1. 1.
    alttaki açıklama neden esrar içmemeliyim sorusunu da yanıtlıyor:
    "SORU: Çağrışım gevşekliği (loosening of associations) nedir? YANIT: Düşüncelerin sürekliliğinin bozulması, düşünceler arasındaki mantıksal ilişkinin kopmasıdır. Çağrışımlar sürekliliğini kaybeder, düşünce mantıksız ya da garip olabilir. Çağrışım gevşekliği şizofrenik bozukluklara özgü gibi düşünülse de, manide de görülür.

    SORU: Teğet geçme (tangentiality) nedir? YANIT: Sorulara doğrudan değil de, dolaylı olarak ilgili yanıtlar vermedir.

    SORU: Tutarsızlık (incoherence) nedir? YANIT: Hastanın sorulara yanıt verirken anlatımının karışık olması ve tutarlı bir sonuca ulaşamamasıdır.

    SORU: Ayrıntıcılık nedir? YANIT: Hastanın konuşmasının gereksiz ayrıntılarla dolu olması, amaca ulaşmada gecikmesidir.

    SORU: Sözcük uydurma (neologism) nedir? YANIT: Hastanın yeni bir kavramı anlatmak istediğinde yeni anlatımlar, sözcük-ler ortaya koyması, uydurmasıdır. Bu yeni sözcükler dil kurallarına uymaz.

    SORU: Konuşma yankılanması (echolalia) nedir? YANIT: Hastanın konuşmalarında hekimin kullandığı sözcüklerin ya da cümle-lerin çoğunu, kimi zaman yinelemesi, aynısını kullanmasıdır.

    SORU: Sözcük salatası (word salad) nedir? YANIT: Hastanın kullandığı cümlelerdeki sözcüklerin çoğunun diziliş ve anlam yönünden birbiriyle ilişkili olmamasıdır.

    SORU: Verbijerasyon (verbigeration) nedir? YANIT: Bazı sözcük ve anlatımların amaçsızca, uzun süre yinelenmesidir. Bu durum uzun süredir hastanede yatmakta olan kronik ve regresif hastalarda görülür; toplum içindeki hastalarda görülmez.

    SORU: Konuşmama (mutism) nedir? YANIT: Bilinçli ya da bilinçdışı nedenlerle konuşmayı reddetmedir.

    SORU: Somut düşünme (concrete thinking) nedir? YANIT: Düşüncelerin soyut kavramlar olmaktan çıkarak somut yaşantıları, nesneleri gösteren bir biçim almasıdır.

    SORU: Büyüsel düşünme (magical thinking) nedir? YANIT: Düşüncenin bilinçdışı içeriklerin özelliklerini taşımasıdır.

    SORU: Regresif düşünme nedir? YANIT: Bu kavram düşünmenin çocuksulaşması olarak görülebilir. Düşüncenin mantıksal bağları, hastanın iç dünyasının gereksinmelerinden, dürtülerinden ve çağrışımlarından köken alır.

    SORU: Dereistik/otistik düşünme nedir? YANIT: Gerçek dışı, içsel duruma uygun, dış dünyadan kopuk, kendine özgü düşünme biçimidir.

    SORU: Düşünme süreciyle ilgili belirtiler nelerdir? YANIT: Bu bozukluklar düşüncelerin ve dilin formüle edilmesiyle ilgilidir. Hasta-nın söylediklerinden, yazdıklarından, davranışlarının gözlenmesinden bu grup-taki bozukluklar dolaylı olarak anlaşılabilir. Fikir uçuşması, klang çağrışım, basınçlı konuşma, blok, düşüncenin azalması, soyutlama yetilerindeki bozukluk, perseverasyon gibi bozukluklar bu grupta ele alınır.

    SORU: Fikir uçuşması (flight of ideas) nedir? YANIT: Çağrışım hızlanmasına bağlı olarak düşüncelerin yoğun biçimde zihne gelmesiyle ortaya çıkan konudan konuya atlamadır. Düşünceler hızla birbirini izler, fakat dikkat edildiğinde bu düşüncelerin aralarında ilişki olduğu anlaşılır.

    SORU: Klang çağrışım (clang association) nedir? YANIT: Sözcüklerin, anlatımların anlamlarından ve dil kurallarından çok, ses uyumuna ve uyağa göre ortaya konmasıdır.

    SORU: Basınçlı konuşma nedir? YANIT: Konuşma miktarında kendiliğinden artıştır. Hasta hızlı ve çok konuşur, konuşmayı kesme yetersizliği vardır. Yeni konulara geçmek için sabırsızlık gösterir ve cümlelerini tam olarak bitiremeyebilir.

    SORU: Blok (block) nedir? YANIT: Konuşma akışının görünür bir neden olmadan, bilinçdışı nedenlerle ani-den kesilmesidir. Hasta aniden durur, konuşmasını kaldığı yerden sürdüremez.

    SORU: Düşüncenin azalması ne demektir? YANIT: Bu kavram düşünce sürecinin yavaşlamasını, durmasını, bloğu, anlatı-mın azalmasını ya da yoksullaşmasını gösteren genel bir kavramdır.

    SORU: Perseverasyon (perseveration) nedir? YANIT: Bir sözcüğün, bir düşüncenin ya da bir konunun kalıplaşmış biçimde ve ısrarla yinelenmesidir.

    SORU: Düşünce içeriğiyle ilgili belirtiler nelerdir? YANIT: Düşünce içeriğiyle ilgili belirtiler hastanın düşüncelerini, inanışlarını, uyaranları nasıl açıkladığını gösterir. Bu alandaki en açık/tipik örnek sanrılardır.

    SORU: Sanrılar dışında düşünce içeriğiyle ilgili belirtiler nelerdir? YANIT: Şizofreni hastalarının düşünce içeriğinde gizli, sembolik, felsefi, meta-fizik, mistik, hipokondriyak düşünceler; obsesyonlar olabilir. Benlik sınırları kaybolabilir.

    SORU: Benlik sınırlarının (ego boundary) kaybı ne demektir? YANIT: Bu terim, hastanın bedeninin, zihninin ve etkisinin bittiğini; diğer nesnelerin başladığı yerin belirlenememesini gösterir. Kimi zaman hastanın bir başka nesneyle ya da evrenle birleştiğini, ya da dağıldığını da gösterebilir.

    SORU: Sanrı (delusion, délire, hezeyan) nedir? YANIT: Sanrı, bireyin yaşadığı çağla ve kültürüyle uyumlu olmayan, mantıksal düşüncelerle değiştirilemeyen, inatçı boş inançlardır. içeriği gerçeklerle uyumlu değildir, anlaşılmaz ve gariptir. Sanrıların kaynağı kişisel yaşantılar ve algılar olmakla birlikte, içeriği hastanın kültürüyle ilgilidir. "
    https://www.e-psikiyatri....usunce-bozukluklari-27478
    2 -3 ... ozgur demirtas in robotu
  2. 2.
    Çek bir fırt dön kardeşim, Allah allah hepimiz para verdik.
    1 -1 ... n dakota
  3. 3.
    doktorun sanrı tanımı inanılmaz etkileyici:
    "sanrı, bireyin yaşadığı çağla ve kültürüyle uyumlu olmayan, mantıksal düşüncelerle değiştirilemeyen, inatçı boş inançlardır. içeriği gerçeklerle uyumlu değildir, anlaşılmaz ve gariptir. sanrıların kaynağı kişisel yaşantılar ve algılar olmakla birlikte, içeriği hastanın kültürüyle ilgilidir. "

    "mutizm, bilinçli ya da bilinçdışı nedenlerle konuşmayı reddetmedir. "

    "dereistik/otistik düşünme, gerçek dışı, içsel duruma uygun, dış dünyadan kopuk, kendine özgü düşünme biçimidir. "

    "basınçlı konuşma, konuşma miktarında kendiliğinden artıştır. hasta hızlı ve çok konuşur, konuşmayı kesme yetersizliği vardır. yeni konulara geçmek için sabırsızlık gösterir ve cümlelerini tam olarak bitiremeyebilir. "

    "fikir uçuşması, çağrışım hızlanmasına bağlı olarak düşüncelerin yoğun biçimde zihne gelmesiyle ortaya çıkan konudan konuya atlamadır. düşünceler hızla birbirini izler, fakat dikkat edildiğinde bu düşüncelerin aralarında ilişki olduğu anlaşılır. "

    "ayrıntıcılık, hastanın konuşmasının gereksiz ayrıntılarla dolu olması, amaca ulaşmada gecikmesidir. "

    "perseverasyon (perseveration), bir sözcüğün, bir düşüncenin ya da bir konunun kalıplaşmış biçimde ve ısrarla yinelenmesidir. "

    bu tanımlara uygun, irtibatı kestiğim birçok insan tanıyorum. ve hepsi de normal olduğunu düşünüyor.
    2 -1 ... ozgur demirtas in robotu
  4. 4.
    küçük ve mantıklı bir tespit yapıyorum, sizi iyi hissettiren hayatınızdaki insanın saçma sapan kıskançlık tripleri/tavırları, şizofreni belirtisi değil de nedir?
    ... karamel abla
  5. 5.
    Pofçuk. Gece gece şizofren çıktım. Umarım sopa yutmuş şekilde sokakta dolaşıp insanlara bıçak çekmeden hemen önce tedaviye yetişebilirim.

    Doktorun tanımına göre otizmliler hep şizofren arkadaşlar. Millet bağırsak ve otizm arasında ilişkiyi araştırırken değerli doktor konuyu tamamen çözmüş.

    Sosyal ilişkiler zor geldiği için aralarında konuşmayı azaltanlar var. Yapıştır şizofren etiketini..

    Otistik düşünme denmiş zaten. Misler gibi onlar kendi kurallarına göre yaşar kısmı bu hale getirilmiş. Kısmet.

    Basınçlı konuşma kısmı asperger sendromluların ilgi alanlarından bahsederken düştüğü duruma benziyor.

    Yine beynini daha farklı kullanan aspişkolarda böyle bir düşünme şekli var. Ben okudum, hepsi bundan bahsediyor. Hızla düşünme, düşüncelere yetişememe, olaylar arasında hızlı ve kesin bağlantılar kurmak. Demek bunlar beyinlerinin çalışma şeklinden kaynaklı değilmiş.

    Ayrıntıcılık kısmı zaten bugün Da Vinci ya da Newton gibi dahileri şizofren yapıyor.

    Rutin konusunda yaşadıkları durum yine şizofrenik bozukluk ile alakalıymış. Bir düşüncenin, bir konunun ya da her neyse peşlerinden gitme sebepleri rutin isteği değil. Öyle olsa bile rutin eşittir şizofreni.

    Bu arada sorulara her zaman doğru yanıt veremezler. O da teşhisi kolaylaştırıyor.

    Yani arthur conan doyle 1900 yılına henüz gelmeden önce sherlock ile nefis bir otizmli karakter yaratırken, bizim türk doktor 2019 yılında asperger sendromu ile nerdeyse benzeyen bir şizofreni tanımı yapıyor. Bu da şu güzelliği ortaya çıkarıyor. Bana benzemiyorsa, farklıysa ve düşünce sistemimiz değişikse o zaman herkes şizofrendir kolaycılığı. Harikaymış. Devam..
    1 -1 ... parmak maymun civcivi