1. 1.
    bir kadının yürüyüşünde, oturuşunda, gülüşünde, bir mavi kumaşın üzerinde unutulmuş elinde, gamzesinde, ayak bileğinde, en anlamlı vesairesinde somutlanan ihtiraslı, tutkulu düşler; bir şekilde gerçeğin yatağına akamıyorsa, istediğiniz yönü bulamıyorsa, alevlenen isteklerinize odun atıyorsa cehennem zebanisi, alevin, kızıllığın, çoraklığın arasında ortaya çıkan çıkan burukluğun adıdır aşk acısı. acısı barizdir. çeken bilir. yani herkes bilir.. ya tarifi?

    belki hayatınız boyunca karşınıza çıkan en ilginç kadındır o.
    (ya da erkek.)
    diyelim yaşınız olmuş 30.
    ve karşınıza çıkan kadın, hayatınız boyunca gördüğünüz en orijinal kadın.
    tarzı var çünkü.
    güzellik, bedensel çekicilik bunun ötesinde.
    bir kadında en mühim olan tarzdır dostlarım.
    belki hiç ihtiyacınız yok tavsiyeme ama bunu dikkate alınız derim.
    yürüyüşlerinde vardır bir şeyler en basit. ya da onunlayken, ya da o kadar şanslı değilseniz onu düşlüyorken sanki görünmez bir paletten boyalar fışkırır rengarenk.. içinizde uykuya dalmış ne varsa uyandırır.
    ve siz tarzı olan bir kadına aşık olmuşsanız ve bir şekilde yüreğiniz sizden onu talep ediyorsa ve maalesef çeşitli nedenlerden ötürü bu isteğiniz sonuçsuz kalıyorsa nasıl yenilir ki şimdi bu aşk acısı?

    hayatınız boyunca, o dolu 30 yıl boyunca gördüğünüz en orijinal kadın o diyelim. ama maalesef işler istediğiniz gibi gitmiyor, bunu da ekleyelim. belki istemeden. şartlar gereği.

    bir 30 yıl beklemişsiniz böyle bir kadını görmek için.
    bir 30 yıl daha bekleme deliliği n'apar aklınızın sürülmekten yorulmuş, tarumar olmuş aşk tarlalarını?
    öyle ya, ancak 30 yılda bir çıkar böyle bir kadın karşınıza.
    istatistik belki kişisel, tıpkı acı gibi.
    maalesef mantıklı ve maalesef acımasız.

    geceler uzun, beyninizden kalbinize doğru müthiş bir şekilde devam ediyor acı hücum.
    nasıl diner bilmem. bilemem. doğru belki, zaman en makul merhem.
    sürelim kalbimize.

    dünya acımızla bize daha başka görünsün.
    her şey değişsin.
    3 senedir aşksız yaşadığınız ev bile başka gelsin size.
    başkaca ve cehennemvari.

    yapacak bir şey yok.
    oturup acınızı yoklamaktan başka.
    iyisi mi sırtınıza bir yastık koyup tanrının oyununu seyre koyulun.
    dudaklarınızda sigara, elinizde şarap, kulaklarınızda dost bir şarkıcının sesi..
    karantinaya alın kendinizi. caddelere çıkın ya da, kalabalığa karışın...
    detaylarla, deliliklerle ilgilenin.
    akıl hastanesini ziyaret edin misal.
    sahaflardan foto romanları bulup okuyun.
    bende var mesela, 17 haziran 1974 tarihli...
    adı: "güneş, deniz ve aşk"
    cağaloğlu tasvir sokakta basılmış.
    kapağı açtığınızda iç kapakta burç yorumları da yazıyor. oturup 1974 tarihli burç yorumlarını da okumak eğlenceli oluyor.
    "oğlak burcu.. gönül bağlarınız dengeye girecek bu hafta. sevdiğinizle aranızda tam bir anlaşma olacak. uzun zamandan beri almayı düşündüğünüz bir şeyi bu hafta alacaksınız."
    aman tanrım, ne kadar da ironik bir yorum...

    damlayan musluk, kanayan yara, boşa atan kalp, pıhtılaşan kan...
    bir gün unutacaksınız elbet, 4 yıl sonra bir gece misal, salı'yı çarşamba'ya bağlayan..
    196 -8 ... hadi leenn
  2. 2.
    elbet geçecek olan acı.bu acıyla çok sarsılan insanlar ölüm acısını tadınca şok olurlar. sonsuz kez kez aşık olabilirsiniz-evet evet şaşırmayın dünyada yalnız o kız ya da o adam yok-. ama biri öldüğü zaman, işte bu gerçek bir acıdır. ve öyle aşk acısı gibi zamanla küllenmez, aksine zaman geçtikçe yokluğu daha da büyür. her bayram, her türkü, bir nikah ya da başka bir cenazede.
    42 -1 ... televizyonçocuğu
  3. 3.
    ancak yeni bir gül koklayarak bir nebze hafifleyebilen acı.
    19 -2 ... selmagezinir
  4. 4.
    Geçmeyecek acıdır,şiddetini geçemeyecek olmasından alır
    18 -1 ... panapa
  5. 5.
    acıların en şiddetlilerindendir. zamanla geçse de derin izleri kalır. hiç geçmeme ihtimali de vardır. aşk acısı çekerken yapılabilen tek şey ağlamaktır.
    17 ... alchemilla
  6. 6.
    daha fazla alkol içilmesine daha fazla sıgara tüketimine ve suursuzca gidilen yola dogru atılan adımın ta kendısıne verilen addır...
    13 ... meleklerde aglar
  7. 7.
    ...acıyı 'bal' eyletir sevene...
    21 ... speechbubble
  8. 8.
    tadı hiçbişeye benzemez,ne evlat acısına ne kardeş acısına.aslında kaybedilen şeyin bir kan bagı yoktur sizle, sadece apansız hayatınıza girmiştir ve girdigi gibide çıkmıştır...işte budur canınızı yakan. apansız gidisle hayatınız sola ceker, hayalleriniz yarım kalır ve yüzünüzdeki gülümseme bi daha aynı orjinalliğinde geri gelmemek üzere çalınıp gider.yürürken gökyüzü üzerinize yıkılmaya başlar, hiçbirşeyin tadı olmaz,en salak sinema filmlerinin duygusal sahneleri sizi aglamaklı eder, el ele gördügünüz ciftler aslında karşılasmak istediğiniz en son şeydir... her adımınız doludur,her otobüs duragında, beyoglunda, sahil boyu çaycılarda orda burda her yerde bir hatıra taşırsınız... sabah kalktığınızda sol gözünüzün önünde bir fotograf vardır hep ve onu epey uzun bir dönem taşıyacaksınızdır, belki 1 yıl belki 1000lerce yıl. geri gelme umudunu hep yaşatırsınız içinizde,çalan her telefona o, gelen mesaja acabamı? diyerek bakarsınız...ve geri dönüsü olmayan bir ayrılıkda üzerinize bırakılan enkaz o kadar büyüktürki, o kamburu yıllarca tasırsınız hemde hiç kurtulamadan, kurtulmanın imkanı olmadan...
    55 -2 ... karpuzkabugu
  9. 9.
    (bkz: space dye vest)
    4 ... plug in baby
  10. 10.
    ..................
    37 -6 ... yoga yapan mistiq kedi