1. 1.
    edip cansever harikası.

    I.

    Elleri el gibi kocaman
    Beyazda bir nokta gibi kocaman
    Kocaman bo$luğun küçülttüğü her $ey gibi
    Biriyle kendini artırıyor durmadan
    Biriyle koyunlar gibi güdüyor ötekini
    Ayaklarını gizliyor bir köpekle
    Evine dönerken sonsuza geçen
    Göğü kullanıyorken maviye
    Günümüzden sesler alıyor, sesleri
    Sürekli, dingin, acısız
    Acımaktan kurtulmu$ yerlerine
    Sonra duvardan duvara çizilerek
    Ölü bir korkunçluğu ta$ıyor
    Sen, hey, duvarlar gibi öldürülmek!
    En yeni tam-tamları dünyamızın
    Ya da kendisiyle bırakılması insanın
    Sizi
    Sizleri selamlıyor i$te.

    Doğrusu elinizden ne gelir ki
    Siz dolgun ya$amaya bakın günleri.

    II.

    Çıkacaksanız çıkın, daha karar vermediniz mi?
    Baktıkça bakıyorsunuz kendinize
    Yeti$ir! bu da hiç konu$mayan adam yapıyor sizi
    Körükler, dev kapılar, balık solungaçları gibi
    Emiyor sizi yalnızlık
    Kurtarıp rahata geçirin ellerinizi
    i$te bir kadın kadına geçiyor yürürken
    Sizi alıyor, sizi ölçüyor, sizi yapıyor kendinize
    Açığa koyuyor sizi
    Bilip de söyleyemediklerinizi
    Eve dönmeyi, yemek yemeyi, uykuya dalmaları
    Bana sorarsanız ters çevirin uykuları
    Alın $u adını 'ben' koyduğunuz geceyi
    Bakınca göreceksiniz, daha bakınca bir ötekini
    Geceler, i$te geceler
    Gündüzler, i$te gündüzler
    Beyaza siyah penguen sürüleri gibi.

    Ama elinizden ne gelir ki
    Siz dolgun ya$amaya bakın günleri.

    III.

    Bu gözler onunla az mı ya$adınız gözleri
    Bu dudaklar onunla az mı sevi$tiniz
    Bana kalırsa gözleri saklamalı
    Eliniz yok mu, bastonla i$ görmeli
    Ya da bo$luğa takılmı$ bir eldiven
    Asılın, kurtarın hemen
    Az $ey mi kurtarıp rahat etmek
    Ellerle gözleri
    Bir penguen
    Ni$anla pengueni
    Siz kırmızı yerler, kırmızı saçlar severdiniz
    O penguen
    Bir anahtar, bir pencere, bir horoz tüyü
    O penguen
    Çay masaları, öğle yemekleri, gezintiler
    O penguen
    Ölmek mi diyoruz, susturun ölümleri
    O penguen
    Penguen penguen
    Hiçlikle kesilen tahin helvaları gibi
    Güne$i eriten çocuk ba$ları gibi
    Bir tramvay gibi, günümüzde kö$e ba$ları yapan
    Serüvenler, hafta tatilleri
    Penguen
    Vur dü$ür pengueni

    Ama elinizden ne gelir ki
    Siz dolgun ya$amaya bakın günleri.

    IV.

    Her evde bir çekirdek gibi insan ağaçları
    insan elleri
    O penguen
    Penguen penguen
    Soğuk su tadında kadın yüzleri
    Bir sabah denizinde belirsizliğe giden
    Dörtnala atlar gibi bitmezlik içinde
    Örülmeden kazağınız
    Dokunmadan çorabınız işte
    Hayata yerle$en pe$in iplikler gibi
    Sevinme iplikleri
    Kıskançlık iplikleri
    Beni biliyorsunuz ya, öyle sakin
    iplikleri
    Penguen penguen
    Vur dü$ür pengueni
    Ama nasıl, daha karar vermediniz ki.

    Doğrusu elinizden ne gelir ki
    Siz dolgun ya$amaya bakın günleri.

    V.

    Siz değil, o kadar ayrı gidiyor ki sizden
    O ne mi, yaşadıklarınız belki
    Bir umut oluyorlar sizden önce
    Bir a$k oluyorlar, belki de bir ürperti
    Siz sabahları $ehirlere bakarsınız
    Siz sabahları dünyalara bakarsınız $ehirlerden
    Bir deniz, bir itfaiye eri
    Bir pencere sokağa girdi girecek
    Damları çiziyordur istemenin elleri
    Bir çocuk kiremitlerle karı$ıyordur
    Cam kırıklarıyla bir kedi
    Bir vapur girintiler yapıyordur anılarda
    Ya$amanın hızları gibi
    Eski bir gündüzü açıyordur bacaklarınız
    Ve elleriniz
    Sevi$enleri avlıyordur bir bitmeyende
    Ölüler gülüyordur ölüler
    Kırın $u sürahileri !
    Soğukta durdurulmu$ boyunlar gibi
    Ve i$te
    Sizi gösteriyordur sizi
    Bu yoksulluk odası
    Bu kupkuru tahta
    Tahtaya geçiyordur dü$ünme sürüleri
    Bir yağmur bir yağmur.

    Ama elinizden ne gelir ki
    Siz dolgun ya$amaya bakın günleri.
    3 ... ceviz agaci