1. 1.
    türkmenelinde gerçekleştirilen vahşet eylemidir. yıllar yılı sadece sanata ve bilime sarılan türkmenler hayvanların saldırısına maruz kalmışlardır. ne gariptir ki o hayvanlar ve destekçileri türkiyede insan muamelesi görür, el üstünde tutulurlar. bir kez daha lanetliyorum olayı ve faillerini. şehitlerimizin kanı da yerde kalmayacak. intikam günü mutlaka gelecek, mutlaka..
    6 ... korku bilmez soyumuz
  2. 2.
    nazi sempatizanlarının ve katliam yapan insanların allah belasını versin. bu var şimdi. ama nefret devam ettirilen bir şey olursa yerini intikama bırakır. intikam alma isteği, üzerinden uzun zaman geçse bile hala devam ederse bu da cehaletten ibarettir.
    1 -2 ... mmmmmm
  3. 3.
    ülkenin o zaman ki devlet başkanı abdülkerim kasım ın kurduğu düzenin komünist bir düzen olduğu ve o zaman ki resmi kurumların komünist olduğunu zanneden bilinçsiz bir vatandaşın komünistlere yıkmaya çalıştığı katliamdır. vahşice yapılmış bir katliamdır. ayrıca

    (bkz: bunu yapan insan olamaz)
    -1 ... 1977
  4. 4.
    4 Temmuz 1959 yılında, Irak Kerkük Türklerine karşı, Komünistler, Kürtlerin eliyle canavarca, haince, sinsi planla, hazırlık görmekle, uygulama sonucu seçkin Milliyetçi, Türkçü, Liderlerimiz, Türklük uğrunda kanlarını, canlarını Kerkük’ün temiz toprağına adak vermişlerdir.

    Komünist, Kürt Militanları, çok sayıda Irak Türklerini öldürmekle, aydın insanlarımızı, kurşuna dizerek, sürgün atmışlardır, dipçikle dövülerek, şahit edilerek, bir bölüm Türkleri, diri, diri toprağa gömmüşlerdir, kimide direk, elektrikle asılarak, Temmuzun sıcak güneşin altında bırakılmıştı.

    Irak Türklerinin çoğunun gözleri oyularak, bedenleri sokak, sokak sürüklenerek, kamyon, Traktörler üzerlerinden geçerek ezilerek param parça olmuştur.

    Kerkük Türklerine karşı, canavarca işlenen bu toplu soykırım, katliamı düşünce aklımızda en çok içli derin yer almakla iz bırakmıştı bu katliam dünyanın hiçbir yerinde görünmemiştir.

    Irak’ta kraliyet rejimine son vermekle, devrildikten sonra, bir Cumhuriyet rejim kurulmuştu, Irak Türkleri bu yeni devrimden, Cumhuriyetten, mutlu, hayırlı, kurtuluş günlerin, sevinçli, anlarını yaşamakla, bir hayal kurmak üzere, özgürlüklerine kavuşmalarının, en güzel günlerini yaşamakla, sevinçliydiler, mutluydular.

    Bu sevinç, mutluluk çok sürmeden, kızıl komünistler, ırkçı Kürtler, Kızıl diktatörlüğün Allah korkusu bilmeyen, kıyıcı, cellat canavarlara karşı, var güçleriyle Kerkük Irak Türkleri, direnerek, özgürlüklerini, anadillerini, yüce tarihlerini savunarak, ercesine, aslancasına karşı durmakla, bunun karşılığını, bu korkunç katliam sonucu, şehitlerin kanı dökülerek, bu atılgan, kahraman Türk milleti için Irak Türkleri canlarından vaz geçererek, Kerkük’ün mas mavi göğünde, bir Ay yıldız doğarak parladılar, Türkçülük tarihi, geleceğini aydınlatarak milletimize gök yüzünden, umutlar, müjdeler verdiler.
    Bu kara şom gün akşamdan başlayarak, üç gün, üç gece sürmüştü.
    Şehitlerimiz düşmanlara, kızıl Kürtlere karşı, birer Boz kurt, yiğit Mehmetçik, Türk erleri olarak ölümden korkmadan, ne mutlu temiz Kerkük, Türk toraklarına kavuştular.

    Kerkük ve etrafı, yüzde yüz Türk olarak, başka yerlerden gelen Kürt, en son da Saddam rejiminin her türlü yardımıyla, Arap devletlerinden gelen Araplar, Türk Kerkük nüfusuna girmekle, kendilerini Kerküklü Arap, yoksa Kerküklü Kürt saymakla, uzun yıllardan dedelerin, ataların kanları, canlarıyla kurulan, Kerkük boş sözle, boş kafalarla, yalan uydurmayla değişilemez, Kerkük’ün Türklüğüne Tarihi, gömütler, mezarlar taşları, yer gök Türkçe isimler birer kanıttılar.

    Kerkük Türklerin kendi milletinin idaresinde olduğu zaman, her bir bakımdan ilerlemiş, özgür bir yurt idi bu topraklarda, Tarih boyunca Türkmen milletinin kurmuş oldukları devletlerde göz önündeydi, Kerkük Irak’ta başka milletlerin, Türk düşmanlarının yönetimi altına girdiği andan, şimdiye kadar Kerküklü, ve tüm Irak Türkleri her türlü baskı, zulüm, işkence uzaklaşma, sürgün, mahpushane, idam, katliamlara, sürekli olarak uğramaktadırlar.
    buna karşın Irak Türkleri, hiç bir zaman ümitsiz, ve anavatan tüm dünya Türklerinin, biricik vatanları olan, Türk bağımsız, Türkiyesiz olamadılar, ve Türkiye’den ümitlerini kesmediler, tüm baskı, zulüm içindede, yüce tarihlerini, kültür, benliklerini, dillerini, gelenek, görenek, adetlerini korudular.

    Ve tüm baskılara reğman mücadelelerini Sürdürmüşlerdir, ve sürdürmektedirler, Kerkük katliamını Kürtler, Komünistler Türklere karşı birleşerek, planlarından Kerkük Türk’ünü, Turancıları yok etmeyi yıllar boyu çizerek, tam zamanı 14 Temmuz 1959 olarak seçmişlerdir.

    Türk’ün en büyük düşmanı, olan Molla Mustafa Berzanı, ve yüksek komünist şurası, Irak Cumhur başkanı, diktatör Abdülkerim Kasımla temasa geçerek, yönerge aldıktan sonra harekete geçmişlerdir.

    Kerkük ikinci tümen kumandanı olan Nazım Tabakçalını vatana hıyanet suçuyla, Mehdavı yargı evi tarafından idam etmişlerdir, Yerine Berzaninin dostu aşırı kızıl komünist Davut El Cenabı, yıllarca Rusya’da kalarak, sonradan kurşuna dizilmiştir, ayrıca Irak yüksek komünist şurası başkanı, Türk düşmanı, kızıl Kürt Maruf Benzenci atılmıştı, kendileri gibi, kıyıcı komünist Cebbar Pıruz han, Nuri Molla Veli, Kitapçı Ojen Ermeni komünist birleşerek, Kerkük’te olan Emniyet, yönetmenleri, başka yerlere göndermekle, Komünistleri götürmüşlerdir, ve Kerkük şehrinin her bir yerine Kürtler, Komünistler yerleşerek, türlü silahlarla
    (Halk Mukavemet ) Teşkilatı, üç bin Kerküklü Türk gencini tutuk evine atarak, planlarını uygulamaya başladılar,bu tutuk evinde her türlü işkence araçları Türklere karşı kullanılmıştır.

    Irak’ın ihtilalinin yıl dönümünü 14 Temmuz 1959 günü Komünist, Kürtler, ellerinde iplerle, silahlarla dolaşmakla, bir avuç olarak Kerkük’ün atlas caddesinde bir Türkmen gazinosuna saldırıda bulunarak, Osman Hıdır Türk’ü kurşunla şehit ederek sürüklemeye başlamışlardır.

    Türkmenler bu Kürtlere, Komünistlere karşı durmak, savaşmaya katılmak isteyerek, ikindi tümen tarafından bir bildiri yayınlanarak, dışarı, sokağa çıkma yasaklanması bildirildi, Bu yasaklık belli oldu ki, yalnız Kerkük Türk’ü için imiş, Türklerde yasaya, sisteme, düzene saygı gösteren millet oldukları için, buyruğa uyarak her kes evine yüzleştiler.

    Kürt Komünist subay, askerleri Kerkük’ün her bir yerini, ablukaya silahlılarla sardıktan sonra, tüm Kürt yerlerinden gelen Komünist, Kürtler, Türkmen evlerine saldırdılar, doğru Türk olanların adları, yanlarında yazılarak, askeri Kışlaya götürdüler, kurşuna dizdiler, önde tanılan Türkçü şehit Ata Hayrullah, ihsan Hayrullah kardeşler, Kasım, Ali Neftçi, Mehmet Salahattin avcı kardeşler, Nihat, Cihat, Emel Fuat Muhtar üç kardeşlerle, çok sayıda Milliyetçi, Türkçü gençlerimiz, şehit olmuştu, ondan sonra Allah’tan korkmayan,Komünist Kürt canavarlar Irak Türklerinin temiz cesetlerini caddelerde, sokaklarda sürükleyerek, kimi Irak Türklerinde, diri, diri iki ciplere bağlamakla, ters yöne giderek, cesetlerini ikiye bölmüşlerdir.

    Kürtçe sloganlarda atarak, yok olsun, kahrolsun Türkiye, kahrolsun Turancılar, kahır olsun Türkler gericiler, gazino, dükkanlarda, evlerde o zamanlar Osmanlı paşaların büyük Türk liderlerin, Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye, Enver paşa, Boz kurtların resimleri çok sayıda bulunmaktaydı, resimleri Parçalamaya başladılar dahada fazla kin düşmanlık gösterdiler bizlere karşı ,

    Korkunç katliam üç gün, üç gece sürmekle, Kürtler köy, dağlardan gelerek, askeri araçları Kerkük şehrine götürmekle, tüm dükkan, mağazalara saldırarak her ne varsa onu yağmalayarak alıp götürdüler, her şeyi unuturlar, yağmalara dalmasaydılar Irak Türklerin Şehit sayısı dehada çok artardı.

    Bu acı, kötü, korkunç durumu görenlerin çoğu, çıldırdı, çok gebe kadınlar çocuklarını düşürdü, çok sayıda Türkmenler suçsuz, günahsız kıyıcı Kürt komünistler tarafından, öldürülmekle, bir çok Türklerde yaralanmıştı, aile çocuklarının gözü önünde, kurşunlanarak şirin canlarını vermişlerdir,
    bunun yanında iki kardeşle 12 yaşında Emel Muhtarda, canavarcasına düşmanlar göz yaşlarına acımadan, 12 yaşında bir kızı şehit etmişlerdi.

    Emel öğrenci bir genç kız olarak, Azize, Semire adında iki kız kardeşi vardı, Nihat, Cihat, Kubat, adında üç ağabeyi, babası Fuat mahalle muhtarı idi, hep bir evde yaşıyordular, 15 Temmuz kapı çalındı, silahlı Kürtler, Komünistler kapıyı kırarak eve girmekle Nihat’la, Cihat ve Kubatı vura, vura tutuklayarak sürüklediler, Babanın beyaz sakalına acımadan, çaresiz, zavallı annenin acı çilesi göz yaşları, taştan olan yüreksizleri bile ağlatıyordu, ama ağlamak, göz yaşı dökmek, yaka yırtmak bu canilere, cellatlara insan olmayanlara, Allah, Peygamber tanımayanlara, Kutsal islam Dinini bilmeyenlere ne yapacak bu yakarış, yalvarış, baba önlerine atıldı, beni öldürün onların yerine, Anne yok beni götürün, öldürün onlara kıymayın, çocuktular, anne, baba yalvarıyorlar, bağırıyor, ağlıyor onlarsa yüksek sesle kahkahayla alay yapıyorlardı, o eli kanlılar, zalimler ne anlarlar çocuk, anne, babalık hakkı, ciğeri yarasını ne bilecekler, Adamı, ve kadını o kadar öldürmeden, döverek, al kan içinde bırakarak, hemen caniler, katiller koşarak Nihat’ı kurşuna dizerek şehit ettiler, ağabeycisine koşan 12 yaşında Emelde, hainler tarafından kurşunlanarak, kardeşinin yanına düşerek, şirin canını verdi, ardından gaddarlar, kıyıcı, cellatlar kurşunu Cihatta doğru vurarak, Emel ve iki kardeşleri katiller, dışarıya sürükleyerek, araba arkasına iple bağladıktan sonra, kimsesiz Kerkük caddelerinde, bu suçsuzları sürüklediler bağıdılar Kürtçe mutluluk, sevinç şarkılar söyleyerek.

    Gözleri kanla dolan katiller, Türk düşmanları, nerde Türkmen evi olarak bırakmadılar, aramaya başladılar, hayatını Irak ordusu, toprağına, taşına, canını adayan, ve savunan, yiğit, kahraman, bir liderimiz sayılan ATA HAYRULLH 14 Temmuz katliamının ilk gecesinde, evde çocuklarıyla konuşmaktaydı, onlara Türklükten, tarihten söz açarak, aynı an tüm aile çocuklarına, Türk milli kıyafetlerini giydirmelerini istemişti, kendiside onlarla Türk kıyafatını giydikten sonra Çırpınırdı kara deniz, bakın Türk’ün bayrağına Marşını söylemekle, Hain Komünistler Rus Masun uşakları kapısını çalarak, seni komandan kışlada istiyor diye, onu Türklerin olduğu ölüm kan meydanına götürdüler.

    Kıyıcı Kürt Komünist canavarlar, ona en iğrenç işkence, acıyı gösterdiler, ve onu kışlanın önünde, bulunan bir ağaca, bağladıktan sonra, Kurtça diri, diri etlerini keserek, TURANÇILARIN, TÜRKÇÜLERiN, LiDERi, ATA HAYRULLANIN ETiNiN KiLOSU 10 FiLiS, ALAN VARMI..([FILIS KURUŞ DEMEK).
    ve etlerini etrafta olan, hayvan önüne, atmaya başladılar hangi bir millet bunu yapmıştır, hangi insanlık bunu kabul edecek, insanın eti kesilip, parçalanarak
    satılır? Hayvanata atılır mı?.hangi bir yasa bu kadar düşmanlık, kin besleyenlere karşı duramaz Allah yaratan bir insanı kendisi canını alır, verin, bu kadar acımasız
    olunur mu?, bu kadar zalim canavar olunur mu acaba?

    Katiller bu defa aynı durumu, kardeşi yarbay doktor, iHSAN HAYRULLA DA bu biçimde şehit oldu, kardeşinin önünde işkence yaparak, yüreği insan sevgisine dolu kendisine zulüm, işkence, eden bu cellatları defalarca bedava olarak ilaç ederek evinde yaşatmıştı, onlara yemek, su vermişti ona kıyanlar hep onun iş yerinde evinde yaşadılar yiyip, içtiler, çocukları büyüttüler çok yazıklar öyle insanlığa yardım eden bir doktur işkenceyle beslemiş olduğu Kürtler tarafından acımasız öldürürümü, Şehit ihsan bir çok Kürtleri evinde iş yerinde kendi ekmeği ile beslerken onlar 14 Temmuz günü canına kıydılar kanını döktüler, sürüklediler onu türlü işkence yaptılar iki kardeşe, bu gibi insanlara ne söylenecek acaba? .

    Kimsesiz olan Türkmenlerin yalnız dillerinde, Allah, Peygamber bağırmakla, çağırmaktaydılar, buna karşın Kafir, Komünistler Kürtler, onlara öyle söylemekteydiler, (ALLAH YOK, iZiNE GiTMiŞ) (PEYĞAMBER SiHiRBAZ. BÜYÜCÜYDÜ ) sizi kimse kurtaramaz, bakalım sevdiğiniz Türkiye gelsin, Mustafa Kemal, Ata Türk’te öldü, kim kurtaracak sizleri,Kürtlerden, Kerkük’te Başka bir kimse yaşayamaz,Çünkü Kerkük bir Kürt şehridir,çıkın buradan, burası Kürdün yeri hep öyle söylemekle, türlü işkence, zulüm, baskıları artmaktaydı.

    Kerkük katliamı, soydaşlarımızın, şehit edilmesi toplu, yok etme planı komünist militanları, organize etmekle, bir çok etnik grupların, işbirliğiyle, gerçekleşmişti ve Irak hükümeti, yardımıyla yapılmıştı, ikinci ordu komutanlığı, birliklerinde atılmıştı.

    Kerkük katliamına, önde gelen Türkmen düşmanlarından, Kürt liderlerinden Celal Talabaninin de elinde silahla, Kerkük cadde, sokaklarında, Türkmen’e ateş açarak, çok Irak Türklerini arkadan kurşuna dizmiştir Celal olarak sürekli olarak ordu karargahında bulunmaktaydı. Ayrıca Komünist Kürt çıldırmış ırkçı Nuri Talabani de Kerkük katliamında büyük rol oynamıştı, Nuri Talabani Irak Türklerinin tam olarak yardımıyla parasıyla okulunu bitirmiştir adam olmuştur,Kerkük katliamından Celal ile, Mustafa Barzani, önde gelen sorumlular arasındadırlar.

    yıllar süren Arap Kürt düşmanlığı,ve Kürt, Kürt düşmanlığı çatışması Irak Türklerine karşı, birden unutularak, dost kardeş olarak, birbirlerine sarınarak, Türkleri yok etmeye çalıştılar, Mustafa Barzani, ileri gelen Kürtlerin evinde, toplantı yaparak, Türklere karşı plan çizmekteydi, Bilgi, yönerge veriyordu, ertesi gün Barzani, Bağdat’a büyük kalabalıkla uğurluyorlar, ve Bağdat’ta planlarını yeniliyor, Kürt elemanlarda olaylar çıkarıyor, büyük kavgalar olarak, Türklerin dükkan, mağazalarını, yağma, paramparça ederek Türkçe yazılan tabelalar indiriliyorlar, Türk Turancılara, ölüm Kerkük Kürtlerindir, Türk yok, boş sözleri bağırarak, sokaklarda koşuyorlardı.

    Düşmanların amaçları, Bu katliamdan Kerkük’ün en aydın, yetişmiş atılgan kahraman liderlerini, yok etme, onları sahipsiz, başsız bırakmak, Türkleri zulüm işkence, baskıyla, korkutma topraklarından kaçırmak, göç ettirmek, yerlerini almak, Türklerin sahip oldukları, varlı zengin petrol bölgesinden, uzaklaştırmak, kendi ellerine geçirmek, Türkmen ocaklarını söndürmek istiyorlardı.

    Çünkü Irak Türkleri, her bir bakımdan, başkalarından dehada iyi, şerefli, töreli, erdemli, efendi, tarihi yüce, eski bir millet, büyük uzun yıllar hüküm eden, devletler kuran, yiğit kahramanlıkla, tanılan, doğru Müslüman, Ulu Tanrıya inanan, bir millet olduğundan dolayı, kendileri boş hayala, yaşamakla, devlet kurma, ve Kerkük benim olacak diye, kendilerini aldatmakla, eziklik, psikolojik hastalığına, düşerek, kompleks Türk düşmanlığını yaşamaktadırlar.

    Bu planlara karşı, Türkmen milleti, bu gün dahada uyanık, düşmanını tanımakla, Bağdat yönetimi, ve tüm düşmanlar iyice bilmelidir, Türkmen milletinin, birlik beraberliğini, boza bilmeyecekler, bu toplumu, bu kültürlü, eski tarihli, efendi milleti, ortadan kaldıra bilemezler, doğru, babalı anneli, temiz, şerefli ahlaklı, Türkmenlerde senlik, benlik, Sünni, Şiilik, köylü, şehirli, Kerküklü, Erbil’li, Telafer,Tuzlu yoktu ve olmayacaktır.

    tüm düşmana karşı, bir olmalı, sımsıkı sarılmalı, Türkmen’in göz ışığı, gönlü olan anayurdumuz Kerkük’ü, bağrımıza, kucağımıza sarmalı, o bizim ümidimiz, Baş tacımız, Gönlümüz, Baş şehrimiz, Göz yaşımız, Sevgimiz, tek varlığımız.

    Düşmanlar, yurdumuzu, atadan kalma kutsal topraklarımızı, kendi malı, saymakla, milletimizi sildirmekle, ve birbirlerinden ayırmakla, Milli Türklük, ruhunu yok etmeye yönelmişlerdir, ve çok insanlarımızı, aydınlarımızı nedensiz yere yalnız Türk olduklarından dolayı, idam ederek, uzun yıllar mahpushaneye atmışlardır, bunun yanında, sürekli tutuklamalarla, işkence, sürgün, malları üstüne, el koyma, ve başka terör Saddam, Berzanılar, Talabanilar soydaşlarımıza, çok ziyan vermişler.
    ve vermektedirler.

    ŞEHiT ALBAY ABDULLAH ABDURRAHMAN

    14 Temmuz 1959 tarihinde, çok önemli yeri olan, şehit Albay Abdullah Abdurrahman 1913 Yılında Kerkük’te dünyaya gelmişti, Bağdat Harbi okulundan mezun olarak, 1941 yılında ingilizlere, karşı milli harekette yer alarak, 1948 yılında General Mustafa Regaip, ve Ömer Aliyle birlikte, başarılı olarak Filistin’ini kurtarma harekatına katılarak, yanlarında savaşa katılmıştı, 1958 ihtilalinden sonra, Kerkük’te ikinci tümen komutan yardımcısı, olmuştu, içi dürüst, temiz Milliyetçi, mert, atılgan, yiğit, Türk sever yardıma koşan bir Türkçüydü, 1959 yılında Kerkük Katliamından Allah’ın yardımı ile mucizeyle, kurtularak, Türkmen Tazehurmatu bölgesi yoluyla, Bağdada general Abdul Kerim Kasım’a, gizli olarak, ulaştıktan sonra, Kerkük’teki katliamdan, durumdan haber vererek, kan kardeşlerini, Türkmen Milletini, büyük felaketten çabasıyla kurtarmıştır.
    Kerkük’te katliamı yapan Kürt, komünistlerse Abdul Kerim Kasım’a, Türkler Kerkük Kalesinde, ayaklanmışlardır,silaha sarılmışlardır Abdullah Abdurrahman başkanlığında, ve Silaha sarılmışlardır, Bu yalanı uydurmakla, Abdul Kerimin yanında olan şehidimiz, düşmanın sözünü yalanlamakla, Abdul Kerim Kasım bir bildiri yayınlayarak, katliam durdurulmuştu, ikinci ordu komutanı, ve Kürt Komünistlerle, birliklerine gelince, Kerkük Kalasına ateş açarak, toplar atarak, çok sayıda Türkleri şehit ve yaralamışlardır.

    büyük Türkçü şehit Albay 1964- 1973 ve 1974- 1976 yıllarında, Türkmen Kardeşlik ocağının başkanlığını, milli Türklük duygusuyla başararak, ocağa bağlı bir öğrenci yurdu, yoksun ve Arap Baas partisine katılmayan Türk öğrencileri için 35 kişiyi yerleştiren, bir öğrenci yurdu, doktor şehit Rıza Demirci açarak, Türkçe, Kardeşlik dergisini sürekli olarak yayınlamıştı.

    Abdullah Abdurrahman Irak Türklerinin durum, meselesiyle, yakından ilgilenerek, milleti için çalışmıştı, tüm Türk köy kasaba, şehirler, bölgelerini gezerek, ocağın milletin, ilkelerini, tarih, kültürünü, dilini yaymaya çalışmakla çaba sarf etmişti.

    kaç defa, Saddam rejimi, Türkmen kardeşlik ocağı için seçimler yaparak, kendi Arap Baas partisinden adamlarını seçime göndermekle, zorlayarak, ama millet tüm korku, işkence, tutuklamaya karşı, kendi albayı Abdullah Abdurrahman seçmişti, en son Irak terör hükümeti bir bildiriyle, kendi elemanlarını, Saddamcıları iş Başına atarak, 1976 yılında Saddam Baas rejimi, Türkleri yok etmek için, kıyıcı politikasına, dayanarak şehit Albayı Ocağın başından uzaklaştırmakla, 1979 yılında mart ayında arkadaşları, Milliyetçi,Ülkücü, Türkçü şehitlerimiz Necdet Koçak, Adil Şerif, ve şimdiye kadar yeri belli olmayan, bilim adamımız Rıza Demirci ile birlikte, tutuklanarak 67 yaşında 16 Ocak 1980 tarihinde, Türklük, Türkiye’den dolayı, türlü işkenceyle, gözlerini oymakla, idam olarak şehitler kervanına katılmıştır.

    14 Temmuz 1959 tarihinde Türk şehri Kerkük etrafını, türlü araçlarla, silahlarla, abluka eden düşman, öteki Türk şehir, ilçe, köy kasaba, bucaklarla, ilişkisini keserek, Türk milleti Kerkük Irak Türk’lerinin, çile işkence, yardımına ulaşmasın diye, buna rağmen yiğit atılgan Türk sever kardeşler, Tazehurmatu, Altunköprü, Telafer’den çok yerlerden kardeşler hazırlık görmekle, Kerkük sınırına dayanmışlardır.
    Dünyanın her yerinde belli ki, Türk milleti, her bir zaman, her bir alanda, ayrım yapmadan tüm düşmanlara karşı, korkmadan savaşacaklar, Silahı, Kalem, Kültür, Efendilik, Töre, şerefle, Bilgiyle, islam Diniyle, Kan, Can, Gönül, Duygu, ilke, Birliğiyle, duracaklar.
    adı geçen Türklük, Kerkük hak yolunda şehit olan kan kardeşlerimizi anarken

    Ulu Tanrıdan, bol, bol rahmet diler, yerleri Cennet olsun. Kalan yakınlarına, ve tüm Türk dünyasına, bağımsızlık, özgürlük, sağlık mutluluk diler, her bir çağda, şehitlerimizin yakmış, olduğu Meşale, çırağı elden ele, iç Türklük, Turancılık, umuduyla taşarak, milli davayı, el gönül fikir ülkücülük ilke, prensibiyle, yürütmeliyiz.

    Yıllar boyu, Irak Türklerinin vermiş olduğu, tarihi mücadelenin çok büyük yeri vardır, Kerkük Türklüğün önde gelen en büyük Türkçü, Milliyetçi kahramanları idam edilmekle, Türk Milletini çile, acı, matem kara bir günlere de boğarak, yaşatmıştır. milli Türklük davası, uğrunda Mücadele vermekle, şehit kan kardeşlerimizin, kanları ile, duygularıyla, tüm ümitlerimiz gerçekleşecektir.

    Kerkük, Türklük, toprak, bayrak, ilke yolunda, milli mücadeleyle, can, kan veren dava ülküdeşlerimiz, her an coşku, özverilikle, anılarak, büyük şehitlerimizi, kahraman liderlerimizi, yeni kuşaklara tanıtıp, anlatmalıyız ve davamıza, can gönülle bağlanmalıyız, hiç bir Zaman onları unutmadan, yollarında yürümeye devam edeceğiz..

    Tüm Türk Dünyası Şehitlerimizin Ruhlar Şad olsun ...
    Türk Kerkük Şehrinde, Komünist, Kürtler tarafından her türlü işkenceyle, Türklük, Turancılık uğrunda şehit edilen öteki kardeşlerimiz tümü Türk şehri Kerkük’te göz açtılar bu Türk toprakları için kan verdiler şehit oldular.

    TÜRKLÜK, TURANCILIK,UĞRUNDA ŞEHiT EDiLEN KAN KARDEŞLERiMiZiN ADLARI.

    1- Ata Hayrullah- albay
    2-ihsan Hayrullah- yarbay doktur
    3-Salahattin Avcı - iş adamı
    4-Mehmet Avcı .... Memur
    5-Nihat Fuat Muhtar. öğretmen
    6-Cihat Fuat Muhtar.. öğrenci
    7-Emel Fuat Muhtar .. öğrenci 12 yaşında
    8-Kasım Neftçi .. Arazi Sahibi
    9-Ali Neftçi .. Serbest Meslek
    10- Osman Hıdır .. Kahve Sahibi
    11-Cahit Fahrettin ..Öğrenci
    12- Zuhur izzet Casim Çaycı..Kahve Sahibi
    13-Şakır Zeynel .. Kahve Sahibi
    14-Gani Nakib ..Memur
    15- Kemal Abdul Samet ..Mühendis
    16-Fatih Yunus Ali..Teknisyen
    17-Cuma Kamber ..Teknisyen
    18-Enver Abbas ..Öğrenci
    19-Kazım Abbas Bektaş ..Öğrenci
    20- Hacı Necmettin Abdullah .Serbest Meslek
    21-Hasib Ali ..işçi
    22-Nurettin Aziz .. işçi
    23- ibrahim Ramazan ...Tamirci
    24-Abdul Halik ismail ...Öğrenci
    25- Abdullah Ali Bayatlı..Teknisyen
    26-Salahattin Kayacı..işçi
    27- Abbas Kadir ...Öğrenci
    28-Salahattin Köprülü ...Polis
    29-ibrahim Hemze ...Kasap
    Kemal’in Annesi olarak tanılan yaşlı bir ev hanımı
    30- Adil Abdülhamit .. Öğretmen
    31-Abdullah Ahmet...işçi
    32-Habib Ali ..
    33- Abdul Gani Seyit Mehmet..
    34- Sadık Kaleli...
    35-Halil Şakır ...Serbest iş
    36-Salah Terzi ..Serbest iş.
    9 ... sonsarkiyicalkemanci
  5. 5.
    baas partisi ve kürt peşmergelerin ortak düzenlediği katliamdır. yanı başında sessiz kalanlarda suçludur. musul-erbil-kerkük hala türk yurdudur.

    türkmen yiğitlerinin mekanları cennet olsun.
    3 ... kurtcebe noyan
  6. 6.
    bugün yıldönümü olan katliam.
    soysuz kürt eniklerinin abdnin tuttuğu tasmalarını serbest bırakması sonucu gerçekleşmiştir.
    kandaşlarımızın mekanı cennet olsun.

    ttk.

    --alıntı--
    54.Yılında: Kerkük Katliamı
    (14-17 Temmuz 1959)

    Türkmenlerin varlık mücadelesinde geniş yer alan, 14 Temmuz 1959 katliamı, eski kuşaklarda olduğu kadar, yeni nesillerde de tüyler ürperten etkisini sürdürmektedir. O günlerin akıllardan silinmeyen anıları, Türkmen Toplumuna karşı beslenen düşmanlık duyguları,1918’den beri, tarzı, sistemi değişse de, değişmeyen, Türk’e karşı soykırım, yani yok etme politikaları olmuştur.

    Türkmenleri yok etmeğe yönelik saldırılar,14 Temmuz 1959'da, kraliyetin devrilmesi ile daha derinleştirildi. Pek çok olay ve sinir harbinin neticesinde,14 Temmuz katliamı yaşatıldı. Ters giden atlara bağlanan insanların vahşi Roma geleneğinde “insan parçalatılarak eğlenme” adetleri bize uygulandı.Dünyada şu kadar kuruluş varken.Türkiye’nin doğru dürüst haber almadığı olayları, radyolarda,”…gelişen hadiselerde ingiliz askerlerine her hangi bir şey olmamıştır..”diye verilmişse,buna konacak bir ad bulmak gerçekten zordur.

    14 Temmuz 1959'da başlayan ve üç gün süren bu katliamı anlatan, 18 Temmuz 1959 tarihli, dönemin başbakanı Abdülkerim Kasım’a verilen notayı, halkımıza ve dünyaya sunmakta yarar görmekteyiz. O günlerin acı dolu olaylarını ayrıntısı ile yaşayan değerli iki hocamız, 19 Temmuz 1959 ‘da dönemin başbakanı Abdülkerim Kasım’a olayın gerçeklerini bütün çıplaklığı ile sergileyen bir nota vermişler. Tarihsel öneminden dolayı, bu belgeyi yeryüzündeki tüm Türklüğe, devlet adamları ve gençliğine bir ibret vesikası olarak sunmak istiyoruz.

    Nota:
    14 Temmuz Katliamı Üzerine

    Irak Hükümetine Verilen Muhtıra

    Şanlı 14 Temmuz Devrimi ile başlayan Ulu Irak Halkının sevinci giderek büyümektedir. Türkmenlerin özgürlük duyguları artarken, gasp edilen doğal haklarına kavuşmaya başladılar. Geçmişin kara günlerine dönüş olmadığına inançları artmaktadır. Irak‘ın üçüncü unsuru Türkmenlerin sesi duyuldu ve Türkmenler devrim kazançlarını korumaktadırlar.

    Cumhuriyet Bayramında uğradığımız ve masum insanların yaşamına mal olan katliamın başlıca nedeni, bazı gruplara katılmamamız, onların görüşlerini paylaşmamamızdır. Bu grupların, onların bölücü emellerine engel olduğu için Türkmen unsurunu yok etmeye yönelik eylem hastalığı içinde olduklarına dair kesin bilgiye sahibiz. Vatan haini 20’nci Kolordu Komutanı Davut El- Cenabi döneminde, Kerkük’te cereyan eden olaylar tahrikçiler ve bölücülerin emellerini gösteren açık kanıttır. Kerkük‘ün hüzünlü semasında görünen baskı ve dehşet eylemlerinin benzeri, geçmişin en karanlık günlerinde bile görülmemiştir.

    Bu eylemler sadece Türkmenlere yöneliktir. Adı geçen komutan, Türkmenlerden bini aşkın kişiyi tutuklayarak, 2’nci Kolordunun subay ve erlerinin işkence ve baskısına bıraktı. Bu işkence eylemleri, 2’nci Kolordu Komutanının bilgisi dâhilinde, Savcı, Hâkim ve Emniyet Müdür Yardımcısı yönlendirmesi ile yapıldı. Sorumlular bununla yetinmeyerek, silah ve mermi zaptı amacı ile Türkmenlerin evlerini geniş çaplı teftişe tabi tutmuşlar ve Türkmenleri hıyanetle suçlamaya çalışmışlardır. Ancak, Yüce Allah‘ın adaleti her şeyden üstündür ve iyi niyetler halk önünde devamlı bembeyaz görülür. Bir kaç ruhsatlı tabanca ve av tüfeğinden başka silah bulamayan sorumlular delirerek, gerçekleri saptırmaya kalkıştılar.

    Bağdat’taki üst makamlardan, bu kişilerin tutuklanması ve Kerkük‘ten uzaklaştırılması isteğinde bulundular. Ayrıca, onlarca sivil, asker, işçi ve memur (çoğunlukla öğretmen), tahrikçilerin denetimindeki halk örgütleri, dernekler ve birliklerin isteği üzerine Kerkük‘ten uzaklaştırıldılar. Bu baskı ve dehşet eylemleri sürerken, masum halktan gasp edilen ruhsatlı silahlar, sabotaj örgütleri ve halk direnişi adı ile tanınan örgütlere verildi. Türkmen zenginlerinden tehdit ve baskı ile haraç almaya devam edildi. Bütün bu eylemler, Irak‘ta Türkmen unsurunu yok etmeye yönelik soykırımın başlangıcıdır.

    Dileğimiz bu notaya gereken ilgi ve önemin verilmesidir

    Şakır Sabır ZABiT
    Tahsin Rafet
    Katliamın Ayrıntıları

    Türkmenler, şehrin her yerinde geçit törenleri düzenlediler. Kerkük‘ün her sokağına, her köşesine Irak Bayrağı ile süslenmiş taklar kurdular. Irak’taki Krallık sistemine son verip Cumhuriyeti ilan eden 14 Temmuz 1958 devrimin yıl dönümü münasebetiyle Kerküklü Türkmenler, çeşitli süs ve renkli yaygılarla bezemişlerdir.14 Temmuz 1959 doğuşunda başlayan tören ve gösteriler, akşam saat 19.00’a yaklaşırken 14 Temmuz gazinosu önünden geçildiğinde ilk ateş sesi duyuldu. Gazinosunu, Cumhuriyet coşkusuna katılmak amacıyla bir güzel süslemiş olan Osman, ilk kurban olmuştur. Tek suçuysa vatanını sevmek ve Türkmen oluşuydu.

    14 Temmuz akşamı saat 19.30’da Türkmenlerin düzenlediği büyük geçit töreni esnasında, tertip peşinde, araya karışan Ulusal Cepheciler, önceden hazırladıkları taş ve sopalarla halka saldırdılar. Paniğe kapılan halk evlere sığındı. Türkmenlerin sevincine tahammül edemeyen saldırganlar, halk birliğinin yaptığı tek tak hariç, Irak Bayrağı ile süslenmiş ne kadar tak veya benzeri süs varsa hepsini yakıp yıktılar. Türkmenlere ait, “14 Temmuz” ve “Bayat Çayhaneleri” ile “Âlemin Sineması”na saldırarak, sahiplerini öldürdüler, cesetlerini şehrin caddelerinde sürükledikten sonra ağaçlara astılar.

    Akşam saat 21.00 ‘da 2’nci Kolordu Komutanlığı bir bildiri yayınlayarak, şehirde sokağa çıkma yasağı ilan etmesi üzerine; sokaklar boşaldı. Ancak Ulusal Cephe ve Halk direnişinin silahlı mensupları caddelerde toplandılar. Halk Direnişi mensupları imam Kasım Polis Karakoluna saldırarak, karakoldaki silahları ele geçirdiler. Askeri asayiş‘ten bir grup yedek subay, emri ile silahsız halk direnişi mensuplarını silahla donattılar. Öte yandan gecenin geç saatlerinde aşırı süratle yürüyen bir araba şehit Ata Hayrullah’ın evi önünde durdu.

    Araba içinden inen caniler şehidimizin kapısını çaldılar. Kapı açılır açılmaz şehidimizi komutanlarına götüreceklerini açıkladılar. Daha sonra kapıya çıkan şehidimizin kuşkularını yatıştırmak için birileri geçenlerde onunla çalıştığını ona yaptığı iyiliklerini asla unutmadığını söyler. Şehidimiz Ata Hayrullah’ı taşıyan araba yürümeye başlar başlamaz caniler onu dövmeye başlarlar. Elebaşlarına yetiştiklerinde aldığı dayaklar sonucu, temiz kanı yaralarından şırıl şırıl akıyordu arabadan indirilen şehidimizi gören bazı tanıyanlar hemen Ambulansa bindirilmesini isterler.

    Fakat caniler onu arabadan çekerek arkasından bıçaklamışlar. Sonradan onu mermiyle vurduktan sonra başını arabanın kapısı arasında tutarak cesedini yürümeye başlayan arabadan sallaya sallaya sürüklemişler. Buna yetmeyerek kanlara boğulan cesedini son nefeslere kadar sokaklarda sürükledikten sonra onu sokakta bulunan bir ağaca bağlayıp etrafında dönerek bağırmışlar: “Alın Türkmen etinden kilosu” …

    Bu kişiler şehrin güvenliğini bozarak, Türkmenlere ait mağaza ve dükkânlara saldırıp, bütün malları yağmaladılar. Taşınmayan malları yaktılar. Yağmalama ve yakma eylemleri sabahın 3’üne kadar devam etti.

    Ertesi günün sabahı, eşkıyalar önceden belirlenen evlere saldırıp, ev sakinlerini dışarı çıkartarak öldürüp, caddelerde sürükledikten sonra ağaçlara astılar. Hunharca işlenen bu cinayetler 3 gün boyunca sürdü ve Bağdat‘tan gönderilen askeri birliklerin şehre hâkim olmasına kadar devam etti.

    Katliamın Birinci Günü

    Kutlama yürüyüşü 14 Temmuz 1959 günü akşam saat 18.00’de petrol Şirketi’ne giden yol üzerinde başlamıştı. 200 binden fazla insan sokakları doldurmuş ve çoğunlunu da Türkmenler oluşturuyordu. Ortalığı kana bulayacaklar ise, kutlama törenlerini boykot ederek şenliklere katılmamışlardı. Çünkü onlar bir başka hazırlık içinde idiler! Kanlı bir hazırlık!

    Nitekim aynı günün akşamı saat 19.30 sıralarında ilk silah sesleri duyuldu.

    ilk olarak Atlas Caddesi üzerinde kahve sahibi olan Osman Hıdır, çok feci bir şekilde şehit edildikten sonra, yetmemiş, ayaklarından iplerle bağlanarak sokaklarda sürüklenmeye başlandı. Aynı saatlerde Türkmenlerin bulunduğu ’’14 Temmuz ’’ve ’’Bayat’’kahvelerine de saldırı düzenlenmiş, bir yandan da kutlama Takları parçalıyorlardı…

    Sokağa Çıkma Yasağı

    2’nci Ordu komutanlığı mensuplarının da iştirak ettiği Türklere yönelik saldırıların ardından Kerkük’te sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Halk gerideki ölüsüne yaralısına bakamadan evlere girmeğe zorlandı. Bu dışarı çıkma yasağının yalnızca Türkler için ilan edildiği daha sonra anlaşılacaktı. Bu suretle istedikleri Türk’ü evinden alıp, tüfek dipçikleriyle vurarak 2’nci Ordu Karargâhı’na götüren eylemi planlayan resmi kişiler ve kullandıkları kişiler korkunç işkencelere başvuruyor, Türkleri diri diri elektrik direklerin asıyorlardı.

    ikinci Ve Üçüncü Gün

    Katliamın ertesi günü ve devamında, 4’üncü Askeri Birliklere bağlı katiller, tüm şımarıklıklarını, acımasızlıklarını sergileyerek vahşetin boyutlarını büyütüyor, daha sistemli bir şekilde, sürülere dalan çakallar örneği Türkmenlere ait “Atlas” ve “Alemin” sinemaları ile kale içindeki bazı Türkmen evlerini top ateşine tutuyor, Alemin sineması sahipleri Muhammet Avcı ve Salahattin Avcı kardeşleri evlerinden alarak hunharca katlediyor.. Kimleri yok edeceklerini önceden belirtmediği için, özellikle aydınlar sırayla evlerinden alınıyor, sokak sokak sürükledikten sonra dipçiklerle döve döve öldürülüyorlardı. Vahşetin bu kadarına dünya az şahit olmuştur: Türkleri diri diri toprağa gömüyorlardı.

    ikinci üçüncü günler Türkmenlerin kayıpları daha çoğalmış; Kasım Neftçi, Cihat Fahrettin ile Emel ve Nihat kardeşler olmak üzere masum 32 soydaşımız katliam kurbanları arasında yer alarak şahadet şerbetini içmişlerdir. .

    Kerkük şehir merkezindeki katliamı öğrenen, yakın köy ve kasabalarda yaşayan soydaşlarımız silahlarına sarılarak, kardeşlerinin yardımına koşmaya başlamışlarsa da Kerkük’e akın eden bu insanları- asker, her türlü silah ve “insan kasabını” elinde tutan güçler tarafından etkisiz hale getirilmişlerdir. Tuzhurmatu kuşatılmış, tüm çevre yollar tutulmuştur.

    Durumun Kontrolü Altına Alma Tedbirleri

    Olaylar devam ederken Irak ordusunda üstün hizmetlerde bulunan ve aynı zamanda Arap alfabesiyle Irak Türkmenlerinin tarih, kültür ve folkloruna ait araştırmalarıyla bilinen Şakir Sabır Zabit ve arkadaşı Tahsin Rafet'in imzasını taşıyan asayişin sağlanmasına yönelik bir mektup verilmişlerdir. Elbette iyimser ve iyi niyet sahibi olma saflığının kimseye bir yararı olmayacaktır. Verilen “muhtırada” dile getirilen husus ve çareler şu şekilde belirtilmiştir:

    Bu üzücü olay, halkta büyük bir tepki yaratmış Türkmen vatandaşları göçe zorlanmakta aşağıda belirtilen önlemler alınmadığı takdirde gönüllerde güven ve emniyetini tesisi zor olur. Mağdur Türkmenlerin haklarını iade etmek için bu acil olarak önlemlerin alınması zaruridir.

    Sadık bir ordu subayının ikinci ordu komutanlığına, kararlı bir idarecinin de valiliğe atanması. Sadık ve tarafsız üyelerden kurulu bir tahkik komisyonunun kurulması, bu komisyona Türkmenlerin aday gösterecekleri birinin de alınması.

    Bu katliama sebebiyet verenlerin en ağır cezalara diğer canilere de ibret olsun çarptırılmaları, Kerkük’te mülki idare, ordu ve polisin, hükümet politikasına karşı olanlardan arındırılması. Davut El-Cenabi'nin uzaklaştırdığı bütün vatandaşlar, memurlar ve eğitim mensuplarının görevlerine iade edilmesi. Kerkük’te halkın direniş gücü ve diğer örgütlerin feshedilmesi, zararların tazminatı konusunda Davut El-Cenabi zamanında ikinci ordu komutanlığınca kesilen telefonların sahiplerine iadesi.

    Kerkük vilayetinin Kürdistan maarif müdürlüğüne bağlanmaması, Bölücülerin iddia ettiği gibi bu vilayet hiçbir zaman Kuzey’in bir parçası olmamıştır. Kürtlerden bazı ayrılıkçı gruplar, geçici ana yasada Arap ve Kürtlerin bu vatanda ortak olduklarını içeren metin, Türkmenlerin bu haktan mahrum edildiğine dair yorumlar getirmişlerdir. Ancak bu ana yasanın tatbikatı, Türkmen vatandaşların emellerine uygun görülmemiştir. Ancak bu metnin, özel mahiyette değil de genel olarak bütün Iraklıları kapsayacak şekilde değiştirilmesi uygun olacaktır.

    Kerkük Katliamı Şehitlerinin Bazıları:

    1. Ata Hayrullah (Albay)
    2. ihsan Hayrullah (Yarbay Tabip)
    3. Selahattin Avcı (iş Adamı)
    4. Mehmet Avcı (Memur)
    5. Nihat Muhtar (Öğretmen)
    6. Cihat Muhtar (Öğrenci)
    7. Emel Muhtar ( Öğrenci)
    8. Kasım Neftçi (Çiftlik Sahibi)
    9. Ali Neftçi (Serbest)
    10. Osman Hıdır (Kahve Sahibi)
    11. Cihat Fahrettin (Öğrenci)
    12. Zübeyir izzet (Kahve Sahibi)
    13. Şakir Zeynel (Kahve Sahibi)
    14. Gani Nakip (Memur)
    15. Kemal Abdüssamat (Mühendis)
    16. Fatih Yunus (Teknisyen)
    17. Cuma Kanber (Teknisyen)
    18. Enver Abbas (Öğrenci)
    19. Kazım Bektaş (Öğrenci)
    20. Hacı Necim (Serbest)
    21. Hasip Ali işçi)
    22. Nurettin Aziz (işçi)
    23. ibrahim Ramazan ( Tamirci)
    24. Adil Abdülmecit (işçi)
    25. Abdulhalik ismail (Öğrenci)
    26. Abdullah Beyatlı (Teknisyen)
    27. Selahattin Kayacı (işçi)
    28. Abbas Kadir (Öğrenci)
    29. ibrahim Hamza (Kasap)
    30. Halil ... (Serbest)
    31. Salah Köprülü (Polis)
    32. Kemal’in Annesi (Ev Hanımı)

    Kaynakca: Dr. Şemsettin Küzeci, “Kerkük Soykırımları- Kerkük Katliamı bölümü, Ankara Teknod Yayınevi 2004

    --alıntı--
    3 -1 ... conta behcet
  7. 7.
    Kahrolası bazı peşmerge kuvvetleri tarafından türkmen halka yapilan katliamdir, benzerleri hala yine peşmergeler tarafindan bomba yüklü araçlar ile devam etmektedir.
    1 ... sonbirdefa
  8. 8.
    peşmerge katliamıdır.

    peşmerge bugün türkmen katletmeye devam ediyor, hükümetimiz peşmergeyle iş birliği yapıyor.
    1 ... baytarafli
  9. 9.
    hüzünle andığımız katliam, soykırım.
    1 ... darkness nights
  10. 10.
    14 temmuz 1959, türkmen katliamı yapıldı

    15 temmuz 2014, barzani şeref konuğu olarak türkiye'ye gelecek.
    1 ... aquila non capit muscas