1. 1.
    ilerleyen yıllarda buna şahit olacağımız mümkündür.
    Ibrahim karagül makalesi tam olarak olacak olan gerçektir.
    Türkiye’de artık iç siyaset yoktur. iç iktidar mücadelesi diye bir şey kalmamıştır. “Türkiye ekseni” ile “çokuluslu eksen” arasında korkunç bir mücadele vardır. Türkiye’deki mücadele küreseldir. Küresel güç hareketlilikleriyle, yeni güç haritalarıyla ilgili bir haldir.
    iki kavga eden karşıt grubu ele alacak olursak önce sözlü sataşmalar ile herkes birbirine saldırır sonra da cephe alarak fiziksel temas başlar.
    Bir nihai hesaplaşma vardır. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana hep örtük biçimde devam eden vesayet modelinin mandacı siyasetin, son büyük kalkışması vardır.

    Sağcı-solcu, liberal, muhafazakâr, islamcı, milliyetçi siyasi kimlikler, bu hesaplaşmaya göre bölünmüş, ayrışmıştır. Çünkü artık o kimlikler belirsizleşmiş, kimlik olma özelliğini kaybetmiştir.

    KAVGAYI, ŞEHiRLERiMiZE,EVLERiMiZE TAŞIDILAR.“iÇ iŞGAL” DENEN ŞEY BUDUR.

    Herkes eski kimlikleriyle bu hesaplaşmaya katılmış ama bu kimlikler işin pazarlama biçimidir. Gerçekte kavga başkadır. Kavga, Türkiye ve Türkiye’ye karşı olanların kavgasıdır ve artık içeriye taşınmıştır. Dışarıda yürütmemiz gereken kavga evin içine taşınmıştır.

    Türkiye’yi durdurma hesapları ABD’den, Avrupa’dan, Suriye ve Irak’ın kuzeyinden, Ege ve Akdeniz’den sokaklarımıza, evlerimize, başkentimize, istanbul’umuza, zihinlerimize taşınmıştır. Uzunca bir süredir “iç işgal” dediğim şey budur. “iç işgalci” dediğimiz ittifaklar, onlara bağlı mevziler, yapılanma artık içeridedir.

    Bugünkü siyasi konumlanma, konuşlanma, pozisyon almaların tamamı bu hesaplaşmaya göre biçim alıyor. Kullanılan dil, uygulanan yöntem, savunulan tezler iç siyasi mücadele gibi gösteriliyor ama aslında, bu hesaplaşma dışında siyasi bir kimlik, hedef yoktur.

    ATATÜRKÇÜLER ORADA, ATATÜRK’E SÖVENLER ORADA. OSMANLICILAR ORADA, OSMANLI’YA SÖVENLER ORADA.

    Kimileri siyasi hırslarına yenildi. Kimileri öfkelerine. Kimileri gizli gündemlerini bu ittifaklar içine yerleştirdi. Kimileri bireysel tatminsizliklerini burada buldu.

    Bir şemsiye, bir kalkan, bir çatı inşa edildi. Türkiye’yi yok etmek isteyenler de orada, kişisel hesaplarını memleket meselesi gibi gösterenler de orada. Terör örgütleri orada, bu ülkenin evlatlarına kurşun sıkanlar da orada, Türkiye’den nefret edenler de orada.

    Sınırlarımızda cepheler inşa edenler de orada, yıllardır fetih kutlamaları yapanlar da orada. “Osmanlı, Selçuklu” diyenler de orada. Osmanlı’dan, Selçuklu’dan nefret edenler de orada. “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diyenler de orada, hayatları boyu Atatürk’e sövenler de orada.

    ATATÜRK’Ü PKK SiLAHI YAPTILAR..15 TEMMUZ’DAN DAHA BÜYÜK SALDIRI iÇiN ORDULAR HAZIRLANIYOR

    Türkiye’nin kurucu lideri Atatürk’ükutsal sayanlar da orada, kurucu liderin söylemlerini Türkiye’yi yakıp yıkmak için sahaya sürenler de orada.

    Öfkeleri, hırsları, tamahları bu ülkeden, bu milletten, geçmiş ve geleceğimizden çok daha üstün onların. Ama birileri onların öfkesini kullanıyor olamaz mı? Onların zaaflarını toplayıp Türkiye’ye had bildiriyor olamazlar mı?

    Cumhuriyetin kuruluşundan sonra ülkemize yönelik en büyük saldırı olan 15 Temmuz’u, o saldırı için kullanılan tetikçileri savunuyorlar. Oysa onlar üzerinden, 15 Temmuz’dan daha büyük bir saldırı için ordular hazırlanıyor. Bunu göremezler mi?

    KORKUNÇ VE ÇOK YÖNLÜ ÇEVRELEME..

    Gezi isyanlarında Alevi-Sünni iç savaşı istediler. ABD, israil ve AB ülkeleri istihbarat elemanları istanbul sokaklarında iç savaş yürüttü. Şimdi onları baş tacı ediyorlar. Oysa şimdi kurdukları ittifakın bir adım sonrasının kanlı bir iç savaş tezi olabileceğini düşünemez miyiz?

    Suriye sınırında, Ege ve Akdeniz’de hazırlık yaptıklarını, içeride ortam hazır olunca harekete geçeceklerini, o zaman bu ittifakın darmadağın olacağını, çünkü görevini tamamlamış olacağını düşünemez miyiz?

    Türkiye korkunç ve çok yönlü bir çevreleme ve saldırı altında. O ittifakın içinde olanların hiçbirinin Türkiye’yi sağlam tutma gibi bir düşüncesi yok.

    ONLAR ERDOĞAN’I DEViRMEYE ÇALIŞIYOR, BiRiLERi ONLAR ÜZERiNDEN TÜRKiYE’Yi DEViRMEYE ÇALIŞIYOR

    Onlar Erdoğan’ı devirmeye çalışıyor, birileri de onlar üzerinden Türkiye’yi devirmeye çalışıyor. Onların zaafları üzerinden bir oyun kuranların Erdoğan sonrası için hesapları var ama onların ülkeyi bir arada tutacak tek cümlelik hedefi yok. Bu ilişkinin hiçbir kutsalı yok, ilkesi yok..

    Kötülük, hınç, öfke ile başladılar. Çok yakında bu kötülüğü sokaklarımıza yayacaklar. istanbul’u yakıp yıkanlar, “Zulüm 1453’te başladı” diyenler şimdi istanbul’u yönetiyor. Yönetmiyor, bir çatışma ortamına sürüklüyor. PKK mensuplarıyla pazarlık yapıyor, gizli gizli görüşme ve planlamalar yapıyorlar. 1453’ten beri devam eden bir hesaplaşma bu.

    "Mit 'in bu konuda istihbarat aldığına da eminim." Hazır olduklarına da eminim. Bu karışıklıktan daha çok nemalanacak olanlar tabiki başta amerika olacağı kesin, zaten aç kurt gibi bekliyorlar keza yunanistan ermenistan vb.
    Ben türk vatandaşı olarak korktuğum savaş karışıklık değil gerçekleri öğrenememek. Halkımızın gerçekleri öğrenmesini engelleyen kanunlar. Umarım hafıza kayıtlarımızda olanları gün gelip öğrenmek bize nasip olur. Reisin "Hafıza kayıtlarımızı vakti geldiğinde paylaşacağız" demesi "Türkiye ve halkının bu bilgileri öğrenmeye hazır olmadığını" gösteriyor.
    -5 ... desifreleyici
  2. 2.
    iç savaşı bu saatten sonra ancak iktidar yaratır..

    olası bir gerçekliğe şimdiden kılıf aramak üzere mal mal yazılar paylaşmayınız rica ediciim..
    3 -1 ... ciddiliinsan
  3. 3.
    Lgbt vari yazılarınızı başka yerlere yazmanız rica olunur ve yazıyı tam okumanız önerilir. Iç savaş olmasa da demekle acaba ne demek istemiş yazar diye insan kendine bi sorar ve yazının tümünü okumaya gayret gösterir.
    -3 ... desifreleyici
  4. 4.
    Sokakta Millete sarmak için bahane yaratma lan s..ik...

    Yok öyle bir dünya...2 dk delikanlı, dürüst ol.
    -1 ... flat head