1. 1.
    samsunspor'un malatya deplasmanına giderken havza'da yaptığı kazanın tarihidir. samsunspor bu kazada üç futbolcusunu, teknik direktörünü ve otobüs şoförünü kaybetmiştir. o sene şampiyonluk hedefleyen takım ligden düşmüştür ve bir daha ancak 4 sene sonra çıkabilmiştir.
    8 -1 ... kuvass
  2. 2.
    samsunspor futbol kafilesinin kaza gçirdiği tarihtir. bu trafik kazasından sonra samsunspor, kırmızı beyaz olan forma renklerine, kaybettiği isimlerin anısına siyah rengini eklemiştir.
    5 ... bir bardak demli cay
  3. 3.
    Ünlü şair Ümit Yaşar Oğuzcan: 'Bir gün gelir de unuturmuş insan, en sevdiği hatıraları bile' der, unutulmaz 'Beni Unutma' şiirinde. Yalnız sevdiği hatıraları değil galiba sevmediği anıları da çok kolay unutuyor insanoğlu.
    Tam 20 sene önce bugün o zamanların en renkli takımı Samsunspor gazete sayfalarına göre 'Trafik Canavarı'na karşı oynadığı maçı kaybetmişti! Hava pusluydu, yer karlıydı, kamyon şoförü dalgındı, otobüs eskiydi demenin artık bir anlamı yok; çünkü hiçbir sebep futbol dünyasının gördüğü en büyük centilmenlerden, Samsunspor'u hayatından fazla seven belki de tek insan Nuri hocayı geri getirmeyecek. Aynen 'Mete'yi, Muzaffer'i, Tomiç'i, Asım ağbiyi' de geri getiremeyeceği, Kaptan Emin'i yeniden yürütemeyeceği, Erol'a kolunu geri veremeyeceği gibi.

    Galiba gerçek manada kaybedenler yalnızca ölenler ve kazanın izlerini taşımayı sürdürenler. Takım iyi-kötü maçlara çıkmayı sürdürürken çetin yaşam meşgalesi kader birliği etmiş insanların arasına çoktan setlerini çekmiş, ayrılık duvarlarını örmüş durumda. Şimdi düşününce hatırlıyoruz ki o gün otobüsün içinde oturan arkadaşlarımızdan hayatta olanlarla görüşmeyeli hayli zaman geçmiş. Gidenleri dualarımızda unutmamaya çalışırken yaşayanları aramayı ihmal edişimizin nedenini izah etmek kolay değil. Emin değiliz ama muhtemelen sevimsiz anıları hatırlamama, kazanın ızdıraplarını yeniden yaşamama-yaşatmama adına birbirimizden saklanıyor olabiliriz.

    Kaza sonrası yeşil sahalara dönüp dönemeyeceğimiz, eski formumuzu bulup bulamayacağımız hususunda şüpheler belirdiğinde ise dostlarımızın sayısında hatırı sayılır bir azalma olduğunu net hatırlıyoruz! Bunun için ağlayıp sızlamaya, karalar bağlamaya gerek duymamıştık, çünkü hayatın acımasız, yalın gerçeklerinden birisi de 'iyi olduğunda güçlü olduğunda insanların seni daha çok sevdiği'ydi! Ancak burada bir parantez hatta köşeli parantez açmazsak ayıp olur; sokaktaki vatandaş yani Samsun halkı bağrını bize ve arkadaşlarımıza sonuna kadar açıp bizleri çocukları gibi, kardeşleri gibi kabul edip ihtimam göstermişti. Hastane odasına tencere tencere yemek, çorba taşıyan, dualarında adımızı zikreden insanları nasıl unutabiliriz ki? Çok şükür aç değildik açıkta değildik ama ilgiye muhtaçtık, sevgiye muhtaçtık; Samsun halkı da bunu sonuna kadar, hak edip etmediğimize bakmaksızın verdi.

    Samsunspor'u baz alarak konuşmuyoruz ama profesyonelliğe adım atmadan 'kaprisli oyuncuların daima baş tacı edildiğini, haklarının hiç yenmediğini görünce' hiç tarzımız olmadığı halde ara sıra biz de kapris yaptık galiba! Bundan şu anlamı kolaylıkla çıkarabilirsiniz; günümüz futbolunun olduğu gibi geçmişin de en büyük sorunu idarecilermiş! Rahmetli Hasbi Menteşoğlu'nu ve perde arkasındaki başkan rahmetli Rahmi Bey'i elbette ayrı bir yere koymak gerek. Kepçe kepçe para dağıttığı halde başarıya hasret onca başkanı göz önüne getirince onları saygıyla yâd etmemek ne mümkün.

    Şahsen bizim Samsunspor'la ilgili kafamızda yer etmiş tek bir pişmanlık vardır, o da 'Çok sevdiğimiz, çok saydığımız, bir kere dahi kırmadığımız, bir kerecik olsun kırılmadığımız, 20 senedir dualarımızda asla unutmadığımız' sevgili Nuri Asan hocaya sağlığında kendisini 'Ne kadar çok sevdiğimizi yüzüne karşı' söylemeyi ihmal edişimizdir. Zamanı geri döndürmek eğer mümkün olsaydı inanın bu kez fırsatı kaçırmaz sürekli söyler söyler dururduk.

    Aşılmaz müdafaa Muzaffer'i, sahaların en asil oyuncularından, aylar önce rüyasında öleceğini görecek kadar temiz kalpli Mete'yi, Hıristiyan olduğu halde hasta annesine cami hocalarından dua isteyecek kadar bizlerle özdeşleşmiş Tomiç'i ve güleç yüzlü Asım ağabeyi ve elbette ki Samsunspor sevdalısı Nuri hocayı hiç değilse bugün lütfen hatırlayın, onlar için Yaratan'dan rahmet dileyin.
    Mekanları cennet olsun .............
    5 ... yolyemez
  4. 4.
    21 yıl olmuş. Allah rahmet eylesin.
    3 ... karizmatik
  5. 5.
    20 Ocak 1989. Klişe tabirlerle ; kara gün, büyük acı, felaket, toprağa verdiğimiz şehitlerimizi hatırlatan lanet bir gün. Orta seviyedeki bir Samsunsporlu için yılda bir gün de olsa hatırlanması gereken bir zaman dilimi. Ben ise olaya o açıdan bakmıyorum Samsunspor'u 365 gün yaşayan bir taraftar olarak. Bence 20 Ocak kazasının en acı verici yönü ; o gün kaybettiğimiz değerler değil, kaybettiğimiz değerlerin unutulmaya yüz tutulmasıdır.

    Nuri Asan,Muzaffer,MeteTomiç,Asım .. Onların formaları vardı bu taraftarlar için terlettikleri. Peki bu taraftarlar geçen 21 senede onları unuttu mu, hayır. Ama Samsun şehri unuttu verdiği şehitleri. Nuri Asan hocamızın adı tesislerde yaşatıldı, peki ya diğerleri? Hasan Doğan, Haluk Ulusoy gibi isimlere yapılan spor komplekslerinin adlarını verdiler. Bir sokağa, caddeye, parka, bir spor kompleksine veremedik şehitlerimizin ismini. Çok mu zordu bir anıt yapmak o günü hiç unutmamak için, şehirde her yer kemancı heykelleri ile doldurulmuşken. Asırlar öncesinden Amazon tarihi arayanlar, yakın tarihe nasıl bu kadar kör olabildiler? 20 Ocak tarihi için resmi bir anma programı hazırlayan siyasi ekabir var mı? Ya da anma törenine tam kadro teşrif edecekler mi? Sanmam, benim bu yazıyı kaleme aldığım saatte özel kalem müdürleri yarın için çelenk hazırlama derdine düşmüşlerdir. O bile gelirse ne ala. Okullarda bugünü gelecek nesillere taşıyacak kimse var mı ya da şehitlerimiz için bir dakikacık saygı duruşu hazırlatacak yürekli? Belediye otobüslerinde haftalarca "Samsun'dan başka hiç kimsenin bilmediği ancak uluslararası olduğu iddia edilen" dans festivalinin reklamını yapanlar, bir gün olsun bir afiş asacaklar mıdır toplu taşıma araçlarına? Ya da dolmuşcular, hat şoförleri .. Hangi yönetim kurulu kale arkasının birine Mete, diğerine de Muzaffer tribünü ismini vermeyi akıl edecek? Kaç tane sivil toplum kuruluşu 20 Ocak'ta neleri kaybettik anafikirli deklarasyon yayınlayacaklardır? Ben örneklendirmekten sıkıldım, eminim siz de okumaktan sıkılmışsınızdır. Sonuçta 19 Mayıs'ın resmi törenlerini Samsun'a getiremeyen bir kentten bahsediyoruz, 20 Ocak nedir ki onun yanında, değil mi!

    20 Ocak kazası Türk futbol tarihinin en acı kazasıdır. Bunu ister kaale almayın, ister bizlerle yaşamayın, tarihten silebilmeniz mümkün değildir. Samsunspor belki 2.ligde ama taraftarın kalbinde her zaman bir numara, acısıyla da tatlısıyla da. Kaybettiklerimiz bir yana geri kalanlara gösterdiğimiz saygıdan hiç bahsetmiyorum bile. Fiziksel ve psiklolojik kayıplarını hiçbir maddiyatın geri getiremeyeceği aşikarken, gerekli sevgi ve saygıyı kent olarak ne kadar verebildik bilemiyorum, taraftarlar her zaman görevlerini yaptılar bu konuda, peki ya diğerleri? Onlar için en güzel cümleyi efsane kaptan Emin Kar söylemişti Habertürk'teki programında : " Kazadan sonra binlerce söz veren oldu ama 21 senedir bir bardak çaylarını içmişliğim yoktur."
    Yarın biz ordayız. Taraftar grupları, Samsunspor sevdalıları, yönetim kurulu, kulüp çalışanları, efsane futbolcularımız ve duyarlı vatandaşlarımız. Fiziken olamasakta, kalben o gün orada sizinleyiz. Peki ya diğerleri?

    http://www.dengegazetesi....rticle_detail.php?id=3657
    1 ... yolyemez
  6. 6.
    ileride büyük bir yıldız olacak olan mete adanır'ın hayatını kaybettiği korkunç kazanın tarihidir. kuşkusuz ki diğer yaşamını yitiren 4 kişinin**** de toprağı bol olsun ama bu adamı hatırlayınca ayrı bir hüzün kaplar içimi. yüzünden efendilik ve saflık, temizlik akan bu arkadaşımız 2 yıl konyaspor'da 10 numaralı formayı giydikten sonra transfer olduğu ve tarihinin en parlak günlerini yaşayan samsunspor'daki ikinci sezonunda trafik canavarının kurbanı olmuştu. 1987'de samsunspor'un galatasaray'ı tarihinde ilk kez yenmeyi başardığı 1-0'lık maçta yatarak voleyle attığı gol onu tarihe geçirmişti. çok parlak bir gelecek onu beklerken o mercedes o 302 ona da karlı havada mezar oldu. mete adanır, nuri asan, zoran tomiç, muzaffer badalıoğlu, asım özkan; hepsinin toprağı bol olsun...
    5 ... pulemjot kalashnikova
  7. 7.
    vay be 21 yıl olmus bu kazadan 2 ay sonra dogdum ama buyuklerımızın onlar hakkında soyledıklerını cok iyi hatırlıyorum. umarım en azından bu hafta karsıyaka macında tek tek o takımdakilerin adları okunur ve hatırlanırlar.
    ... erkek yakaris
  8. 8.
    samsunspor'lu futbolcuları taşıyan otobüs bir mercedes o302*'dir. kazadan kurtulan futbolcular tüm deplasman yolculuklarında şoförü hızla gitmesi için uyardıklarını, aracın o anda son gaz gittiğini* ve şoförlerinin hız yapmayı çok sevdiğini belirtmiştir. kaza sırasında otobüsün en arkasında oturmasına rağmen öne fırlayarak ölen ve sakat kalan futbuolcular düşünüldüğünde bu faciada önemli faktörlerden birisininde otobüsün belediye tipi koltuklu olması da akla gelmektedir.
    1 ... pusluca
  9. 9.
    orta sondaydım.
    o günü hatırlıyorum.
    büyük üzüntü olmuştu.
    ... cartoon pierre
  10. 10.
    samsunspor'un bir sonraki sene ligden düşüp uzunca bir süre toparlanamamasına sebep olan acı olay.

    şu başlıkta incelenmiş;

    (bkz: 20 ocak 1989)

    http://www.facebook.com/#...?v=77962544285&ref=mf
    2 -1 ... pusluca