1. 1.
    Bir Gece ve Aklın Sancısı
    1
    attığı her adımda ayakkabısının çok geç keşfettiği yırtık yerinden içeri soğuk, rahatsız edici bir his tüm vücuduna yayılıyor, günlerdir anlamlandıramadığı bulantıların somut huzursuzluğunu yaşatıyordu. yorgun işçilerin uzun zaman önce özensiz koyduğu kaldırım taşlarının intiharın mümkün olup olmadığını sorgulatmasındaki rastgelişti canını sıkan. aklındaki soruların tekleştiği nokta açıktı: bırakmak ya da tutunmak. düşüncelerini susturmak için kulaklığını taktı ve rastgele bir parçayı dinlemeye başladı
    1 ... dehumanized
  2. 2.
    2
    ?yağmur damlaları mı alev alıyordu yoksa sigarası mı ıslanıyordu? aldırmadan derinden çektiği sigarasını gökyüzüne yolladı. duman, ıslak havayla tekrar yere yaklaşıyor, üzerine sürünüp ardından kayboluyordu kalabalık içinde. Susmak mı? Nereye kadar? dinmez bir çığlık kaç kez tıkanır insanın boğazında? müziğin hafif tınılarıyla şiirselleştiğini, hareketlerinin mısralara döküldüğünü seziyordu. ağlamamaktan kurumuş yüzüne düşen yağmur damlaları yeni yeşermiş yeryüzü kadar canlı ancak sert kışın yılgınlığındaydı. Herşey umursamaz bir iklimin savurduğu önemsiz bir kuru dal gibi savuruyordu onu. Tüm acısının özünde kötü rastlantılardan meydana gelmesiydi düşüncelerini derin kuyuda hapseden. Anlamadan adımlarının önce yavaşladığını sonra da tersi yönde hareket ettiğini fark etmişti. nereye gidiyordu
    1 ... dehumanized
  3. 3.
    3
    tüm sokakları tekrar yaşıyordu. kısa bir zaman önce yanından geçtiği esnaf aynı kayıtsız duruşunu bozmadan izliyordu onu. oradan ikinci kez geçiyor olmasını fark etmemişti bile. o adam gibi olmak istedi. tüm hayatın bilinçsizce akıp gitmesini ve duyarsızca bir köşeden izlemeyi istedi. ancak aklına hücum eden düşüncelerin bir binanın yedinci katından kendini aşağıya bırakması ve asfalt tarafından emilen bir kısım kanın bir türlü geçmemesi onu insanların arasında olmaya zorluyordu. pek çok ölüm görmek en yakın dostunun ölümünü hiç de kolaylaştırmamıştı. ruhunda hala kalp atışını seziyordu. emin olmak ister gibiydi bu gerisin geri adımlar. sakin görünüyordu ancak kendini buna inandırmakta oldukça beceriksizdi
    2 ... dehumanized
  4. 4.
    4
    üzerinden geçmiş binlerce insana karşın belli belirsiz varlığını sürdüren kan lekelerine baktı yerdeki. Birkaç gün önce bir adam yapışmıştı burada yere. gece vakti öylesine zayıf bir sesti ki ancak sabah işine gitmek üzere apartman kapısını aralayan sevgilisi bulabilmişti. gece boyunca yanında olmayan kişiyi birden sokakta görmek şaşırtmıştı. Uzun süre sessizce öyle bekledi. diğer bir kaç insan da rastladılar ölüme. kıyısından dolanıp yollarına devam ettiler. Kadın bir sigara yaktı ve ambulans çağırdı. Olayı haber alan polis ekipleri de sokağın köşesinden belirdi ambulanstan kısa bir süre sonra. Arabadan indiğinde bir gün önce sarhoş halde veda ettiği dostunu yerde öyle görmüştü işte. Soğuk, sahipsiz ve sessiz
    1 ... dehumanized