1. 15964.
    öncelikle iki türlü aşktan bahsedeyim burda birincisi günümüz aşkları: birbirinin koynunda gezmelerin başını çektiği, çoluk çocuğun birkaç aylık takılmalarını çıkmalarını, dış görünüş hoşlantılarını fiziksel özellik üstüne kurulu o sahte, lakayıt gezip tozmaları ve gönül eğlendirmelerini sevgililik zannettiği günümüz sahte aşkları bunların ilki ve en yaygınıdır.
    bu sahteliği bir kenara bırakırsak sizlere hakiki karakterden ve sevgililikten bahsetmek istiyorum kendimce irdeleyerek. öncelikle bu sözlükteki insanlar robot değiller sonuçta bizler de herkes gibi bu toplumun bu hayat mecmuasının birer mensuplarıyız, okula/işe giden işinde gücünde olan, bir gün göçüp toza toprağa karışacak sıradan kişileriz ruhumuz hislerimiz fikirlerimiz hariç birgün yok olacak bir organik maddeyiz. şu anda bu yazıyı okumanız bile benim gerçek bir insan olduğumu, duygusuyla aklıyla fikriyle burda olan biri olduğumu ispat eder fazlasıyla. o yüzden şimdi çıkıp şu ' ben internet ortamlarına, sözlüğe sanal gözle bakıyorum internetten asla sevgili olunmaz görüşülmez güvenmem asla hepsi sahte ya insan internette tanıdığı biri nasıl sevebilir sanal ortam burası sonuçta ' tarzında safsata çağ dışı gafletiyle iki yüzlü palavralar ve martavallar sıralayıp o gerçek dışı, güvensiz ve hayali gördüğü internet ortamından ne hikmetse gece gündüz çıkmayan her dakika volta atan şu iki yüzlü sahtekar dalavereci yobazlar bu yazıyı okumayabilirler çünkü onların o yalancı, moron, itici ve iki yüzlü dünyalarının çok dışında bir mesele bu.

    esas konuya ikinci tür sevgiye yani hakiki aşka geçersek; eğer gerçek sevgi nedir diyorsan an evvel fikirleriyle, hayat tarzı ile, sesiyle muhabbetiyle sevmeyi dene ama dışını görmeden dene. ilk önce sözlükten sevgili ol, telefonda smsten konuş bir şeyler paylaş vakit geçir sen kendini ona o kendini sana anlatsın ilgi alanlarından yemeğe kadar her şey, bir bakarsın sabah uyanınca akşam yatarken aklına her dakika her saat o insan gelir olmuş, bir bakarsın günler birbirini takip ederken smste konuştukca, arayıp sesini duydukça muhabbetiyle canayakınlığıyla düşünceleriyle daha da çok ısınır daha çok alışır olmuşsun o kişiye. hatta gün içinde telefonda arayarak iki üç saat konuşursanız birbirinizi sesiyle, gülüşüyle fikirleriyle severek daha yürekten çok daha gerçekçi hissedebilirsiniz, güzel sevmek tabirinin tezahürü budur, bir anlamda kişiliğini muhabbetini tarzını sevmektir kendini o kişiye yakın hissetmektir sanki bir karakter aynası gibi. eğer bu şekilde ruh eşinizi bulursanız gerçekten dünyanın en mutlu en bahtiyar insanı siz olabilirsiniz.

    bilhassa bu şekilde sevgili olmak hakikaten de sevginin en kenetli en samimi en duygusal ve en mütenasip halidir çünkü dış görüntü denen aldatıcı tesirden tamamen sıyrılmış olursunuz, esasında gönülde, içte anlayarak, hissederek seversin karşındakini, sahici sevgi dediğimiz de bundan ibarettir. inan olsun hakiki sevgilinin yüreği büyüleyen o tarifsiz sevginin ne demek olduğunu anlayacak parıl parıl aydınlanacaksın o zaman.
    sonra bir gün normal hayatta görüşüp sarılır o kişiye izafeten bir hediye verirsen bu iki taraf için de pahabiçilmez bir hatıra olur. gelecekte on seneye evleneceğin yuva kuracağın bir birlikteliğin bir sevginin temeli de budur aynı zamanda.

    bu ülkede on sekiz yaş üstünde yirmi milyon genç olsun diyelim yaklaşık olarak, bunların yarısı erkek yarısı kız, yani on milyon kişi arasından sadece biri senin için doğru insan olacak. on milyon yürüyen bedenden sadece birini gerçekten sevecek gerçekten vurulacak kapılacaksın, aslında hayatının insanı o on milyonun arasında yaşıyor. burdan yola çıkarsak yıllar sonra evleneceğimiz o doğru o muazzam insanın yaşadığımız şehirde, bulunduğumuz ortamlarda etrafımızdaki üç yüz veya dört yüz kişi arasından çıkacağını düşüyorsunuz? bu oldukça gülünç sığ ve çocukca bir fikir değil midir. koskoca ülkede yaşıyoruz, kaç milyon kişi varken seveceği insanı etrafındaki birkaç kişiyle sınırlayan birisi son derece dar bakışlı bağnaz, mutaassıp olmanın yanı sıra tamamen uygarlık medeniyet düşmanı geri kafalı ve çağ dışı bir insandır.
    artık teknoloji ilerledi internet sayesinde farklı şehirden insanlar birbiriyle konuşup anlaşabiliyor, bu da bize o doğru kişiyi yani ruh eşimizi bulma imkanı sunuyor. burası yani sözlük bir fikir havuzu ve aradığımız karakter eğer çevrede yoksa yaşadımız ortama veya şehire yabancıysak o ruh ilacını böyle ortak bir mahzende, sözlük ortamında bulmak kadar doğal bir şey yoktur hayatta, çünkü bizi anlayıp sevebilecek insan bambaşka bir şehirde başka bir yerde nefes alıyor olabilir. internet olmasaydı belki de bizler hiçbir zaman, mezara gidene dek aradığımız o kişiliğe o karaktere bakış açısına o spesifik sevgi ve duygu anlayışına has insana denk gelemeyecek o kişiden habersiz yaşayacaktık, lakin artık internet sözlük sayesinde hayatınızı değiştirecek bir mucize tamamen gerçek olabilir. işte ben buna inanıyorum, gönülde sevmek içte sevmek demek her sevginin fevkinde o sevgiyi yaşayanları yücelten, masalsı, hakiki, tarihi, ve silenemez yapan mertebe budur. hayatın anlamı da budur zaten derinden, bilhassa hakikaten sevmek, masaya oturduğunda o kişi için bir şeyler karalayabilmektir gerçekten sevmek hissiyatı bu demektir bana göre.
    -1 ... yoksul genc
  2. 15963.
    En büyük sızım beni artık ne yaşatıyor ne öldürüyor sadece süründürüyor bence mezera kadar olanı makbuldür.
    ... december19
  3. 15962.
    Uğruna çok acılar çektiğim ve artık inanmadığım şey.
    3 ... howl
  4. 15961.
    illa bir insana duyulması gereken bir şey değildir. bazen bir hayvana bazen bir müziğe olabilir. mesela bazı şarkılar var, dinlerken söyleyenin sesiyle şarkının sözleriyle aşk yaşatır.

    bazı hayvanlar vardır, size aşıktır bildiğin mesela kendi kedim. o kadar çok seviyorum ki bir keresinde eski sevgilim beni bu hayvan kadar sevmiyorsun demişti.
    bende tabiki de o senden önce de vardı senden sonra da olacak sen kendini ne sanıyorsun demiştim ayrılmıştık. aşkı basite indirgeyen insanlardan nefret ediyorum.
    1 ... dislokasyon
  5. 15960.
    Sertab Erener ve Demir Demirkan'ın canlı performansta söyledikleri şarkı. içimi dağlayan Sertab, allah katına çıkmış tizler...
    2 ... emzik
  6. 15959.
    Bu öyle bir şeydir ki, kainat tüm gerçekliğiyle önümüze serilir. Onun gözleri kehkeşan, sözleri bir derya deniz, yüreği ise bir dinginliktir bize. Onda adeta varlık bilmeceseni çözersiniz. Adeta benliğinizden arınır nirvanaya ulaşırsınız.. Gözleriniz yaşarır her gördüğünüzde onu, bilirsiniz onda ; onun vechinde size ait bir şeyler vardır. O aslında sizden bir şeyler taşıyordur. Onda hep hasret duyduğunuz, özlemini çektiğiniz , hep aradığınız, hayattaki o derin manayı, hayatta hep o sorulan sorunun cevabını, daima aranan; beklenen o şeyi görürsünüz. Ve iniler ruhunuz, onsuz kaldığı her an, ona uzak olduğu her an iniler. Onu arar, onu ister, ona derin bir muhtaciyet duyar. Aşk onda yanmak, bitmek, kül olmaktır. Ona her baktığında kendini görebilmektir aşk. Sadece kendini mi Hakk' ı bile.. Ona duyulan derin bir sevgi ve bağlılıktır. Öylesine saf ve temizdir ki bedeli mütemadiyen gözyaşı olur , ruhumuz onu her hatırladığımızda bütün kirini atsın diye gözyaşlarıyla.
    1 ... bravepitt
  7. 15958.
    Ne büyük bir nimetti.
    ... uykulupanda
  8. 15957.
    derde giriftar eyleyen.
    7 -2 ... macho man
  9. 15956.
    Rivayete göre 19. Asrın ilk çeyreğinde güneşe iltica edip orada tutuşup yanan ruh askısı, kalp ağrısı. Ondan geriye bir avuç seviş, birazcık sevgi, zebellah gibi ve kadar seks kaldı.

    Aşk güzelim diyordu da kendine, etrafı biraz şeydi, çokça insandı. insanın aşk hukuku'nun mayası bozuk ve iğrençti.

    Kimisi için çiçek böcek, kimisi için kasıklaklarda birikmiş zevk seli, kimisi için kasımlarda tutuşmayı bekleyen mevsimlik serenat.

    Mutmain değiliz,
    iman etmiyoruz.
    iman esası değildir çünkü.

    Tanım no: 113.
    2 ... el ojala
  10. 15955.
    buna kadınları inandırmalıyız yoksa hepsi inan orospu olur.
    ... kdgfbdhsg