bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    * Henüz soykırım kabul edilmemiştir. *
    en genel tanımı şu şekildedir:Ahıska Türkleri, 1944 yılında Stalin tarafından iki saat içinde tren vagonlarına doldurularak, gidecekleri yere kadar aşağı dahi inmemek koşulu ile kapalı tren vagonlarında Orta Asya'ya sürülerek Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’a yerleştirilmiş. Aynı kaderi paylaşan Kırım Tatarları ve Ahıska Türklerinin bu hazin sürgününde binlercesi yolda ölmüştür. Bu sayı yirmi milyonun üstündedir.
    Ayrıca:
    Stalin’in imzasını taşıyan 31 Temmuz 1944 tarihinde “Tamamen Gizli” kaydıyla alınan 6279 Sayılı “Devlet Savunma Komitesi Kararı” aslında bir soykırım kararıdır. Bu kararın birinci maddesi, Gürcistan’ın Türkiye şeridinde yer alan Ahıska bölgesindeki Türk, Kürt, Hemşin olmak üzere 16.700 hanelik nüfusun tahliyesini (sürülmesini) emretmektedir.
    10 -2 ... akliiselim
  2. 2.
    bu kadar parçalı hale getirilmelerine ragmen türk-müslüman kimliğini kaybetmemiş ender topluluklardandır.
    3 ... eski hal muhal ya yeni hal ya izmihlal
  3. 3.
    2012 yılında dünya üzerinde ki ahıska türkü sayısı bir milyon bile etmezken, 1944 yılında kırım tatarları ile beraber nasıl 20 milyon olabilmişlerdir merak konusu.
    2 ... social selection
  4. 4.
    (bkz: sovyet sosyalist soykırımlar birliği)
    1 -2 ... protest sanayici
  5. 5.
    güçlü bir türk lobisi olmadığından soykırım olarak kabul görmeyecek olaydır.
    3 ... sendemihayat
  6. 6.
    izmir Ahıska Türkleri Kültür Ve Dayanışma Derneği Başkanı DR. iBRAHiM AGARA' nın bu yazısının gerekli bilgiyi verdiği soykırımdır.

    --spoiler--
    15 Kasım 1944 tarihinde, Gürcistan‘ın güneybatısında Türkiye'nin kuzeydoğusunda, Ardahan sınırına 15 km mesafede, 1921 Moskova anlaşmasıyla Gürcistan topraklarına terk edilen Türk yurdu Ahıskada bir insanlık dramı yaşandı.

    Rus askerleri silah zoruyla Türklerin evlerine girdiler, birkaç saat içinde insanları kamyonlara doldurarak demir yollarına getirdiler.5 ilçe 220 köyden 100.000'e yakın insanı birkaç saat içinde toplayıp, sürgüne göndermek için Sovyet Devleti ve KGB daha önceden hazırladığı planı gerçekleştirdi.

    Sürgünün tek sebebi;Ahıskalılların Türkiye sınırında yaşaması, Türkiye ile bağların iyi olması, kendilerinin Türk ve Müslüman olmasından kaynaklanıyor. insanlar hayvan vagonlarına 80-100 kişilik gruplar halinde silah zoruyla dolduruldular. Böylelikle Orta Asya ve Sibirya’ya sürgün macerası başladı. Gitmek istemeyenlere Rus ordusuna karşı koyanlar yargısız infaz edildi. insanların gözleri önünde kurşuna dizildiler. ikinci Dünya Savaşı'na 20-40 yaş arası 40 bine yakın asker veren Ahıskalıların;25 bine yakını şehit düşmüş, diğerleri de henüz savaştayken bu insanların aileleri sürgün edilmiştir.

    Bir yazar bu sürgün gecesini şöyle ifade etmektedir:”Rus askerleri yaşlı hasta, çocuk ayrımı yapmadan silah zoruyla tüm insanları hayvan trenlerine tıka-basa dolduruyorlardı, yer, gök, Allah- Allah haykırışları ile inliyor, ağlama, sızlama, hıçkırık sesleri kulakları sağır ediyordu .Silah sesleri ve köpek uğultuları tüm geceyi cehenneme çevirmişti. Böylelikle 18 Kasımda vagonlar uzun bir yolculuğa çıktılar.40 gün süren yolculukta soğuktan ,açlıktan, hastalıktan 17.000'i çocuk olmak üzere 30 .000'den fazla kişi vefat etmiştir. Ölenleri trenlerden aşağıya atıyorlardı. Kefensiz ve mezarsız cesetler Sibirya’nın beyaz karları üzerinde yırtıcı hayvanlara yem olmuştu.”

    insanlık alemine soruyorum :Bu insanların suçu neydi? Nerde bu insanların cesetleri? Kim bu insanlık ayıbını üstlenecek?Yapılanlar soykırım değil de nedir? Ne yazık ki ne Gürcistan Devleti ne Rusya ne de eski Sovyetler Birliği yapılanları kabul etmiyor .Bizde yapılanları insanlık vicdanına bırakıyoruz.

    Orta Asya çöllerine Ocak ayında gelen Ahıskalılar -15/20 derece soğukta açlık ve yoksulluk içinde yaşam mücadelesi vermeye başladılar. Bu soykırım dünyadan gizli tutulmuştur.1944 -1956 yıllarında 12 yıl süren sıkı yönetim ve KGB gözetimi altında hayatlarını sürdürdüler. Her yapılacak adım için özel izin alınması gerekiyordu.1956 yılında Stalin ölümünden sonra sıkı yönetim kaldırıldı. Ahıskalıların vatan topraklarına geri dönmelerine , hatta turist olarak dahi gitmelerine izin verilmedi.

    1956 yılından sonra Ahıska Türklerinin Ahıska’ya dönüş mücadelesi başlatıldı. Birçok gizli teşkilatlar kuruldu . 1961 yılında kurulan Vatana Dönüş Cemiyeti Başkanı Enver Odabaşı ve arkadaşları biz Türk Müslüman adı ila Ahıska topraklarına yerleşmek istiyoruz diye başlatılan mücadele sonucu bnlerce kişi KGB tarafından cezaevlerine atıldı, yüzlerce aile Sibirya’ya sürüldü. Bu insanları saygı ile anıyor ve ölenlere Allahtan rahmet diliyoruz.

    KGB'nin baskı ve zulümlerine rağmen Ahıskalılar Ahıska topraklarına dönme mücadelesini korkmadan, bıkmadan devam ettirdiler. Dillerini, dinlerini, geleneklerini korudular. Merkez komitenin asimilasyon politikasına dik durdular. Bundan dolayı 1989 Fergana-Özbekistan olayları yaşandı. Özbek Türkleri ile Ahıska Türkleri arasında KGB'nin provakasyonları sonucunda çıkan çatışmada 300'den fazla Ahıskalı hayatını kaybetti.5000'den fazla ev yakıldı ve 100.000'den fazla insan ikinci bir sürgüne, Rusya'nın bırakılmış köylerine 3-5 aile şeklinde yerleştirildi. Böylelikle daha önceden Rusya'nın hazırlamış olduğu senaryo gerçekleşti. insan ihtiyacı olan topraklara çalışkan, dürüst ve eğitimli insanlar yerleştirerek ekonomisini yükseltip, bu insanları asimile etmek düşüncesiyle amacına ulaştı.

    Aslında bu yapılan bir soykırımdır. Türk soyunu yok etmektir. Ahıska Türkleri'ne yapılan bu soykırım Türkiye Devleti'ni de tedirgin etti. T.B. M.M Araştırma Komisyonu raporuna göre 02.07.1992 tarihinde 3835 sayılı Ahıska Türkleri'nin Türkiye'ye göç ve iskanına dair kanunu çıkardı. Bu kanun esas alınarak 180 aile Iğdır'a iskanlı göç etti. Bazı sebeplerden dolayı (ekonomik kriz ve terör nedeniyle) iskanlı göçler durduruldu. Ama iskansız göçler halen devam etmektedir.50.000'e yakın insan iskansız göç ederek Türkiye'nin il ve ilçelerine yerleşmiş bulunmaktadır.15.000'e yakın Ahıskalı 2005 yılında Rusya'dan Amerika'ya zorunlu göç ettirildi. Eski Sovyet topraklarında yaşayan 400.000'e yakın Ahıskalı da Ahıska topraklarına yerleşmek için çaba göstermektedir.

    Ahıska topraklarına dönüş ile ilgili birkaç kez yasa çıkmasına rağmen Gürcistan Devleti dönüşlerine engel olmuştur. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Bağımsız Gürcistan Devleti 1999 tarihinde Avrupa Konsey'ine üye olurken, Ahıska Türkleri'nin kendi topraklarına yerleştirilmesine söz verdi. Fakat aradan 10 sene geçmesine rağmen herhangi bir uygulama gerçekleştirilmedi.

    Avrupa Konseyi'nin, Türkiye Devleti'nin ve Ahıskalı liderlerin baskıları üzerine Gürcistan Parlamentosu Temmuz 2007 tarihinde “40.yıllardan sonra Gürcistan topraklarından sürgün edilen vatandaşların geri dönüşüyle ilgili”yasa çıkardı. Ne yazık ki bu çıkan yasanın 1956 -2007 yıllarında çıkan yasalardan hiçbir farkı yoktur. Bu yasaların hiçbirinde Ahıska Türkleri'nin Türk ve Müslüman adıyla Ahıska topraklarına yerleştirilmesinden bahsedilmiyor.

    Gürcistan Devlet yetkilileri diyor ki:”Türk adıyla Ahıska'ya göç edemezsiniz. Meshı olarak Ahıska toprakları hariç Gürcistan'ın diğer bölgelerine yerleşebilirsiniz.”Bu uygulama bir Türk topluma yapılan en büyük saygısızlık ve hakarettir. Gürcistan Devleti yaptıklarından dolayı Ahıska Türkleri'nden ve Türkiye Devleti'nden özür dilemesi gerekirken, beni kimliğimden, dinimden ve toprağımdam vazgeçirmek istiyor.65 senedir benim Ahıskalım diyor ki:

    ”Ben Ahıskalıyım. Ahıska'ya gitmek istiyorum. Ahıska'da yaşamak istiyorum. Ahıska benim vatanımdır. Herşeyden vazgeçerim, vatan toprağımdan asla ve asla vazgeçmem.”Bunları duymamazlıktan gelmek bir insanlık suçudur. Ahıska Türkleri'nin Ahıska topraklarına yerleşmek istemesi onların en doğal hakkıdır. Bu da Avrupa Konseyi'nin veya diğer güçlerin baskısı ile değil Gürcistan Devleti ve Ahıska Türkleri'nin isteği üzerine yapılmalıdır. Avrupa Konseyi ,Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Ahıskalı yöneticilerin, Gürcistan parlamentosu tarafından son çıkarılan kanunla ilgili yapacağı tek şey;bu kanunun bazı maddelerinde değişiklikler yaptırarak, kayıtsız, şartsız Ahıska Türkleri'nin Ahıska topraklarına yerleştirilmesini sağlamaktır.

    Ahıska vatan toprağıdır. insan herşeyden vazgeçer ama vatan toprağı ve bayrağından asla ve asla vazgeçmez. Bizler, dedelerimize ve babalarımıza karşı yapılan bu soykırım ve insanlık dramını unutmayacağız, unutturmayacağız. Elimizden alınan bu kutsal topraklardan da asla vazgeçmeyeceğiz.

    Sözlerimi Mustafa Kemal Atatürk'ün deyimiyle bitirmek istiyorum.”Vatan toprakları kutsaldır. Kaderine terk edilemez.”
    --spoiler--
    3 ... belkigeliryarin
  7. 7.
    ne yazık ki hala görmezden gelinen bir soykırımdır.

    onlar ki; dilini, dinini, yüce soyunu hiçbir zamam inkar
    etmemiş ve sovyet zorbalarına boyun eğmemiş, ancak
    cebren ve hile ile vatanlarından sürülmüş bir
    topluluktur.

    ne mutlu ahıskalıyım diyene..
    4 -1 ... jet skimden assaga kasimpasa
  8. 8.
    soykırım değil sürgündür.
    1944 yılında 2. dünya savaşı sırasında yapılmış sürgündür. sürülenler arasında sadece ahıska türkleri değil o bölgede yaşayan ermeniler ve kürtler de vardır, sayıları toplamda 91.095'i bulmaktadır. sürülecekler trene bindirilip orta asya'ya yollanmış Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan'a yerleştirilmiştir. yerleştirildikleri yerlerde sovhozlarda ve sanayi işletmelerinde istihdam edilmiş, barınak ve bütün ihtiyaçları karşılanmıştır. sürülme sebepleri ise türkiye'de inönü hükümetinin nazi almanya'sına yaptığı krom yardımları üzerine savaşa girmesinden çekinilmesi, ahıska'ların sovyetler ve türkiye sınırı arasında kalmaları ve savaş başladığında kırım tatarları gibi mihverler ile işbirliği yapmalarından korkulmuş olmasıdır.
    2 -5 ... godspeed you black emperor
  9. 9.
    orospu çocuğu stalin in bizzat emri ile gerçekleştirilen soykırımdır. stalin muhipleri cemiyetine üye olan birkaç ibnenin savunmaları kendilerini daha çok batırıyor. haberleri olsun.
    ayrıca bugün saat 19:00 da ötüken dergisi erzurum temsilciliği nde sürgünün 69. yıldönümü nedeniyle bir konferans düzenlenecektir.
    2 ... sonsarkiyicalkemanci
  10. 10.
    atalarımın maruz kaldığıdır.
    3 ... yakisiklidegilsempatik