1. 1.
    19. Yüzyılda yaşamış halk ozanıdır. Sivas Şarkışlalı'dır. "Yöresinde "Çolak Hacı" diye anılırmış. Bu ad kendisine kolu dirseğinden kesik olduğu için verilmiş. Rivayete göre Şarkışla Kadısının kızına tutulmuş, Onu Adana'ya kaçırmış dönüşte cezaevine yakalanıp konulmuş. Sonra Beyaz adlı bir kıza aşık olmuş. Birkaç kez evlenmiş en azından on çocuğu olduğu söylenmektedir. Yaşamı yoksulluk içinde geçmiştir. Bu yoksulluk acısını şiirlerine yansıtmıştır."

    En dokunaklı şiiri, isyanın bam teline vuran, sözünü hiç sakınmadığı şiiri şöyledir :

    Nesini söyleyim canım efendim
    Gayri düzen tutmaz telimiz bizim
    Arzuhal eylesem deftere sığmaz
    Omuzdan kesilmiş kolumuz bizim

    Sefil ireçberin yüzü soğuktur
    Yıl perhizi tutmuş içi koğuktur
    ineği davarı iki tavuktur
    Bundan gayrı yoktur malımız bizim

    Reçberin sanatı bir arpa tahıl
    Havasın bulmazsa bitmiyor pahıl
    Tecelli olmazsa neylesin akıl
    Dördü bir okkalık dolumuz bizim

    Benim bu gidişe aklım ermiyor
    Fukara halini kimse sormuyor
    Padişah sikkesi selam vermiyor
    Kefensiz kalacak ölümüz bizim

    Evlat da babanın sözün tutmuyor
    Açım diye çift sürmeye gitmiyor
    Uşaklar çoğaldı ekmek yetmiyor
    Başımıza bela dölümüz bizim

    Zenginin sözüne beli diyorlar
    Fukara söylese deli diyorlar
    Zemane şeyhine veli diyorlar
    Gittikçe çoğalır delimiz bizim

    Sekiz ay kışımız dört ay yazımız
    Çalığından telef oldu bazımız
    Kasım demeden buz tutuyor özümüz
    Mayısta çözülür gönlümüz bizim

    Tahsildar da çıkmış köyleri gezer
    Elinde kamçısı fakiri ezer
    Yorganı döşeği mezatta satar
    Hasırdan serilir çulumuz bizim

    Zenginin yediği baklava börek
    Kahvaltıya ister keteli çörek
    Fukaraya sordum size ne gerek
    Düğülcek çorbası balımız bizim

    Serdari halimiz böyle n'olacak
    Kısa çöp uzundan hakkın alacak
    Mamurlar yakılıp viran olacak
    Akıbet dağılır ilimiz bizim

    Şarkışlalı Serdari
    -1 ... yokusaakansu