bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. .
    ufaktık baya
    annemin boy boy ayakkabıları vardı
    kız kardeşimin de vardı ama onlarda topuk denen o şeylerden yoktu
    ama annemin ayakkabıları
    renk renktiler
    altlarında kocaman bişey vardı
    ne işe yarardı bilmekdiz biz
    ama kafamıza koymuştuk
    giyecektik annemin ayakkabılarından birer tane
    ilk ben denedim
    taktım ayağıma
    kalktım ayağa
    birden boyum uzamıştı sanki
    kendimi çok acayip hissettim
    kız kardeşim de giydi bitanesini
    ama ayaklarımız ön tarafa kayıyordu
    arkada kocaman bi boşluk kalıyordu
    kafamı soksam girecek
    sıra adım atmaya gelmişti
    attım adımımı
    ayaklarım sağa sola kayıyordu
    düşmemek elde değil
    oturdum kıçımın üstüne
    acıdı biraz
    güldüm
    kardeşimi de var gücümle ittirdim
    oturdu kıçının üstüne
    başladı ağlamaya
    kalbimin atışı hızlandı
    annem bağırdı mutfaktan
    "murat ne yaptın yine çocuğa"
    "yok anne bişi, düştü"
    şebeklik yapmaya başladım hemen
    gülümsedi azcık sonunda
    göz yaşlarıyla karıştı gülücükler
    oh be dedim içimden
    ayakkabıların altındaki o şey kırılıyordu
    bi filmde görmüştüm
    kadın ormanda giderken kırılmıştı da eline almıştı ayakkabıyı
    içim bi kere daha cız dedi
    hemen ayakkabının altına gitti gözlerin
    ohh!!
    sağlamdı ikisi de
    kardeşim zaten istese de kıramazdı
    kuruyunca gözyaşları minik gözlerin
    kalktım ayağa
    tuttum elinden
    sarıldık birbirimize
    beraber attık bi adım
    o ufak attı ama
    ben kocaman
    hiç birbirimize sarılarak yürümemiştik ki
    o zaman anladım ben
    beraber yürürken diğeri ufaksa ufak adım atacaktım
    büyükse büyük
    attık bi adım daha
    bu sefer aynı büyüklükteydi
    ama ayakkabıların burnu sivriydi nedense
    parmaklarım acıyordu
    karşı kanepeye kadar yürüdük yine de
    sonra atladım
    kardeşim de ben ne yapsam aynısını yapıyordu
    karnım da acıkmıştı baya
    "sen şu ayakkabıları yerine koy annem görmeden"
    koştum mutfağa
    17 ... the kene
  2. .
    küçük yaşlarda eğlenceli amaçlı, orta yaşlatda geri zekalılık alameti, yeterince büyük yaşlarda da uyanıklık olarak algılanan bir tutumdur.
    -1 ... omnibus
  3. .
    sabah ekmek almak için üzerinde gece yattığın şortla pek bi ahenk gösterecek ayakkabilari giyme eylemidir. ayak numarası uymuyosa giymek yerine üstüne basılması şarttır. sabah ekmeğe gönderilmenin intikamıdır bir nevi.
    1 ... luzumsuzadam
  4. .
    yaş yirmilere yaklaştıkca garip karşılanıyor bu. insan büyüdükçe nasıl da azalıyor ona yakıştırılan şeyler. oysa küçükken hata yapsan küçüklüğüne vurulur, büyüklük yapsan alkışlanırdı.
    ... the kene
  5. .
    Çocukluğun en güzel zamanlarında yapılan en şirin eylem.

    Annenin meşgul olduğu bir an gözetilir ilk önce.
    Sonra gidilir odasına takıları üst üste takılır. Künyeler boyuna bile bol gelecek kadar küçük olmak şarttır.
    Sonra sıra makyaja gelir ve rujla tüm yüz boyanır. Sadece yüz mü? Duvarlar, yatak örtüsü hatta yüzüne uysun diye ayakkabılar bile.
    Şimdi en zevkli ana sıra gelir. Ayakkabılar.
    En son ayakkabılar giyilir çünkü onlarla dengede kalmak zordur. Giyildiğinde boy uzar ve artık aynada bakılabilir. tabi ki Aynada kendine bakmak yerine ayna da güzelce ruj ile boyanır.
    hazırlıklar tamamlandıktan sonra babaya sürpriz yapmak için yavaş yavaş yürümeye çalışılır.
    Baba görür ve oo prensesim gelmiş deyip sever ve git annende görsün seni der.
    Koşmaya çalışılır mutfağa doğru . malum son gerçekleşir ve düşülür.
    Ağlanır, ağlanır. Makyaj akar. iyice ağlanır.
    2 ... ismimuzundiyenickimkisaolsun
  6. .
    cinsiyetiniz erkek ise olası bir linc tehlikesiyle yakın temas icinde olmanızı saglayacak eylem.
    1 ... the g man
  7. .
    ayaknumaranız tutuyorsa, zevkleriniz de uyuyorsa gayet olabilir bir eylem. ama aynı şartlarda anneniz de sizin ayakkabıları bir anda ortalıktan yokedip giyiyor olabilir...
    - anne, benim kurdelalı mavi ayakkabılarım nerde?
    - kızım, ben onları giymiyorsun diye buraya (900 km mesafe) getirmiştim. hani şu takımıma da yakışıyordu...
    - ama anne, bir sorsaydın?!
    - ne biliym, giymiyorsun sanmıştım.
    - * peki annem.
    (zaman geçer)
    - anne, spor ayakkabılarımın yeri hakkında bir fikrin var mı?
    - hangisini diyorsun? ben ordayken bana verdiğini mi? -ben onları sana ödünç, burda giyesin diye vermiştim!
    - ben de bana verdin sanmıştım. yürüyüşlerde rahat oluyor.
    - peki anne.

    - anne şu...
    - bende...
    - anne bu...
    - bende...
    - anne, ayakkabım kalmadı, geri ver artık!!!
    - geldiğinde alırsın.
    - 6 aydan önce gelemiyorum ki!
    - biliyorum. (!)
    -1 ... aksam vakti bir kadeh sarap
  8. .
    küçükken en büyük zevklerimden biriydi. annem beni onun topuklu ayakkabılarını ve çoraplarını giymiş halde kaç kere dışarda oynarken yakaladı kim bilir. annenin rujlarını da sürdükten sonra hınzırlığımız tamamlanmış bulunmaktadır.
    ... jikase
  9. .
    (bkz: kırmızı rugan ayakkabılar)
    (bkz: kırmızı ruj)
    (bkz: inci kolye)
    (bkz: allık)
    (bkz: askılı anne tshirtü)*
    giyilir/sürülür ve akşam yemeği beklenir.
    ... ampirik
  10. .
    küçükken büyük bir büyüme hevesiyle yapılan eylemdir.
    ... htcbrc