ardından onu yakalamıştım yorulduğumdan da kızgındım, çat diye indiriverdim hem de suratına. özkan birden bağırmaya başladı: teşekkür alan bi öğrenciye sen bunu nasıl yaparsın ühühühü. korktum. ben de üste çıkmaya çalıştım: takdir almış bi öğrenciyi sen nasıl yorarsan işte öyle. o üstüme gelmeye devam etti: sen anneni de üzüyorsun ben annemi üzmüyorum daha senle oynamayacağım.
    nasıl yani ya? başta benden başarılı olduğunu ima sonra da annemi üzdüğümü iddia etmişti. farklı okullardaydık. nerden bilebilirdi ki? tabi ki annesinden.

    küçükken takardım bunlara farkettim ki şimdi annemin anlattıklarıyla değil kendi yaptıklarımla insanların aklındayım. annemin yermeleri onların dilinde ama fikrinde değil. hoş ne kadar annemin yermelerini hala tasvip etmesem de daha da güzel bir şey farkettim, annemin yermeleri içindekileri bastırmak, övünmemeyi başarabilmek içindi. eee napalım annem de bunu ancak böyle başarabiliyordu.
    22 -3 ... aishe