1. 1.
    işte gerçek Müslüman Fahrettin Paşa

    Sevgili okuyucularım, bugün seçim yasakları başlıyor. O yüzden size geçmişten, yakın tarihimizden çok çarpıcı bir olayı bir kez daha anlatacağım.
    Yıl 1918. Birinci Dünya Savaşı’nı kaybetmek üzereyiz. Suriye, Irak, Filistin, Yemen, Arabistan cephelerindeki ordularımız, ingilizler karşısında çökmek üzere. ingilizler, Arapları çil çil altınlarla satın almış.
    Araplar Türk Ordusu’nu, Mehmetçiği, dindaşlarını arkadan ve kalleşçe vuruyor.
    30 Ekim 1918. Bu cephelerde on binlerce şehit veren Osmanlı yenilmiş, Mondros Anlaşması imzalanmış. Anlaşma uyarınca ordular teslim oluyor.
    Peygamberimizin Ravza-i Mutahhara adıyla bilinen mezarı, kutsal Medine kentinde.
    Komutanlığını Fahrettin Paşa’nın yaptığı Medine garnizonu, aylardan beri Araplar ve onlara destek veren ingilizler tarafından korkunç bir kuşatma altında. Açlık, susuzluk, silahsızlık, her şey felaket.
    Çaresiz kalan Fahrettin Paşa ordusuna emir yayınlıyor:
    ‘’Evlatlarım, çekirgeleri tavada pişirip yiyin. Ben yiyorum, çok güzel oluyor.’’
    Fahrettin Paşa Arap ihanetini ve olacakları önceden görüyor, Medine’nin elden çıkacağını anlıyor. Peygamberimizin mezarına Osmanlı padişahları tarafından armağan edilen bütün değerli eşyaları, o görkemli hazineyi son trenlerden birine bir muhafız kıtası eşliğinde yükleyip istanbul’a gönderiyor. işte bazıları:
    Hazreti Osman’ın ceylan derisine el yazmalı Kuran’ı, üzerinde pırlanta ve incilerle Peygamberimizin adı yazılı levhalar, pırlantalı, incili ve amberli tespihler, Kevkebi Dürri adlı 4 parça büyük elmas, her biri 50 kiloluk altın şamdanlar ve daha niceleri.
    Medine, demiryolunun son durağı. Demiryolu, cephelerdeki ordumuzun tek can damarı. Araplar bu hatta sürekli sabotaj düzenleyip asker, yiyecek, cephane sevkini engelliyor. ingiliz altınları doğrusu çok işe yarıyor!

    * * *

    30 Ekim 1918. Mondros Anlaşması imzalanıyor, devlet teslim oluyor.
    Fakat Fahrettin Paşa Medine’de teslim olmuyor.
    Devlet teslim olmuş, Medine komutanı teslim olmayı reddediyor. Aylar boyu Medine’de Arap-ingiliz kuşatmasına direniyor.
    Haçlı-Müslüman işbirliği, Türk Ordusu’na karşı sürüp gidiyor.
    Vahdettin isimli hain padişah, Adliye Nazırı (Adalet Bakanı) Haydar Molla’yı Cidde’ye bir ingiliz zırhlısıyla gönderip, direnen Fahrettin Paşa’dan teslim olmasını istiyor. Paşa yine reddediyor.
    Verdiği yanıt hep aynı:
    “Ben Peygamberimizin mezarını bunlara bırakmam. Al bayrak burada dalgalanacak.’’

    * * *

    Dünya askerlik tarihinde böyle bir olay yaşanmadı. Mondros teslim anlaşmasıyla her şey bitmiş, Fahrettin Paşa ise Medine’de direniyor. ingilizler ve işbirlikçi Araplar, Medine’yi bir türlü ele geçiremiyor.
    Ocak 1919. Sonunda olan olur. Bir sabah erken saatlerde Paşa, Peygamberimizin mezarında namaz kılarken, teslimden başka çıkar yol kalmadığını savunan bazı subaylar onun üzerine atılır ve yaka paça yakalar.
    Fahrettin Paşa, tabancasıyla kılıcını Peygamberimizin mezarına bırakır ve garnizonla birlikte kuşatmacılara esir düşer.

    * * *

    Fahrettin Paşa bir süre Mısır’daki esir kamplarında kalır. Sonra bütün yurtseverler gibi, ingilizler tarafından Malta Adası’na sürgün edilir. Esirliği boyunca çizmelerini ve üniformasını bir gün olsun üzerinden çıkarmaz.
    2,5 yıl sonra Malta’dan serbest kalınca 1921 yılında italya-Almanya-Rusya-Batum-Kars yoluyla yurda girer, vatan toprağını öper ve Kazım Karabekir Paşa ordusundan bazı birliklerle Batı cephesine gidip istiklal Harbi’ne katılır.
    Ankara’da Mustafa Kemal Paşa, Fahrettin Paşa için ‘’Daha sağlığında adını tarihe altın harflerle yazdırmış kumandanımızdır’’ der.
    ‘’Çöl kaplanı’’ ve “Medine kahramanı’’ olarak bilinen, düşmanlarının bile hayranlıkla söz ettiği Fahrettin Paşa, 1922 yılında Mustafa Kemal Paşa tarafından Afganistan’a, Kabil Büyükelçisi olarak atanır. Afganistan o yıllarda da bizim için çok önemli çünkü Türkiye’deki yeni rejimi tanıyan birkaç ülkeden biri.

    * * *

    Fahrettin Paşa sonraki yıllarda ‘’Türkkan’’ soyadını alıyor. Hakkında yazılmış iki nefis kitap var. ikisinin de adı ‘’Medine Müdafaası’’.
    Birinin yazarı, Paşa’nın personel subayı Naci Kaşif Kıcıman, öteki ise Medine’de Kızılay (o günkü adıyla Hilal-i Ahmer) görevlisi (istihbaratçı olduğunu tahmin ettiğim) Feridun Kandemir. Her ikisi de Medine’de Paşa ile birlikte görev yapmışlar. Artık piyasada olmayan, ancak mutlaka yeniden basılıp okunması gereken kitaplar.
    Aradan yıllar geçiyor, Feridun Kandemir bir gün Fahrettin Paşa’ya istanbul’da, sokakta rastlıyor ve kendisinden, anılarını yazmasını istiyor. Yanıtını kitabından aynen aktarıyorum:
    ‘’Evladım, herkes vatana karşı borçlu olduğu vazifeyi yapar ve orada iş biter.’’
    Fahrettin Türkkan, 1948 yılında vefat etti. Ebedi uykusunu istanbul’da, Rumelihisarı Mezarlığı’nda uyuyor.

    * * *

    Fahrettin Paşa olayı, dünyada eşi olmayan bir ibret belgesidir. ingilizlerle para uğruna işbirliği yapan dindaşlarımızın ihanetine uğrayan, devlet teslim olduğu halde Peygamberimizin mezarını onlara kaptırmamak için üç ay daha kelle koltukta, aç susuz direnen gerçek bir Türk ve Müslüman’ın öyküsüdür.
    Ben bu kahramanlara büyük saygı duyuyorum. Bugün onlar sayesinde özgürüz. Allah hepsine rahmet eylesin, nur içinde yatsınlar.
    Gerçek dindar, gerçek Müslüman işte onlardı. Onlar aynı zamanda yurtseverdi. Bir Fahrettin Paşa ve benzerlerine bakın, bir de son yıllarda türeyen, Müslümanlık tüccarlığı yapan, bir eli yağda bir eli balda, ülkemizi peşkeş çeken din bezirganı sahtekarlara ve onların ağa babası olan utanmaz arlanmaz hırsız siyasetçilere!..
    Acaba Müslüman olan kim!

    * * *

    Emin Çölaşan’ın notu 1: Yarın seçim var!.. Oylarınızı sahtekarlara, hırsız ve rüşvetçilere, utanmazlara, Müslümanlık taslayan din bezirganlarına ve ayakkabı kutucularına vermeyeceğinizi bilmenin rahatlığı içindeyim.
    ikinci yarı yarın başlıyor!.. Türk Milleti bu gibilere öyle bir gol atacak ki, kale ağları yırtılacak.
    Emin Çölaşan’ın notu 2: Yarınki yazımda kahraman Fahrettin Paşa’nın, Arapların ve ingilizlerin eline düşmesin diye o koşullar altında Medine’den kaçırıp istanbul’a gönderdiği hazinenin tam listesini açıklayacağım. Mutlaka şaşıracaksınız.
    2 -1 ... gemek