bugün

lan "çıkar tilifonunu" diyen morukların başka versiyonu da burada !..

lan mercimek beyinli, iphone kuyruğunu mu zenginliğe örnek gösteriyorsun ?

ben de sana semt pazarları kalktıktan sonra bir kenara atılan çürük sebze artıklarını veya çöpleri karıştırıp içinden yiyecek atığı toplayan çaresizlerin fotoğrafını koyayım.

lan hıyar oto galerilerindeki lüks araçlar, marinalardaki ultra lüks yatlar ülkelerin zenginlik göstergesi mi oluyor sanıyorsun ?

sana memlekette herkes fakir herkes sürünüyor herkes perişan diyen oldu mu lafı götünle dinleyeceğine (varsa) aklınla mantığınla düşün ve tart. o zenginlikler toplumun % kaçının elinde ?

hiç kimse kınadığını yaşamadan ölmeyecek derler ya, ulan inşallah sen de daha beter hallere düşersin de düştüğün yerde bir de biz tekme atarız çomar bozuntusu !...
Fakirlerin yapmayı en çok sevdiği şov.
2000 krizinden sonra ülkenin geldiği durumu kendilerinin ürünü sanıp, normal şartlarda hiçbir şey yapmayan bir hükümetin bile dünyaya ayak uydurarak bu kadarını başarabileceğini unutarak açılan, kendi insanını üstü kapalı aşağılamaya çalışan mesnetsiz yazar beyanı.
iktidarının ilk 10 senesinde insanları lüks yaşamaya veya elindekinden daha fazlasını istemeye teşvik eden bir yönetimin, kendi yandaşları lüks evlerde yaşayıp lüks arabalarla gezerken, üniversite mezunu bir makine mühendisinin tarla ekmesi, endüstri mühendisinin kuryelik yapması, öğretmenin fındık toplaması gibi argümanları normalmiş gibi önümüze sunması durumu. Kendisinin ne iş yaptığını sorsak alacağımız cevap bizi çileden çıkarabilir. Seçim yaklaştıkça bu başlıkları görmeye alışın, çünkü bunun bir tık üstü itirafçı süsü ile iktidar güzellemesi yapan troller olacaktır.
Migrosta iphone indirimi vardı onu kovalıyorlardır, fazladan satmak için falan. Kullanıma alacak olanların da çoğunluğu arabic kekolardır.
Telefoncu esnafı bunlar. Ciğeri beş para etmez kazıkçılar.
Millet aç aç demii...

ekmek kuyruğu değil, dün migros'ta satışa sunulan iPhone 11 kuyruğu.

görsel
(bkz: yazık la kimin çocuğuysa)
Gerçeği konuşmak gerekirse aç değiliz; ama umudun gramı yok kimsede. Adaletin ırzına geçildi. Zenginler daha da zenginleşti; fakat tat alamıyorlar. Sonra da tüm ahlaksızlıklar normalmiş gibi hayatlarını sürdürüyorlar. Fakirler daha da fakirleşti. Umut fakirin ekmeğidir; ama onlarda da umut yok. Anca dindarsa, dine sığınıyor; değilse, köşeyi dönebilmek için yollar arıyor. Toplum kısır döngü içinde debeleniyor. Tarımı,hayvancılığı insanlar yapar tabiki; fakat devlet yönlendirir. Tekel fabrikalarını kapatıp tütün üretimini bitiren, şimdi de şeker fabrikalarını kapatıp şeker pancarı üretimini sekteye uğratan hükümetten bahsediyoruz. Teşvik olarak üç tane dürzüyü desteklemekten başka bi' şey yapmıyorlar. Kentsel dönüşüm diye yaptıklarına bakın, anlarsınız ne kadar boş olduklarını. istanbul'u isteseler 20 yılda yıkıp baştan yapabilirlerdi. Bunu rant değil sadece milli vazife diyerek başarmaları mümkündü. Güngören'de, iki bina birleşsin, bir kat fazla imar verelim, diyorlar. işte heriflerin vizyonu bu. Hangi parayla birleşip yapabilecaksin o binaları? Verilen asgari ücretlerle adam ömür boyu çalışsa ödeyemez. Kıçında don yok çoğunun. iş adamı dediğimiz hıyarları çağırıp " arkadaş, dışardan ürün getirdiğinde yüzde yüz vergi alırım; hammadde getirip aynı ürünü ürettiğinde vergin çok düşük olur." de, bak bakalım sistem nasıl değişiyor. Ayçiçek yağı pahalanıyor, çözüm ithalat... Vergi sıfırlayıp dışardan getirtmek... Sonra da çiftçilik yap! Bu nasıl bir anlayış?
kısaca köle olmuyorsunuz sonra ajjlık zor diyorsunuz diyor arkadaş.
heralde kendi patron asgari ücretin altına mesai vermeden sigortasız çalıştıracak işçi bulamıyor.
kısaca köle olmuyorsunuz sonra ajjlık zor diyorsunuz diyor arkadaş.
heralde kendi patron asgari ücretin altına mesai vermeden sigortasız çalıştıracak işçi bulamıyor.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.