1. 1.
    arthur schopenhauer'un aşka çok farklı bir bakış açısı getirdiği ve kadın ile erkek arasındaki aşkı duygusal nedenlerden ziyade üreme , korunma gibi içgüdüsel nedenlerle bağlantılandırdığı kitabı.
    12 -1 ... sıçtırtma lamasına
  2. 2.
    aşkın ana nedenini türün devamlılığını sürdürme eğilimi olarak gösteren kitap
    4 ... panapa
  3. 3.
    sürekli iradeden bahseder. bu irade, türün devamını en iyi şekliyle sağlamak için bay ile bayan arasında aşk yaratır. bok mu var türün devamı gerekiyor diye düşünceye de sokabilir.
    1 -1 ... hyperion
  4. 4.
    kitaba göre doğa kadın ile erkeği aşk yolu ile birleştirerek onlardan döl elde etmek istemekte, böylece türün sürmesini sağlamaktadır. başka bir deyişle, aşk bizim doğaca aldatılmamızın adıdır. biz aşık olduğumuzu sanıyoruz, oysa doğa kıs kıs gülüyormuş arkamızdan... nasıl olur, bunca şaire, bunca sanatçıya konu olan bu tutku gerçekte bir hile midir ki diye sorası geliyor insanın.

    doğrusu, ben, ünlü düşünürün o kitapta uzun uzun anlattığı teze kafamı bir türlü yatıramamışımdır. insanoğlu aşkı ciddiye almıştır, bunun döl almak için bir tuzak olduğunu anlarsa sevdiğini öylesine delice sevmeye devam edebilir mi hiç!

    yine de, güzel kitaptır. değeri de doğru olmasına bağlı değildir hiç, yazarın akıl yürütmesi sarar okuru, insan zekasının ne derece inceldiğini gösterir.
    3 ... vernon sullivan
  5. 5.
    aşk dışındaki konulara yüzeysel değinen, adı üstünde; türün devamı için, birey üzerindeki yapılan baskıdan bahsedilen kitap. bir erkeğin, kadının göğüslerini niye çekici bulduğu ' ikisinin birlikteliğinden doğacak çocuğu, besleyecek nitelikte olmasından' diye açıklanır bunda.
    3 ... dekadans
  6. 6.
    schopenhauer'in çaresizliğinin belgesidir bu kitap. darvin'in tekamül nazariyesini desteklemekten öteye gitmez, akla yakın geldiği için okuyana kendini onaylatır ama yeni hiçbir şey söylemez. böyle lezzetli tespitleri ayşe arman yıllardır yapıyor yayıldığı köşelerde.

    schopi abi kendine bakmamak için gözünü başkalarının ilişkisine diken sıradan bir korkak sadece. johana'ya olan kızgınlığının kadını meta ve fiziksel incelemeye itmediğine ikna etsin önce o bizi. kitabın adı hedefin aşk değil kadın olduğunu söyler bir kere. çünkü erkek burnunun ve çükünün dikine giden bir cins olarak aşkla da ilgilenmez, kadının bu işe ne isim koyduğuyla da.

    annesine aşık, bu aşktan kaynaklı suçluluk duygusuyla hırçın ve onun 40'ından sonra ev hanımlığından yazar oluşuyla kıskançlıktan kuduran schopi, hayatındaki en yakın kadın örneğinin, bu kitaptaki herhangi bir tespite uygunluğunu test etme cesaretini bile gösterememiştir.

    korkak bir tespitçiden metafiziğini okuyacağınıza, bir manyaktan çıplak felsefesini okuyun derim.

    (bkz: yatak odasında felsefe)
    9 -3 ... caty blake
  7. 7.
    bir kadının erkeğini potansiyel çocuğuna verebilecekleri ve kazandırabilecekleri doğrultusunda seçtiğini savunan eser.
    3 ... cakirkeyf
  8. 8.
    ilk başlarda anlamlandıramadığım ardından idrak ettiğimde apıştığım eser.
    2 ... psodomaki
  9. 9.
    Büyük filozof Schopenhauer'in eseridir. Eser, aşk olgusunu farklı bir bakış açısıyla ele alır. Bugün birçok insanı rahatsız edebilecek bir anlayışa sahiptir. insanın aşk diye adlandırdığı duygunun temelinde basit bir üreme içgüdüsü bulunduğunu iddia eder. insan çocuk sahibi olabilmek, kendi neslini devam ettirmek için bir cinsel birliktelik yaşar ve buna isim koyamaz. Koyduğu isim de aşktır. Özellikle kadınların erkekte aradığı özellikleri özelliksizlik boyutuna indirger. Bu yaşamı temellerinden sarsan bir görüş olarak dünya düşünce tarihine geçmiştir.
    2 ... heathcliff
  10. 10.
    gerçekten son derece çarpıcı bir kitap. aşka, kadına ve hayata dair ne biliyorsanız hepsini bir celsede idama mahkum ediyor bu kitap. aşk denen tılsımlı kelime... bir anda gözünüzde küçülüveriyor. kerem ve aslı gözünüzde türün bekası uğruna didinen iki cengaver gibi görünüyor. gerçekten bu kitap "çarpıcı" kelimesini sonuna kadar hakediyor. hele erkeklerin* genelde büyük memeli kadınları tercih etmesinin sebebini öyle bir açıklamış ki gülmekten kendinizi alamıyorsuz. daha bunun gibi neler ve neler... kitap çap itibariyle küçük. bir çırpıda okudum. yalnız tespitler o kadar müthiş ki ders çalışır gibi sindirdim kitabı. nadiren yaptığım kitap kenarına not alma adetimi bunda doyasıya uyguladım. okuyun, okutturun.
    1 ... uvjb