1. 1.
    HEr seçim dönemi bir düşman bularak (çoğu zaman hayali) eğitimsiz, cahil seçmenini konsolide eden akape'nin bu seçim öncesi bulacak düşman bırakmamasıyla tokat niteliğinde alay eden yazıdır.

    --spoiler--
    2002'yle 2007 arasındaki çıraklık dönemi, babalar gibi satış dönemiydi, fabrikalarımızı bankalarımızı limanlarımızı satmayın diye uyaranlar “düşman”dı, sermaye ırkçısı ilan ediyorlardı.
    Papa heykelinin önünde AB Anayasası'na imza atıyorlardı, AB'ye girdik diye Ankara'da güpegündüz havayi fişek fırlatıyorlardı, yapmayın etmeyin AB'ye uyum yasaları adı altında memleketi Avrupa'ya peşkeş çekmeyin diyenler “düşman”dı.
    Milli kahramanımız Rauf Denktaş “düşman”dı, yes be annem'e karşı çıkanları statükocu ilan ediyorlardı.
    Alt kimlik üst kimlik modaydı, Türküm diyenler “düşman”dı, Türkiyeliyim diyeceksiniz diyorlardı, Mhp “düşman”dı.
    Atatürkçü rektörler “düşman”dı, cenaze namazları kılınmayacak diye tehdit ediyorlardı, tarikat yuvalarının kaçak Kuran kursları serbest bırakılırken, ODTÜ terörist yuvası ilan ediliyordu.
    Sendikalar “düşman”dı, dünya tarihinde ilk kez ‘sağcı sendika' icat ettiler, yandaş sendikaya üye olmayanlar işten atıldı, süründürüldü.
    Yüksek yargı “düşman”dı, ulemaya soralım diyorlardı, ulemaya sora sora, fetocuların Özel Yetkili Mahkemeleri'ni kurdular.
    Varlığıyla onur duyduğumuz Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer “düşman”dı, Cumhuriyet'i ve hukukun üstünlüğünü savunduğu için kıyasıya saldırıyorlardı. Aslında sadece Sezer değil, Atatürk'ten başlayarak tüm cumhurbaşkanlarımız “düşman”dı, sanki öbürleri patates dinindenmiş gibi, dindar cumhurbaşkanı seçeceğiz diyorlardı.



    2007'yle 2011 arasındaki kalfalık döneminde, Ergenekon düşmanı icat edildi, Balyoz düşmanı icat edildi, Casusluk düşmanı icat edildi, genelkurmay başkanı terörist ilan edildi, Türk Silahlı Kuvvetleri astsubayından oramiraline komple “düşman” ilan edildi.
    Fetoya dokunan yanıyordu, muhterem hocaefendi filan diye övgüler yağdırıyorlardı, elini eteğini öpüyorlardı, Türkçe olimpiyatlarına tam kadro katılıyorlardı, fetoya karşı çıkanlar “düşman”dı.
    ikinci Cumhuriyet modaydı, ikinci cumhuriyetçi lavuklar yandaş medyada baştacı ediliyordu, Atatürk Cumhuriyeti “düşman”dı.
    Profesör Türkan Saylan, Profesör Mehmet Haberal, Profesör Erol Manisalı, Profesör Fatih Hilmioğlu “düşman”dı.
    Yetmez ama evet modaydı, hayır diyenler “düşman”dı.
    Pkk'yla masaya oturdular, imralı'yla Kandil'le pazarlık yaptılar, itiraz edenler “düşman”dı, iki cihanda lekeli ilan ettiler.
    Tüsiad “düşman”dı, dinsiz ilan ettiler, pornocu ilan ettiler, vatana ihanetle bile suçladılar.
    Sık sık Atatürk'e atıfta bulunan, laiklik ilkesini savunan, kadın hakları konusunda çağdaş adımlar atan, camilerimizi tarikatların-cemaatlerin eline bırakmayan Diyanet işleri Başkanı Profesör Ali Bardakoğlu “düşman”dı.



    2011'den sonraki ustalık döneminde, imam nikahlı aşk hikayesinin sonuna gelinmişti, feto artık “düşman”dı.
    Fetoyla mücadele ediyoruz ayaklarıyla, ister devrimci ol, ister ülkücü, Akp'ye biat etmeyen herkes fetocu ilan edildi.
    Bağımsız medya “düşman”dı, Sabah'la başlayan yandaşlaştırma operasyonu, amiral gemisi Hürriyet'i bile havuzda kayık yaptı.
    Açılım döneminde demokrasi kahramanı ilan edilen, televizyonda türkü söylettirilen Hdpliler “düşman” ilan edildi, alayı hapse tıkıldı.
    Yeni Osmanlıcılık icat edildi, Abdülhamid'e karşı çıkanlar “düşman” ilan edildi.
    Kullanışlı aptallar'ın, ikinci cumhuriyetçilerin son kullanma tarihi doldu, “düşman” ilan edildiler, eskiden başyazarlık veriyorlardı, müebbet vermeye başladılar.
    Tbmm başkanı yaptıkları Bülent Arınç, Manisalı Lawrence ilan edildi, cumhurbaşkanı yaptıkları Abdullah Gül, hain ilan edildi, başbakan yaptıkları Ahmet Davutoğlu “düşman” ilan edildi.



    2002'yle 2018 arasındaki çıraklık-kalfalık-ustalık seçimlerini bu düşmanları hedef göstererek kazandılar.



    Şimdi?



    Fazla müsrif davranıp düşmanları bol bol harcadıkları için, ellerinde bu seçime yetecek kadar düşman kalmadı.



    Memlekette “düşman” ilan edilecek kişi ve kurum bırakmadıkları için, soğan depolarına terör örgütüymüş gibi baskın yapılıyor, tanzim satış tezgahları kurarak, manavlara-pazarcılara dış güçlerin tezgahı muamelesi yapılıyor, domates patlıcan fiyatları için Milli istihbarat Teşkilatı göreve çağırılıyor, haklarında soruşturma açılan Migros, Carrefour gibi zincir marketler “düşman” ilan ediliyor.



    Çıraklık dönemi
    Kalfalık dönemi
    Ustalık dönemi
    Sanırım bu da…
    Kabzımallık dönemi!
    --spoiler--

    Kaynak: https://www.sozcu.com.tr/...e-dusman-kalmadi-3796484/
    3 -7 ... alkolik oldum
  2. 2.
    hala özelleştirme faaliyetlerini yahut ab uyum yasalarını kabul etmeyi önkabul olarak hainlik addeden, bundan ötürü bir adım öteye gidemeyen zihniyetin bir başka göstergesi.

    yahu ab uyum yasalarının bu ülkeye ne gibi bir sıkıntısı olmuş?

    bu nasıl bir önyargı?

    bunlar hükümetin takdir yetkisini kullandığı alanlar. ekonomik modele, hukuki modele yönelik tercihler.

    çıkarsın dersin ki şu uyum yasaları ülkemizde şu sıkıntıyı doğurdu, şu özelleştirme şu sıkıntıyı doğurdu kalem kalem yazıp, takdir yetkisi kapsamındaki fiilleri eleştirirsin.

    özelleştirme vatanı satmak, uyum yasalarını almak biat etmek, hainlik gibi bir önyargı, ben bilirimcilikten ötesi değil. bunun sen sağcısın sağcılar kötü, sen solcusun solcular hain atışmasından hiçbir farkı yok.
    -1 ... raduyev
  3. 3.
    Kitap mı çıkarmış onu mu alın diyor yine?
    Bir yazı.
    1 ... zall bana hep abi der