1. 1.
    trabzon'un kendi sahasında fener'e yenilip şampiyonluğu kaptırdığı ve fetret devrine girdiği maç. bir daha asla eskisi gibi olamadı trabzon. maçtan sonra ciddi ciddi rüştü'nün kadıköy'e heykelinin dikilmesi tartışılmıştı zira çıkardığı şutlar inanılmazdı futbolun hafızası bir günlüktü oysa golleri atan oğuz ve aykut o sezon sonunda takımdan uzaklaştırılırken rüştü yıllar sonra heykelini dikeceklerin talimatıyla tesislerde dayak yedi.
    12 ... sessiz harf
  2. 2.
    trabzonlu bir arkadasımın maçtan sonra evdeki muhabbet kusunun kafasını koparttıgı maçtır.**
    21 -2 ... iysr
  3. 3.
    şenol güneş'in yaptığı taktik hatalar sonucu fenerbahçe'ye hediye edilmiş maç. trabzonspor tarihinin unutulmaz maçlarından biridir. ayrıca bu maçtan bir hafta önce vanspor'a kaybedilmiş, ardından fenerbahçe yenilgisiyle, şampiyonluk altın tepside hediye edilmiştir. olacak iş değildir.
    4 ... fowler
  4. 4.
    hayatımda en mutlu oldugum mactır sanırım. düsünsenize dile kolay 6 senedir sampiyon olamamıssınız kötü bir devreden geciyosunuz ali şen gelmiş hersey yoluna girmiş ama önünüzde trabzon engeli var ligin bitmesine 2 hafta daha var 1 puan geridesiniz ve trabzon deplasmanı adeta bir cehennem macın ilk yarısı da abdullah ın muhtesem golü ile 1-0 geride tamamlamıssınız. devre arası kara kara düsünüyorsunuz aglamak istiyorsunuz... ve ikinci yarı baslıyor imparator oguz un frikik golü umutlandırıyor ama saglı sollu rakip akınlar! sota vuruyor rüstü kurtarıyor hami keza yine rüstü, böyle devam ediyor bir süre taki erol bulut un ortası aykut un golü işte o anı hiç bir seye degişmessiniz ve mac bitiyor bir hıdralez aksamında ve artık takımınız sampi... daha sonra kulagınız da yankılanan "nası koydu aykut kocaman" sesleri ve bir kac haftanın sonunda şampiyon fenerbahce... işte 11-12 yaşlarında bir veletin o zamanlar hissettikleri ve yasadıklarıdır bu..
    8 -3 ... like a_ rolling stone
  5. 5.
    Fenerbahçe'nin, 95-96 sezonunu şampiyon olarak noktalamasını sağlayan maçtır. Takım, söz konusu sezon şampiyon olmasına karşılık önündeki bir kaç yılı zamanın başkanı Ali Şen'in hataları nedeniyle kaybetmiştir. Oğuz ve Aykut gibi gerçek Fenerbahçelileri gönderen, bu tür gereksiz müdahaleleriyle Parrerira'nın takımı bırakmasına neden olan Ali Şen, ertesi yıllarda gelebilecek muhtemel şampiyonlukları rakiplerine adeta hediye etmiştir.
    3 ... entropi
  6. 6.
    8 aylık kuzenim in kafa üstü yere çakıldığı maçtır. enişte fanatik fenerbehçelidir ve umudu kestiği maçın son dakikalarında gelen golle kucağındaki kuzenimi kafa üstü yere düşürmüştür. son derece evhamlı olan teyzem çılgına dönüp ''sokayım fenerbahçe''ne tarzı söylenmelerle ağlamaya başlamıştır. eniştemin ağlamaktan kıçını yırtan kuzenimi ve acaba doktora gitsek mi diye dönüp duran teyzemi sallamayıp ''yaşa fenerbahçe'' tezahuratı yapmaya başlamasının aile içinde kendisinin tekrar sorgulanmasına yol açtığı maç olmuştur.
    7 ... phoibos apollon
  7. 7.
    abdullah'ın 19. dakikada attigi golle öne geçtiğimiz ama zamanın kalecisinin baraj kurmadaki üstün yetenekleri ile oğuz'un golüne engel olamayip ardından aykut'la dünyamızin yıkıldığı maçtir, bir önceki hafta vanspor maçinda da gol kaçirma rekoru kirilmiştir tarafımızdan. bügüne kadar en çok gözyaşi döktüğüm andır maçın son düdüğünü duyduğum zaman.
    2 ... just another stranger
  8. 8.
    erol'un muhteşem bir orta kestiği ve bu ortanın aykut tarafından gol yapıldığı şampiyonluk maçı. zaten bu maçtan sonra trabzon hiç bir zaman şampiyonluğa o kadar yaklaşamamıştır.
    2 ... aktif matkap
  9. 9.
    trabzonspor un fenerbahçeye karşı aşırı nefretinin burdan geldiği söylenir. şöyle ki fenerbahçe nin son 2 şampiyonluğununda da (daum dönemi) trabzonspordur 2. olan ve özellikle cem papila 'nın idare ettiği fenerbahçe-trabzonspor maçı da nefretin iki katına çıkmasına sebebiyet vermiştir..maçla ilgili hatırlayabildiklerimse abdullah ercan ın hırs küpü bir şekilde gözü yaşlı gol sevinci, oğuz un frikik atışında etrafı kaplayan sis, kaleci metin mert'in hareketsiz kalışı ve tabi ki de aykut kocaman'ın nefis golü. (takdir edersiniz ki o yaşta sadece goller aklımda kaldı napim)ve tabiki de maç sonu trabzon 'dan gelen intihar haberleri...
    4 ... niketre
  10. 10.
    ömrü hayatımda bu kadar sevindiğim başka maç yoktur ve asla olmayacaktır.

    cine5 te yayınlanıyordu o zamanlar maçlar ve haliyle kahvehanede izliyorduk maçları. maçları dediysek derbi maçlarını tabi ki.

    öğle saatlerinde benim gibi koyu fenerli abim gergin bir ifadeyle "gidelim mi maça?" dedi. "abi be gidelim" dedim. ne olacaktı ki yenilsek zaten 1 puan gerideydik. abim söyle bi attı üzerinden gerginliği ve "gideceğiz tabi ki yalnız bırakmak olmaz böyle günde takımı" dedi. akşama doğru ikimizde bir heyecan bir heyecan. karınlarımıza sancı giriyor fakat farketttirmemeye çalışıyoruz.

    derken yola koyulduk zira kahvehaneye gidene kadar yolda gördüğümüz herkes bizle dalgasını geçiyordu. futbolla ilgisi olmayanlar bile "yenileceksiniz oğlum gitmeyin boşuna" diyordu. galatasaraylısı, beşiktaşlısı, milli takımlısı, liverpoollusu, detroit pistonslısı hatta hiç unutmam karl malone u çok seven ve bu yüzden utah jazz ı tutan tanıdık bile trabzonspor u destekliyordu. ortam o derece gergindi yani. üstüne üstlük sırf istanbul takımlarından nefret ettiği için sezon içinde birden trabzonsporlu kesilen kuzen yolda birden karşımıza çıkmasın mı? "geleyim ben de izleyeyim hem maçtan sonra sizinle biraz alay ederim" dedi. neyse yola devam ettik.

    kahvehaneye vardık. bir baktık millet birbirinin üstünde. türkiyenin trabzon dışında hiçbir şehrinde ve hatta hiçbir kasabasında veya köyünde trabzonsporlu sayısı fenerbahçeli sayısını geçemeyeceği için şaşırdık bayağı çünkü mahalleden tanıdığımız fenerlilerin beş katı insan izleyecek maçı.

    ve maç başladı. trabzon da bir hırs bir hırs anlatmak mümkün değil. akıllarına koymuşlar sahaya gömecekler fenerbahçe yi. trabzon atak üstüne atak yapıyor. hami mandıralı bulduğu yerden zımbalıyor ama o günlerde kalede panter gibi bir rüştü reçber var. şimdiki gibi pazar filesi değil yani. her gelen topu çeliyor. ama trabzon sağlı sollu geliyor ve dakika 19 abdullah ercan yay üzerinden enfes çakıyor: 1-0

    kahvehane yıkılıyor. beşiktaşlılar, galatasaraylılar omuz omuza vermiş "i*ne ali şen olamazsın şampiyon" temposu tutmuşlar. trabzonlulardan fazla seviniyorlar. ve maç devam ediyor ama herkes bizle alay ediyor. biz pısmış bekliyoruz ne olacak diye. hami serbest vuruştan doksana gönderiyor ama rüştü gol yemesine rağmen konsantrasyonunu bozmuyor ve başka gol yemeden devreyi kapatıyor.

    ikinci yarı fenerliler biraz azalmış olmakla birlikte heyecanla fenerin gol atmasını bekliyoruz. ama parreira* yerinde heyecansız izliyor maçı zira sene boyunca pek sevindiğini görmemiştik.

    dakika 55. serbest vuruş fenerin ve oğuz çetin topun başında. saha meşale dumanlarından neredeyse görünmüyor. oğuz geliyor topun başına ve top ağlarda. 1-1

    buruk olmasına rağmen çok seviniyoruz. çünkü skor bize yetmiyor. kesin galip gelmeliyiz gidiyor şampiyonluk yoksa. fener biraz cesaretleniyor golden sonra ama bir iki atak dışında tehlike yaratamıyor. ama trabzona skor yettiği halde bastırıyor.

    ve dakika 82. erol bulut soldan yaklaşıyor. birini geçiyor, birini daha geçiyor. biz hafiften ayağa kalkmaya başlıyoruz. kafasını kaldırıyor. kahvedeki bütün fenerliler hep bir ağızdan "ortala topu" diye bağırıyor. yerden sert bir orta kesiyor ama kime gittiğini bilmiyoruz. birden kameranın görüş alanına sarı lacivert çubuklu formalı biri giriyor. hiç unutmam daha topa vurmadan nefesim kesilmiş gibi olmuştum ve dünya üzerinde o maçı izleyen bütün fenerlilerin aynı şekilde hissettiğine eminim. fenerli futbolcu-ki aykut kocaman olduğunu sonra öğrenmiştik-topa nefis vuruyor ve top trabzonspor ağlarında. fenerliler olarak sayıca kahvede daha az olmamıza rağmen trabzonun attığı ilk golun on katı kadar ses çıkarıyoruz. sandalyeler havada uçuşuyor. izleyenler duvarları tekmeliyor. millet masaların üzerinde. bütün fenerbahçeliler birbirine sarılıyor ama ben ilk abime sarıldım hiç unutmam. bana fenerbahçe yi sevdirdiği için. hastalıkta ve sağlıkta takımı desteklemeyi öğrettiği için. ve dahi o maça beni götürdüğü için. parreira bile o kadar seviniyor ki şaşırıyoruz. maç bitmeye yakın ancak sakinleşiyoruz ama kalan 3-5 dakika geçmek bilmiyor. trabzonspor son bir deneme yapıyor ama olmuyor. bitir diye sövüyorlar hakeme. en sonunda maç bitiyor. kahvehane bayram yer gibi. fenerliler diğerlerinin **** gitmesine izin vermiyor, alay ediyor, gülüyor. sonra birden aradan biri ali şen başkan fenerbahçe şampiyon diyor ve dakikalarca tekrar ediyoruz. eve gidene kadar fenerli herkesle kucaklaşıyor diğer herkesle alay ediyoruz. bilhassa kuzenime çok gülmüşlüğümüz var maçtan sonra.

    bu maçtan sonra fener son maçını kazanıyor ve şampiyon oluyor, trabzon ise dağılıyor ve bir daha asla toparlanamıyordu. ve ortaya şöyle birşey çıkıyordu:
    (bkz: trabzon/@ee caylar kimden)

    ben bu maçtan sonra ne maçlar izledim. galatasaray a 6 mı atmadık, 4 mü atmadık, gaziantep i 3-0 dan 4-3 mü yenmedik. ama asla böyle bir heyecanı tekrar yaşamadım.

    bu da böyle en sevdiğim futbol anımı yaşadığım maçtır.
    11 -3 ... ee caylar kimden