bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    1999-2000 sezonu şampiyonlar ligi çeyrek final ilk maçıdır. tahmin edeceğiniz üzere mestalla'da oynanmış olup, danimarkalı hakem kim milton nielsen tarafından yönetilmiştir. valencia'nın adını "valencia" yapan o 1998-2004 arasındaki süreçte oynanan en iyi futbollardan birini de bu maçta izlemişizdir.

    zorunlu edit: uzunluğuna bakıp da okuyamayanlar için, valencia'nın lazio'yu evine 5 golle uğurladığı ve cümle aleme futbol dersi verdiği unutulmaz şampiyonlar ligi maçıdır.

    roma ekibi lazio önceki sezon son defa oynanan kupa galipleri kupası finalinde mallorca'yı nedved'in harika golüyle yenerek kupaya uzanmıştı. başlıktaki maçın oynandığı sezonda da serie a'da şampiyonluğu kovalıyordu ve simone inzaghi, marcelo salas gibi forvetleri de son derece formdaydı. lazio'nun o dönemki diğer yıldızlarını da bilirsiniz, saymama gerek yok. şampiyonlar liginde de ilk turda bayer leverkusen, dynamo kyiv ve maribor'un olduğu gruptan son derece rahat bir şekilde lider çıktıktan sonra, ikinci turda da chelsea, feyenoord ve olympique marseille takımlarının bulunduğu gruptan da lider çıkmıştır hatta chelsea'yi stamford bridge'de poyet'in golüyle geriye düşmesine rağmen mihajlovic'in hayvansal frikik golüyle yenmesini bilmiştir.

    rakibi gibi tarihinde ilk kez şampiyonlar ligine katılan yarasalar da önceki sezon copa del rey'i adeta süpürerek müzesine götürmüştür, ligde de celta vigo'nun hemen önünde 4. olmuştur. ertesi sezonun hemen başında mallorca'ya kupa galipleri kupasında final oynatan arjantinli teknik adam hector cuper takımın başına getirilmiştir ve gaizka mendieta, claudio lopez, farinos, kily gonzales, adrian ilie gibi futbolcularla harmanlanınca künefe tadında bir takım ortaya çıkmıştır. los che ilk turda bayern münchen, psv eindhoven ve glasgow rangers ile mücadele etmiş, bu zor gruptan namağlup lider olarak çıkmıştır. ikinci turda rakipler manchester united, fiorentina ve bordeaux'dur. genel olarak başarılı bir çizgide ilerlemesine rağmen old trafford'da olmadık defans hataları yüzünden 3-0 kaybeden valencia, bu maçla liderlikten olmuş ve ikinci olarak çeyrek finale kalmıştır.

    karşılaşma öncesinde de yıldızlar topluluğu lazio favori olarak görülüyordu; valencia'yı küçümseyenler çoğunluktaydı. valencia klasik forma düzeniyle yani terra mitica göğüs reklamlı beyaz luanvi forma altına da siyah şortla sahadaydı. lazio ise önceki sezon kupa galipleri kupası finalinde giydiği civciv sarısı, lacivert şeritli del monte göğüs reklamlı puma deplasman formasıyla sahadaydı. mestalla tribünlerinde 45 bin futbolsever beklemekteydi.

    neyse efendim, bu lazio'lar böyle artis artis birbirlerine bakarken maç başladı ve valencia fırtına gibi esmeye başladı. dalga dalga lazio'nun üstüne gelirken henüz 2. dakikada clauido lopez'in şutunu ballota engelledi, dönen topu da angulo ağlara yollayınca gol perdesi açıldı: 1-0...

    italyanlar hemen başta gelen golün şokuyla afallamıştı ki, bundan hemen 2 dakika sonrasında, 4. dakikada daha sonra barcelona formasıyla izleyeceğimiz gerard lopez yaradana sığınıp lazio defansının arasına daldı. çok methedilen lazio savunması utanmadan çalım manyağı olduktan sonra, gerard kardeşimiz ceza sahası içinde en son sallamıyorsam paulo negro'dan sıyrıldı ve şutunda farkı 2'ye çıkardı: 2-0... gerçekten çok güzel bir goldü, hem de beklenmeyecek bir isimden...

    lazio'lular şaşkın şaşkın birbirine bakıyordu, 3,5 dakika sonunda skor tabelasında "2:0" yazıyordu ve rakip de cidden yıkılacak gibi değildi. tabi bu esnada kily gonzales de birkaç pozisyon yedi. maç roma ekibinin yarı sahasında, çoğunlukla valencia baskısıyla geçerken 28. dakika esnasında veron'la başlayan ve hızlı gelişen bir lazio atağında kısa saçlı nedved soldan hızla götürdüğü topu altıpas üstüne çıkardı, simone inzaghi de canizares'den erken davranıp ayağını koyunca skor 2-1 oldu.

    ama skor tabelasından başka değişen bir şey yoktu, oyun hala valencia'nın kontrolü altındaydı ve claudio lopez yaptığı çapraz koşularla bir sonraki sezon formasını giyeceği takımın anasını ağlatıyordu.

    şükür ki valencia'mız lazio'ya götünün kalkması için şans vermedi. bir ölü top organizasyonunda clauido lopez ortaladı, gerard lopez kafayı çaktı ve skor 3-1, dakika 40... gecenin golcüsü bir defansif orta saha oyuncusuydu, bu durum açıkçası bizim alpay'ın 2001 senesinde oynanan bir makendoya maçındaki 3 gollük performansına benziyordu. derken lazio adına berbat bir futbolla ilk yarı sona erdi.

    ikinci yarıda italyanlar biraz akıllanmış olacak ki, oyun daha dengeli başladı. lazio rakibi üstünde "yalandan" bir baskı kurmuş olsa da kontrataklarla tehlikeli olan taraf gene yarasalardı. bu esnada oyuna alen boksic ve marcelo salas gibi iki etkili ismini dahil etti lazio. işte orada olan oldu. gerard lopez kişisinin bir şampiyonlar ligi çeyrek finalinde hat-trick yaptığını gördü bu tarih. 80. dakika itibariyle gerard kendisinin 3, takımının 4. golünü ballota'nın koruduğu kaleye plaseyle yolladı: 4-1...

    lazio yediği 4 golün acısıyla bir hışım saldırdı; 86. dakikada alen boksic iyi döndü, solda pusuya yatmış salas'ı gördü ve havadan gönderdi. angloma'nın sinek avlaması sayesinde topu önüne alan salas bir an dengesini kaybetse de, canizares'in üstünde deli divane gibi koşturmasına rağmen arzıca dokunuşunu yaptı ve skor 4-2 oldu. lazio için bir umuttu bu, sonuçta deplasmanda atılan 2 gol, çift kademeli maçlar için her zaman umuttur. ancak salas'ın suçu bu gol sonrası mestalla tribünlerine dönüp, artist hareketler yapmasıydı.

    bir başka güney amerikalı, claudio lopez, cezasını oracıkta kesti. bitime doğru, 90+1. dakikada ceza sahasının çaprazından zımbalayarak ballota'yı resmen ağlatan lopez, tarihi skoru da tayin ediyordu: 5-2... hem skoruyla, hem de gerard'ın hat-trick yapmasıyla her şekil tarihe geçen bu ilginç maçta valencia 5 tane kapağı lazio'nun eline vermiştir. lazio kalesi de şut manyağı olmuştur. (bkz: gerard lopez)

    hector cuper'e göre bu maç valencia'nın o sezon oynadığı en iyi futbola ev sahipliği yapmıştır. alınan bu güzel skor, yani "5-2", o dönemki valencia inatçılığını da en iyi şekilde sembolize eder.

    not: lazio 18 nisan'daki rövanş maçını juan sebastian veron'un 25 metreden burun dayayıp tavana astığı golle 1-0 kazanmıştır ve mahsun bir şekilde elenerek ülkesine dönmüş, ancak serie a'da 34. hafta reggina karşısında olimpico'da alınan 3-0'lık galibiyet sonrası gelen şampiyonlukla beraber taraftarlar çıldırmıştır, bu maç o yüzden çok da yara bırakmamıştır.

    valencia'nın psikopat gidişi bunla sonlanmayacaktır, yarı finalde de barcelona'yı mestalla'da dörtleyeceklerdir. ancak finalde ligde rezilleri oynayan real madrid karşısında da pek bir varlık gösteremeyerek 3-0 kaybedip gönüllerin şampiyonu olacaklardır...

    (bkz: 24 mayıs 2000 real madrid valencia maçı)

    ben pulemjot kalashnikova, bu tarihten gelen güzel maçın sunumunda sizlerle beraber oldum. mutlu akşamlar dilerim efendim.
    9 ... pulemjot kalashnikova
  2. 2.
    şampiyonlar ligi tarihindeki en güzel maçlardan biridir.
    1 ... moruk
  3. 3.
    tam 12 sene geçmiş bugün bu muhteşem, unutulmaz maçın üzerinden. esasında o gün stamford bridge'de nefis bir chelsea* - fc barcelona maçı da vardı ama bu maç daha çok yer etti benim hafızamda. futbolun deli divane sevildiği dönemlerden çok hoş bir hatıraydı. istanbul'da 2 leeds united taraftarının öldürüldüğü akşam oynandığından hafif güme gitmişti ama unutulmasın derim bu maç.
    2 ... pulemjot kalashnikova

alakalı başlıklar