1. .
    Eğer teknoloji o noktaya kadar gelirse, sürekli ağlayan, zırıldayan çocuğu, cep telefonu misali düğmesine basma suretiyle sessize almaktır. Titreşime alma seçeneği de mevcut olabilir. *
    2 ... kornisten kovulan perde ruleti
  2. .
    (bkz: mute)
    2 ... uns abare uns duns des
  3. .
    (bkz: ilerde müdür olsun diye toplantı moduna almak)
    ... a nick
  4. .
    kafaya okkalı bir yumrukla uyusmasına sebeb verilir.
    ... anitta
  5. .
    tum yeni annelerin ve tabiki yeni babalarin dualarinin caresi olabilecek girisim.
    ... aangelicaa
  6. .
    dün çok feci şekilde eksikliğini hissetiğim özellik. bilirsiniz otobüslerde ağlayan çocuk olmazsa olmazdır. şehir içi otobüslerde buna kısmen katlanılabilir ve ulan zaten 2 durak sonra inicem dişimi sıkıverreyim denilir. ama söz konusu şehirler arası otobüste zırlayan velet ise olaya bakış açınız değişir ve canice planlar kafanızdan geçer. değerli uuser kardeşlerim. dün sabah 9da bindim otobüse. antalyadan ankaraya gideceğim. afyona kadar sorunsuz sayılabilecek bir seyir halindeydi otobüsümüz ve adeta huzur-tur ile yolculuk yapar gibiydim.afyonda mola verildi aç karın doyuruldu bir de sigara yakıldı kaymaklı ekmek kadayıfı niyetine. herneyse tekrar bindik otobüse ve yola koyulduk. ve işte olay bundan sonra başladı. veletimiz adeta zaman ayarlıymışcasına otobüs hareket eder etmez başladı zırlamaya. 1-1.5 yaşlarında olan kahramanımız o yaşa kadar öğrendiği tek kelime olan anne yi 150 değişik tonlamada ve vurguda kullanmak süretiyle kulaklarımız beyinlerimiz ve yorgun bedenlerimize tecavüz ediyor, dümdüz ve bitmek bilmeyen o yolu daha bir çekilmez hale getiriyordu. otobüsün arka kısmındaki insanlar bu veledi susturmak için seferber olmuştu.annesi çocugu kucagında sallıyor gaz problemi mi var acaba diyerekten gaz çıkarma girişimlerinde bulunuyordu. 7 yaşlarındaki 2 çocuk türlü şebeklikler yapıyordu cep telefonlarından müzik videolar açılarak susturulmaya çabalanıyordu. ama nafile... daha sonra olaya el atan muavinimiz çocuğu koridorda gezdirmeye başladı belki açılır susar diye. insanları çileden çıkarmaya söz vermiş cani çocuk ise inatla susmuyor zırlamalarını daha da artan şiddetlerde devam ettiriyordu. şoförden mola vermesi istendi. yasak masak diye biraz direnen şoför daha sonra kendisinin kafası da şişmiş olacak ki 5 dakikalığına durdu petrolumsü bi yerde. otobüs durunca bizimki de durdu. aşağı indirilip gezdirildi. o kadar kafa sikmenin verdiği haz ve zevkle gülüyordu veled gezerken. derin bir ohh çektik sanırım geçti. ama otobüsün çalışmasıyla tüm umutlarımız suya düştü. bir daha başladı çaktımın veledi. ve işte o an boğazlamayı geçirdim kafamdan. çocuğu tuttuğum gibi kapıdan aşağı atmak ve huzurlu bir şekilde yola devam etmeyi de geçirdim aklımdan. ya da annesi ve çocuğu indirivermek otobüsten ne güzel olurdu ama otobüs firmasına da bu yakışmazdı. işte o an keşke dedim keşke bir düğmesi olsaydı da sessize alsaydık şunu. ama ne yazık ki o bir insandı ve insanlarda mute tuşu yoktu.
    1 ... death greets me warm