1. 1.
    haklıdır. amerika şu anda nükleer santrallerini kapatıyor zira almanya da. yalnızca bir kaç tanesi kalacak ve illa ki onlar da devre dışı kalacaktır. çünkü başa çıkılamayacak kadar zor bir enerjidir nükleer enetji. atıklatının deponlanması, güvenlik vb. atık deposu yer altına yapılır ancak doğaya nasıl karışacağı mechuldür. güvenlik meselesine gelince (bkz: çernobil). güneş ve rüzgar enerjisine geçen bu ülkeler "sizi geliştirmeye geldik" zihniyetiyle kendi eski teknolojilerini bizim gibi bilmem kaçıncı dünya ülkelerine yutturmaktadır. Türkiye coğrafi konumu itibariyle güneş enerjisinden yararlanmak için çok verimli güneşlenme süresine sahip ancak güneş enerjisi hiç de yaygın değil. almanya ise türkiye nin sahip oluğu kapasitenin çok az bir yüzdesine sahip olduğu halde nükleer santrallerden vazgeçip güneş enerjisine geçiyor. elalemin santrali patladı, radyasyonu bize geldi, çaylara bulaştı, çocuklar sakat oldu, kanser olduk diye ağlaşan milletin önünde karadeniz çayı içen yetkililer, burda bi santral patlarsa kimbilir ne yapar onu düşünmüyor değilim şimdi.
    1 ... hoc est simplicissimus
  2. 2.
    (bkz: rüzgar enerjisi)
    1 ... barobeyu
  3. 3.
    ben kinetik enerjiden bile anlamayan biriyim ki burada nükleer enerji hakkında ahkam kesmek istemiyorum. Ama bildiğim kadarıyla nükleer enerji zararlı bir olay. buna herkes vakıf. Ama herkesin unuttuğu bir şey var, şimdi bu almanlar fransızlar nükleer enerjiden kurtuluyor ama ya kardeşim adamlar almanya amerika. Yani adamlar dünyanın zirvesindeki ülkeler zaten, alternatif yakıt geliştirir geliştiremezse gider satın alır. Sonra bu rüzgar enerjisi deniyor, nerede var bu olay? 3-5 milyonluk ülkelerde. E kardeşim 60 milyonluk ülkeye nasıl yetirecen rüzgar enerjisini? Ki bu almanlar zamanında bize "aman bergama'dan altın madenlerini kazmayın etmeyin" derken "bakın kardeşler, biz yaptık zamanında aman siz yapmayın" demek için mi bu işi yapıyor? Ben hiç ama hiç inanmıyorum. Bu ülkedeki en güçlü istihbarat alman istihbaratıdır arkadaşlar. Bir düşünün, yıllardır pkk'lı olsun, kaplancı olsun, dev-sol'cu olsun hiçbir teröristi teslim etmeyen almanlar, sırf hükümetin gardını düşürebilmek için 3 günde gönderdi bu deniz feneri ile ilgili ne kadar belge ıvır zıvır varsa. He hala "erke dönergecini" düşünen arkadaşlar varsa, hayal dünyalarında onlara tatlı rüyalar diliyorum.
    -1 ... zabalaynn
  4. 4.
    (bkz: kapatın lan o zaman bilgisayarları lambaları falan)
    -2 ... rimednac
  5. 5.
    doğrucu bir zihniyettir neden mi?

    çünkü temiz değildir.

    nükleer temiz bir enerji kaynağıdır diye yutturulmaya çalışılan hikayedir. akkuyu'da yapılması istenen santral inşaasının envanterini göz önünde bulundurmadan kimse bu enerji temizdir diye sıkmasın. ötesinde bir nükleer santral yapımı herşey yolunda giderse 7 yıl sürmektedir, ben de diyorum ki ülkemizde bulunan insanlar oturdukları ortamda tasarruflu ampul kullanırsa 5 yılda yapılacak elektrik tasarrufu bir nükleer santral yapılabilecek düzeyde para cebimizde kalmaktadır. inşaat envanterine geri dönersek, 1 gigawat gücünde nükleer santral yapmak için harcanması gereken çimento miktarı 350 bin metre küptür, kullanılan demir çubuk 46 bin ton, çelik malzeme 25 bin ton, büyük çaplı borular yaklaşık 8 km, küçük çaplı borularsa yaklaşık 13 km, kullanılan kablo miktarı 67 km, bu kabloları izole etmesi için kullanılan demir boru 370 km'dir. akkuyu ve sinop için 4 reaktör kurulacaktır böylelikle tüm rakamlar 4 ile çarpılamalıdır. bilmeyenler için söylemek gerekir, çimento ve demir çelik endüstrisi çevreye en büyük zararı veren fabrikaların başında gelmektedir. sadece çimento göz önüne alındığında ortaya çıkacak karbonmonoksit yani küresel ısınmaya neden olan gazın ta kendisi 1 milyar ton olacaktır. ayrıca reaktörlerin soğutulması için kullanılacak olan su girişte 30 derece olacağı halde çıkarken kaynama noktasına yaklaşacaktır. giren su ile içeri alınan balık ve diğer canlı larvaları ve yumurtaları haşlanarak çıkacaktır, temiz enerji derken dikkat edelim. o sorun yaşamayan ülkeleri iyi araştırmadan bol keseden yazmamak gerekir sayın yazarlar keza; almanya’daki krümmel nükleer santralinin çevresindeki alanda 1989′dan bu yana 15 yaşın altındaki çocuklarda, normal oranın 3-4 katı üzerinde kan kanseri vakası tespit edilmiştir. aynı şekilde fransa'nın güneyinde yer alan nükleer santralden 75 kg'lık radyoaktif madde suya karışmıştır. bölgede balık tutmak ve musluk suyu içmek yasaktır ve bu fransa'da her yıl yaşanan 900 olaydan bir tanesidir sadece. santral kazaları 1-7 arasında değer alırlar ve tam güvenilir bir santral masaldan başka bir halt değildir. gözlerimizi amerikaya çevirdiğimizde 2002 yılında reaktörde tüm çekirdek erimesini kontrol eden basınç ünitesini çökertebilecek bir metal aşınması fark edildi, edilmese kim bilir neler olabilirdi, reaktör 2 yıl kapalı kaldı! maliyet 600 milyon amerikan doları. yine dönelim fransa'ya aralık 2003; sel sonucu 30.000 litre uranyum içeren sıvı nehire karıştı, bölge halkının doğal su kullanması, balık yemesi yasaklandı. bunların hepsi internette herhangi bir arama motoru kullanıldığında ulaşılabilecek bilgiler. ayrıca inşaat envanteri bilgileri de nuclear institut yayın organının bilgileridir.

    nükleer temiz bir enerji değildir, sayın yazar arkadaşlarım.
    2 ... john williams
  6. 6.
    vatanına yapabileceği en büyük kötülüklerden birini yapan zihniyettir. vatan haini demeye dilimiz varsa keşke.
    -2 ... darkranger
  7. 7.
    --spoiler--
    vatan haini mi? (#8182608)
    --spoiler--
    1. santralin yapımı için rusya ile yapılan anlaşmaya göre santrali yapan yüklenici firma 50 yıl boyunca santral işletmesini elinde bulunduracaktır. hisselerini satmak istese bile türk firmaları en fazla %49'luk bir orana sahip olabilecektir. yani söz hep başkalarında olacaktır.
    2. nükleer altyapısı olmayan türkiye neyi nasıl yönetecektir? bu maden ocağı değildir ki 30 kişi ölsün kader diyelim, bu nükleer bombadan tehlikeli bir yapıdır.
    3. yapılması planlanan santral dünya üzerinde henüz denenmemiş bir tesistir, bu rusya'nın bir deneyi olarak algılanabilecek bir çalışmadır. santral modeli vver-1200'dür, türünün ilk örneği güzelim ülkemizde kurulacaktır. üstelik anlaşmada şöyle bir şart vardır; olaki yüklenici firma başarısız olursa (aman allahım) devam edecek halefi yine bu yüklenici firma belirleyecektir.
    4. inşaa ve işletme sırasında rus işçileri için 10.000 kişilik işçi kasabası kurulacaktır, ama yapım ve bakım aşamasında türk işçiler de çalıştırılabilecek olmasına rağmen, kaç işçi olduğu ve ne aşamalarda çalıştırılacağı anlaşmada yer almamaktadır. tehlikeli nükleer alanların inşaası ve bakımında türk işçiler öne sürülebilir.
    5. türiye'nin en büyük doğal gaz tedarikçisi olan rusya'nın zaten her anlaşmazlık anında bu kozu kullanıp 1-0 önde götürdüğü dış ilişkilerimizde, yine büyük bir rusya bağımlılığına neden olmayacak mıdır bu plan? böylelikle ileride bir savaş esnasında kendi ülkesinden füze göndermesine gerek kalmadan türkiye'nin yarısını delik deşik edebilecek güce sahip olmayacaklar mıdır?
    6. santralin soğutma evresinde kullanılmak istenen deniz suyu, dünyanın en tuzlu suyu olan akdeniz suyudur. tuzun arındırılması çok maliyetli hatta zordur. ayrıca yaz aylarında deniz suyu sıcaklığı ortalama olarak 30 dereceye yaklaşmaktadır, bu sıcaklıktaki su ile kim neyi soğutabilecektir?

    esas vatan haini bu ülkeyi böyle satan adamlara, kalkınacağız zannedip peşkeş çekendir.
    2 ... john williams
  8. 8.
    (#8182644)
    (bkz: anlaşma şartlarını anlayabilme ihtimali)
    ... john williams
  9. 9.
    gerizekalı zihniyettir.
    (bkz: #8151871)
    -2 ... hidir
  10. 10.
    (bkz: şemsiye girince açılmaz)
    (#8182576)
    ... john williams