1. 1.
    Güldüren ve türk siyasetçilerini anlatan yazıdır. Siyaset bunlara kaldı.
    ~KEMAL Bey dedi ki:
    “Sekiz şehidimiz var. Şehitlerimiz toprağa verilinceye kadar vatandaşlarımız evlerine ve işyerlerine bayrak assın.”

    *

    Binali Bey’den beklerdim ki...

    Şöyle desin:

    “Bravo Kemal Bey! Ne güzel bir teklif bu böyle... Harika! Şahane! Sizi hep böyle görmek isteriz.”

    *

    Fakat ne oldu?

    Şu oldu:

    Binali Bey, Kemal Bey’in “bayrak asın” önerisine resmen ve alenen ateş püskürdü.

    Şöyle dedi Binali Bey:

    “Sen bayrağını cebine koyup Hakkâri’ye giderken biz Türkiye’nin her yerinde bayrağımızı dalgalanıyorduk.”

    *

    Binali Bey’in bu yaklaşımına karşılık...

    Kemal Bey’den beklerdim ki bu pası şahane bir gole çevirsin.

    Çıkıp desin ki:

    “Yahu ben milletimden şehitlerimiz için bayrak asmalarını istedim. Ne var bunda laf edecek? Hayrola? Sen niye bundan rahatsız oldun ki?”

    *

    Ancak Kemal Bey bu türden susturucu ve mahcup edici bir açıklama yapmak yerine...

    Tuttu... “Sizin zamanınızda havaalanlarına hangi bayrakların asıldığını unutmadık” diyerek tam da Binali Bey’in arzu edeceği türden bir cevap vermiş oldu ve şu lüzumsuz polemiğin sürüp gitmesine imkân tanımış oldu.

    *

    Kısacası durum şu:

    - Biri niye ve neden rahatsız, belli değil.

    - Öbürü nasıl cevap vereceğini bilmiyor.

    *

    işin tam burasında rahmetli Ferdi Özbeğen’in ‘Kandil’ şarkısı geliyor aklıma...

    Şarkının sözlerini azıcık duruma uyarlayarak mırıldanıyorum:

    “Gün ışığında yola koyuldum / Elimde kandil gözüm siyasette / Anlam arıyorum, maharet arıyorum / Taş arıyorum, gedik arıyorum...”
    3 ... yahigewrovski