bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. ?.
    bir gerçek gibi duruyor şu zamanlarda. akp ergenekoncuların üzerine gitmekten vazgeçmiş görünüyor. iki üç içeri tıkılan isim harici, göstermelik şeyler dışında bu çetenin üzerine gidilmeyecek gibi görünüyor manzara buradan. oradan nasıl görünüyor bilemem. kapatma davası çok etkili oldu bence bu kararlarında. milletle uğraşmak istemiyorlar ki bu kapatma davası yüzünden aydın doğan' a yapmayı planladıkları operasyon da askıya alınmış görünüyor. bir nevi akp rejimle değil de, rejimin kirli yüzüyle anlaştı.
    ... dekadans
  2. ?.
    öyle görünmesine rağmen doğru olmaması dilenen durumdur. aksi halde vazgeçerse kazansa bile kaybetmiş olacaktır. 1997 yılında refah-yol hükümeti bu hataya düşmüştü ve durumları ortada.
    1 ... sekerpinar
  3. ?.
    zaman yazarına göre abd'nin iran'a saldırmasıyla da bağlantılıymış. biraz uçuk gibi ama olabilir.

    "iran'a saldırı planı ve
    AK Parti davası

    Yargıtay ve Danıştay'ın kendilerini kapatma davasında taraf yapan bildirilerini tartışırken, yanı başımızdaki kritik gelişmeleri kaçırıyoruz. Bu haftanın belki de en vahim gelişmesi, israil gazetesi Jerusalem Post'taki haberdi.
    israil ordu radyosuna dayandırılan haber, Bush'un görev süresi dolmadan iran'a saldıracağını yazıyordu. Kudüs'teki üst düzey kaynağın yaptığı açıklamaya göre, geçtiğimiz hafta israil'i ziyaret eden Bush'un maiyetindeki bir üst düzey yetkili, iran'a askerî harekât seçeneğinin masaya konduğunu söylemişti. Savunma Bakanı Gates ve Dışişleri Bakanı Rice'ın tereddütleri nedeniyle devreye sokulamayan operasyon ihtimalinin artmasında, Hizbullah'ın Lübnan'da yönetimi fiilen ele geçirmesinin de etkili olduğu belirtiliyordu.

    ABD'den bölgeye yapılan ziyaret trafiğindeki artışı Tahran da bu çerçevede yorumladı. Son 6 ayda Cheney 1, Bush 2, Rice ise 15 kez bölgeyi ziyaret etmiş. 4 ay sonra yeniden bölgeye gelen Bush, geçen hafta israil meclisinde şöyle konuşuyordu: "iran'ın lideri, Ortadoğu'yu ortaçağa döndürmeyi hayal ediyor. ABD, iran'ın nükleer silah arzularına karşı sıkı şekilde yanınızda olacak.'' Dünya Ekonomik Forumu toplantısında da konuya değinen Bush, "iran'ın nükleer silah projesine karşı çıkmamayı, gelecek nesillere affedilmeyecek bir ihanet" diye niteliyordu.

    Beyaz Saray, Jerusalem Post'u yalanlamakta gecikmedi. Sözcü Dana Perino, haber için 'basılmaya değmez bir dedikodu' dedi. Ancak bu sözler, Washington'da iran'a saldırı düşüncesinin gündemden düştüğü anlamına gelmiyor. Nitekim Ortadoğu konusunda uzman gazetecilerden Patrick Seale, dünkü makalesinde Bush'un son 6 ayında iran'a saldırı kararına imza atabileceğini yazdı. Irak Savaşı'na zemin hazırlayan aynı çevrelerin iran'a saldırı için bastırdıklarını belirten Seale, ABD'nin Körfez ülkelerini iran'a karşı mobilize etmeye çalıştığını vurguladı.

    Jerusalem Post'taki haberden sadece birkaç gün önce Washington'da görüştüğüm bazı isimler de aynı endişeyi paylaştığı için gazetenin haberi beni iyice huylandırdı. Konuştuğum isimlerden biri, 1 yıl önceye göre saldırı ihtimalinin arttığını söylüyordu. Üstelik beklenenin aksine saldırı gerekçesinin nükleer değil, Tahran'ın Irak'taki silahlı gruplara verdiği destek olacağını ifade ediyordu. iran'ın, ABD askerlerini riske atan çabaları, hem misilleme veya sıcak takibe zemin hazırlayacak hem de kamuoyunun ikna edilmesinde etkili olacaktı.

    Bu kaynağın dile getirdiği senaryoya rağmen, Beyaz Saray'daki günleri sayılı Bush'un böyle bir işe kalkışmasının rasyonel olmadığını düşünüyordum. Cheney ekibi baştan beri bunu savunuyordu. Ama Dışişleri, Pentagon ve istihbarat birimleri karşıydı. Üstelik 2 ülkede savaşmakta zorlanan Amerika, yeni bir cephe açmayı göze alamazdı.

    Ancak konuştuğum başka bir isim de aynı senaryoyu doğrulayınca iyice tedirgin oldum. Hatta bu kişi, saldırı senaryosunu, Bush'un partisine mensup bir kaynaktan duyduğu bilgiye dayandırıyordu. Bu bilgi, tam da israil gazetesini teyit eder nitelikteydi. Çünkü Bush'un, birlikte seyahat ettiği Cumhuriyetçi vekile "Beyaz Saray'daki son günüm de olsa iran'a saldırı emri vereceğim." dediği söyleniyordu.

    Washington dönüşü uçakta seyrettiğim, Aslanlar ve Kuzular (Lions for Lambs) filmi, kâbus senaryosuna bir halka daha ekledi. Çünkü filmde kamuoyunu iran'a karşı hazırlayacak ipuçları vardı. Bir senatör, bir gazeteci, bir akademisyen ve üniversite öğrencilerinin gözünden Bush'un Ortadoğu macerasını ele alan filmde, iran kötülüklerin anası olarak işleniyordu. Tahran, Irak direnişini desteklemekle kalmıyor; Sünni direnişçilerin topraklarından Afganistan'a geçmesine de yardım ediyordu. Harita üzerinde bunu izah eden senatöre (Tom Cruise) göre, Sünni gruplarla Şiiler ABD'ye karşı birleşmişti.

    Bütün bunlara, bir de iran'a karşı askerî seçeneği savunan Cheney ekibinin has dairesinden Michael Rubin'in Harp Akademileri'ne davet edildiği eklenince, senaryo daha da güçleniyordu. Amerikan istihbaratının iran'ın nükleer programıyla ilgili 83 gizli dosyasının Israel Public Affairs Committee adlı örgüt üzerinden israil'e aktarılması olayına adı karışan, AK Parti için islamofaşist diyen Rubin. Türkiye gibi bir ülkede, dış konjonktürün içeride yaşadıklarımızı ne denli etkilediğini unutmamak lazım. Kim bilir, belki de iran'la ilişkileri geliştiren ve diplomatik çözümü savunan AK Parti'nin kapatılmasına Washington'ın cılız tepkisi ile Cheney ofisinin iran planları ve bu ofisin sözcülerinden Rubin'in Ankara'daki derin temasları arasında bir bağ vardır. Bir tür, ver iran savaşına desteği; al AK Parti'yi hesabı. Ne dersiniz, çok mu komplocu olduk?"

    http://zaman.com.tr/yazar.do?yazino=693499
    ... kutt
  4. ?.
    şimdi doğru olan gerçek. cemaat bizi kandırmış diyorlar, yalçın küçük, doğu perinçek hepsini saldılar. cemaatçi dediklerini tutukluyorlar.
    1 ... aussteller
  5. 1.
    yargı mı kaldı komşu dedirten olay.
    ... timetocome