1. 1.
    bi garip hikayemi anlatıyorum..
    bundan 4 sene öncesinde arkadaş ortamında tanıştık.ilk 1 sene sadece karşılaştıkca, birbirimize işimiz düştüğünde konuşuyorduk.
    öyle ki benden yaşça küçük eski sevgilimin mezuniyet balosuna gitmek için, sevgilim de falan demişliğim vardır. o kadar ihtimal dışıydı onu sevmek benim için.
    2.yılımız, artık arkadaş olmuş, sık sık görüşür konuşur beraber bir yerlere giderdik. ama yine ihtimal dışı gibiydi görüştüğüm konuştugum kızlardan bahseder dalga geçerdik. yeri gelir dertleşirdik. sıradan bir arkadaştan hiç farkı yok gibi gelirdi.
    3. yılımız, en karışık yılımızdı. her gün konuşur olmuştuk. ben yine kız arkadaşlarımdan bahsederdim fakat oralı olmaz o konular açıldığında muhabbeti kapatır, kaçardı.
    ulan ne oluyo falan derken benden hoşlandığının sinyallerini vermeye başlamıştı. ama ben hiç oralı değilim.
    ben arkadaşlık dışında hiç bir şeye ihtimal dahi vermiyordum. onu kırmamak için sevmediği konuları daha az konuşmaya özen gösterirdim.
    3. yılımızın ortalarında bana ilanı aşk etti. bir kızdan bunları duymak insanın tabiki gururunu okşuyordu. ama karşılık vermem için bişeyler hissetmem gerekirdi. o gün ona cevabım böyle bir şeyin olamayacağı yönündeydi fakat konuşmaya devam edebileceğimizi söylemiştim.
    işte o an ****a yan basmışım meger.
    4. yılımız, aralıksız konuşmalar, her gün beraber takılmalar. onun beni sevdiğini bilirken bunları yapmak çok sacmaymış sanırım. artık kendimi onunla konuşmayınca boşluğa düşmüş gibi hissediyordum. ama bizden olmazdı. ben katı kuralları olan, sevdiğine bakanın gözünü çıkartacak, erkek arkadaşı dahi olmasına katlanamayacak çomar bi tipim. oysa sözlük kızı. kendileri uludağ sözlük yazarıdır. nick ini seçen de bizzat benimdir hatta. her neyse...
    kız sosyal, aktif, gece gezmelerini seven, nadir de olsa alkol kullanan bi tip. demem o ki hiç bir oluru yok.
    her ne olduysa onun instagram hesabında ki erkeklere kafayı takmaya başlamıştım. çocukları araştırır onu uyarırdım. hiç de sorgulamaz dı bunu. sana ne demezdi. uygulamasa bile söylediklerimi beni kırmazdı. onunla artık arkadaşlıktan öte muhabbetler ederdik. beraber iki sevgilini yapacağı şeylerin hayalini kurardık beraber.
    bende iyiden iyiye alışmıştım artık ona karışmaya. her yaptıgına takılmaya. onu kendime göre yapmaya, kafamdaki kadın profiline sokmaya çalışıyordum. ama sanırım bi gün canına tak etmişti ki ileri gittiğimi söyledi bana bu ciddi ilk kavgamızdı. bana hiç söylemediklerini söylüyordu. sevgili olmadıgımızı ona karışamicağımı vs vs. o gün fena şekilde küsüştük.
    aradan 1 ay geçmişti ve halen konuşmuyorduk. kafamdaki hanım kız modelinde bi kız vardı arkadaşımın kuzeni. bir şekilde iletişime geçtim o kızla konuşmaya başladık. ama o kızla bir yere gidip oturamazdık. istediğim kız aslında bu değilmiş onu anladım. neden insan kendi aktif, sosyal bir hayat yaşarken kendine uslu kız arar ki ?
    olmayacagını farkettiğim anda saçma salak bahanelerle malum şahsa mesaj atmaya başladım tekrardan. seviyodu sanırım hala. mesajlarıma yanıt veriyordu. tekrardan konuşmaya başladık. o hayatımdayken kızlara yazmayı bırakın erkek arkadaşlarıma dahi yazmazdım. çünkü o erkek arkadaşımla yapabileceğim şeyleri de bana veriyodu, kız arkadaşla yapılacakları da, sevgiliyle yapılacaklarıda.
    "kimse kimsenin her şeyi olamazmış" diye bi şarkı sözü var ya hani. yalan o inanmayınız. her şeyim oluyodu vallahi.
    ama yıkılamaz duvarlar falan fişman muhabbetine bir türlü sevgilim diyemiyodum. kız sosyal herkes tanıyo biliyo. talibi de çok, elde edemeyenlerin hakkında konuşmaları akın akın geliyor sağdan soldan. ne kadar güvenirseniz güvenin. duyduklarınız içinize elbet kurt düşürür. ki öyle de oldu..
    tekrar kavga.. ona utanç verici şeyler sormuştum aslı var mı diye. biliyordum aslının olmadığını ama kurt düşmüştü bir kere. tekrar bir kavga. ama ne kavga... küfürler, hakaretler havada uçuşuyor. kesin bitti dedim yani bu sefer.
    biter mi ? bitmez tabi. ortak bir arkadaşımız gelmişti şehir dışından. ikimizi de çağırmış. haberi yok tabi onun o eskisi gibi sanıyo bizi.
    oturduk kimse bozuntuya vermiyo falan. ama muhabbetlere dahil olmuyoz bi o konuşuyo bi ben. sonra ortaya laf atmalar falan barışır gibi olmaya başladık.
    ertesi gün doğum günüm. kafeye gitmişim oturuyorum şehir dışından gelen arkadaşla takılıcaz. bana doğum günü sürprizi hazırlamış. pasta mum vs. bu barış sözleşmesiydi evet ama sorunlar bitmiş miydi ?
    eski konuları açmamaya özen gösteriyordum tartışma çıksın istemiyordum. ama çokca sormak isteğim şey vardı. ve bana soguk davranıyordu. hepten çıldırmıştım.
    ne yaparım ne ederim derken buna fake form sayfası attım anket dolduruyorum, fal bakıyorum sanarken bana e posta ve şifresini göndermişti.
    bakarım öğrenirim içim rahatlar hesapları yapıyordum. aldım şifreyi açtım instagramını bir de ne göreyim, bizim küs oldugumuz 2 haftalık dilimde uşağın birine yazmış.yazmış derken yavşamak diyelim.. eski sevgilisi mesaj atmış cevap yazmış falan.
    kudurdum, dellendim, fıttırdım. mesajları ss alıp buna yolladım. o gece şehir dışına gidiyorlar gezmeye arkadaşlarıyla. benim mesajlarını okudugumu görünce o benden çok fıttırdı saydı sövdü tabi ben de boş durmuyorum. sonra her yerden engelledi.
    ağır konuşmuştum. hatalıydım. sabaha kadar uyumadım. sabah işe gittim ama çalışmak hiç yok düşünüyorum sadece. sonra işten izni aldım bindim arabaya çıkrım yola. gittikleri yerdeki arkadaşa bi telefon. onlarla buluşacaklarını biliyordum. buluşma noktasını öğrendim falan.
    ama nasıl gidiyorum, radarmış cezaymış hiç oralı değilim. yetişmek için 3 saatlik yolu 1.5 saatte gittim.
    aklımdaki onu gelirken alıp beraber dönmek konuşulması gereken her şeyi konuşup çözücektim. hazırlıklar tamamdı. torpito ya papatyalar koyulmuş olası olumlu konuşmada torpıtoyu aç komutunu vericektim. hayal oldu tabi.
    ilk karşılaştığımız andan itibaren somurtmuş konuşmadan duruyodu. yanımızda oturan arkadaşları zorda olsa yollayıp onunla baş başa kaldık. ama bir konuşma bu kadar mı kötü gider. resmen 4 senelik ilişkimizde ne kadar hatam varsa hepsini dosyalamış, konu konu ayırmış. hangi konuyu açsam o konudan bir hatamı buluyor.
    hesap sormak için gittiğim yerde bana hesap soruldu resmen. dönerken beraber gidermiyiz sorusuna cevap verme gereği bile duymadı.
    burnumu çeke çeke bindim arabaya döndüm.
    bu gün son kez şansımı denemek için mesaj attım. ona aklınıza gelebilecek her şeyin şifresini verdim. ona bidaha böyle bir şeyin asla yaşanmayacağını söyledim. inanmadı. güvenmedi. bitti dedi kesti attı.
    derler ya fazla naz aşık usandırır. belki de usanmıştı. belki de sıkılmıştı."yaprak ağaçtan sıkılmıştı, sonbahar bahaneydi" öyledi belki de. ne kadar çabaladıysam o kadar tersledi beni. benim artık kozum yok elimde. benim içinde bitti sanırım çünkü yapabileceklerimin hepsini yaptım..
    unuturmuyum bilmiyorum. unutulamayacak kadar güzel şeyler yaşadık onunla. sevgili olmak da neymiş !! biz onunla birbirimizin her şeyiydik.
    her güzel şey gibi bu da bitti sanırım...
    26 -47 ... efrahadam
  2. 2.
    eskiye ragbet olsa bit pazarina nur yagardi. onune bakmayi da bilmek gerek. boyle bi durum yasayan insanin. yeni bi sayfa acip kendine ceki duzen verip uygun birini bekleme zamanidir. buluncada evlenin efenim. arkadas nedir zaten kizla erkek arkadas olmuyo iste hep boyle ... cikiyo.
    6 -2 ... bittimiacaba
  3. 3.
    Kardeşim iyi uzun uzun detaylarıyla yazmışsın. Demek ki değer veriyorsun.
    5 ... sizi daha sonra arayacagiz
  4. 4.
    Okumayın beyler özet olarak; (bkz: kanka ayağı göt ayağı)
    12 -2 ... ershan kuneri
  5. 5.
    (bkz: durumumuz vardı ama okumadım)
    9 -2 ... monte kristo kontesi
  6. 6.
    Üşenmedim uzun uzun okudum. "Bana inanmadı, güvenmedi" diyorsun sonra da "belki de başkası vardır" diyorsun. Ha işte sorun cümlenin içinde. Bence onun için bitmiş çünkü bu sözde pişmanlık yazısında bile ona güvenemiyorsun hani yüzlerce kişi okuyacak ve o yüzlerce kişinin aklına da " kızın hayatında başkası varmış" fikrini sunuyorsun, bu yüzden onda bitmiştir. Sorun sende. insan gözüyle görse bile sevdiğine konduramaz siz olmayan şeyleri uydurup karşı tarafı suçluyorsunuz sonra karşı tarafta isyan bayrağını çekince de "ya ben naptım" oluyorsunuz ve bunu bile asilce taşıyamıyor "benim yaptıklarım yüzünden değil başkası var diye bitti" diyorsunuz. inşallah engellerini sonsuza kadar açmaz..
    Edit: belki de başkası vardır, kısmını çıkarmışsın. inşallah sadece yazıdan değil aklından da çıkarmışsındır. Bir kadını seviyorsan önce güvenirsin umarım bundan sonra...
    9 -2 ... bono
  7. 7.
    yazının tamamını okudum. şahsi fikrim; birinin sizi sevdiğini veya aşık olduğunu bildiğiniz halde siz onunla normal arkadaş gibi takılırsanız eziyet edersiniz. bu durumu bir arkadaşım yaşadı.. kıza aşkını ilan etti, kız buna olmaz dedi ama normal arkadaş gibi çağırmalar takılmalar oldu. bu yazar arkadaşın hikaye ise 4 yıllık ve daha farklı bir mesele. tam bir "oluruna bırak" olmuş ama olmamış be...
    8 ... tifobakteri
  8. 8.
    Çok sevdiğim bir metni paylaşmak istiyorum bu hikayeye istinaden;
    "...Sadece seni sevdiğimi söyleyemedim. Ama sevmenin günahı buymuş demek ki. insanın aşık biriyle alay ederken hiç içi sızlamıyormuş demek ki. Sen haklısın, ben hayal görmüşüm. insanların dış görünüşe önem vermeden, başka hiçbir şeyi umursamadan birbirlerini sevebileceklerine inandırmışım kendimi. Birine kalbini açmaya gör, canını acıtmak için fırsat kollarmış meğer.."
    7 -1 ... zeusunevlatlikkizi
  9. 9.
    bırak su götünü yiyim ayaklarını git söyle işte kauçuk seni.
    3 -1 ... parabenibozdu
  10. 10.
    Her defasında kankalarımın asla bakmam diyerek hayatıma dahil oluşu ve sonrasında da aşık oluşu. Ezikler topluluğu da denebilir. Kanka ayağı g..t ayağı.
    ... o yieehh